30 Eki 2014

SULARIN GÖTÜRDÜĞÜ...


Suların Götürdüğü...

70 yılda yaklaşık 3000 can gitmiş,
İstatistikler kayıt tutmuyor artık,
Adlar yazılıyor, yazılıyor, sonra siliniyor.
Madenler ölüm kustu yıllarca;
Bazen yoğun bir gaz soluksuz bıraktı,
Bazen yeraltı bir yangın yeri, alevler içinde,
Bazen sularda can verdiler, can veren su can aldı bu kez.
Yerin 400 m. altındaydı cehennem...
Yemek molasında yemek yemeye zaman yoktu,
Çay molasında çay içmek yasaktı. 
Ölümüne çalıştılar bile bile,
Soluksuz, molasız, ama sigortalı.
Oysa ölüm bir adım ötede, çaresizlik diz boyu,
Yoksulluk yerin üstünde canlar alırken,
Sular önüne geleni yutuyordu yerin 400 m. altında.
Yeni öyküler yazıldı gözyaşlarıyla;
Kiminin karısı, iki çocuğu kaldı geride,
"Yüklüyüm" diyordu kadın,
Umudun bittiği yerde umutla kocasını beklerken.
Maden işçileri önlem alınmasını istiyordu yıllardır,
Madenler bile kan ağlıyordu kurbanlarına.
Suların götürdüğü sadece cansız bedenler değildi;
Gözyaşlarıyla sürüklenen  hayaller, beklentiler, umutlar,
Bir kez daha kaydı hayatlar kömür tozuna bulanmış bedenlerle.

Makbule Abalı


9 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Asıl acıyı içlerinde, yüreklerinde, yuvalarında yaşayanların feryatlarını yeterince duymuyoruz. Yıllardır yetkililer, ilgililer o feryatlara yeterince kulak verselerdi bugün o kadar üzülmezdik.

      Sil
  2. Cehennem zebanileri ceplerini daha fazla doldurmak uğruna, bir kap yemeği çok gördükleri bu sistemin çilekeş emektarları bunun hesabını bir gün sorar umarım.

    (Yeni kitabınızı ve amaçladığı hedefi de içtenlikle kutlarım.)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumları bu kez geç yanıtlıyorum, özür dilerim. Sağlık sorunlarım nedeniyle Ankara'daydım.
      Daha insanca, daha hakça, daha güzel bir dünya özlüyoruz.
      Kitabımla ilgili dilek ve düşüncenize de çok teşekkür ederim. Selamlar.

      Sil
  3. Haber izleyemez oldum artık. Gerçekleri bilmzden gelmek için değil, bu kadar gevşeklik sonunda gelen acıya karşı çığlık çığlığa bağırarak karşılık vermemek için. ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen ben de haber izlerken "bir güzel haber" beklentisine girerim. Her şey olumsuz gidince nasıl da mutsuz olurum. Oysa bazen bir karanlığın içinde küçücük bir ışık nasıl da aydınlatır yüreğimizi.
      Haklısınız, çığlık çığlığa bağırmak değil de yapabilirsek, "öfke kontrolü" yapmaya çalışmak en güzeli.
      Sinirlenince de bedenimiz acısını çekiyor. Sevgiyle.

      Sil
    2. Bence bırakın kontrolü falan, düpedüz öfkelenin, hemde hayatı çekilmez kılan kim varsa korkup saklanacak kadar :)

      Sil
  4. dünkü yazımda size ödül verdim amaaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir grup içinde seçilerek "ödül" almak elbette güzel bir şey. Ama ölçü nedir, neye göre hak edilmiş bir ödüldür, bunları hiç bilmiyorum. Gene de, "blogcan ödülü" adı bile kulağa sıcak geliyor.
      Blogda yazmaya başladıktan sonra 1,5 yıl kadar ara verdim. İzlediğim blog sayısı çok fazla değil, çok yorum yapmıyorum, facebook'ta kayıtlı değilim.
      Ama bütün bunlara karşın yazmak beni çok mutlu ediyor.
      Blog dünyasında ikinci ödülü de sizden aldım. Görüşünüze, değerlendirmenize çok teşekkür ederim.
      Selamlar.

      Sil