22 Oca 2017

DEĞİŞKEN DUYGULARIMIZ...



İnsanız, duygularımız var, karmakarışık; Mutluluk, aşk, coşku, acı, nefret, korku, şüphe, şaşkınlık, utanç, stres, duyarsızlık, merhamet, sabır, şefkat, kıskançlık... Bazen kişiliğimizin ta derinliklerinde, pek dışa vurulmayan, bazen bizi olağan dışı davranışlara iten, heyecanlandıran...

Duygularımız; bizim insan yanımız. Bizi biz yapan, bizi bütünleştiren, kendimizi ifade etmeye yardımcı olan dürtülerimiz... Olaylara, kişilere, yaşadıklarımıza göre farklı duygular yaşıyoruz, farklı tepkiler gösteriyoruz. Duygularımızın ifade ediliş tarzı da bizi başkalaştırıyor. Başkalarından farklı kılıyor.

Sevgisini platonik aşk düzeyinde yaşayan da var, sevdiğini çok kıskandığını söyleyip uğruna cinayet işleyen de... Son yıllarda kanlı aşk cinayetlerinin sayısında inanılmaz artış var. Ülke sevgisini yararlı işler yaparak,  şiirlerle dile getiren de var, bir sözle kıyasıya kavgaya tutuşup vatansever olduğunu iddia eden de. 

Bir insana güven duyarken neleri ölçü alırsınız? Ya güvensizliğinizi neler etkiler? İnsan düşününce şaşırıyor; Ne oldu, neler yaşadık da toplum olarak bu denli birbirimize güvenemez hale geldik? Yalan, aldatma, acımasızlık, şiddet giderek arttıkça insanların karşı çıkma duyguları da kabarıyor.

Duygularımızı gizleyebiliyor muyuz? Yoksa beden dilimiz de bizi ele veriyor mu? Bazı duygularımız yılların ardından erozyona uğradı. Eskiden böylesine öfkeli insanlar mıydık? Öfkelenen insanda beden de büyük değişime uğruyor: Yüz mimikleri gerilir, gözler yuvalarından fırlayacakmış gibi olur, yumruklar sıkılır, ses kısılır, yüz kızarır. Son yıllarda öfkenin de şiddeti değişti. Öfke, hırs tavan yaptı adeta. "Yan baktın, ters baktın, yerime oturdun, önüme geçtin " gibi deyişlerle her davranış tepki sebebi olabiliyor.


Duygularımız değişken, iniş çıkışlı.  Yaşa göre, duruma göre, yaşadıklarımıza göre duygularımızın yoğunluğu da değişiyor. Örneğin küçük bir çocukta en yoğun duygular sevgi ve güven. Anne veya babasının elini sımsıkı tutar, kendini güvende hisseder. Kucaklanır, yanağına bir öpücük kondurulur, sevgiyle gülümser, rahattır, güvendedir. Sevgi, güven hayat boyu ihtiyaç duyulan temel duygular...

Ergenlikte kendini gösterme, gösteriş duygusu ağır basar. Orta yaşlarda dost arar insan, sevgi arar, vefa arar. Sevgi, vefa, güven daha  sonraki yaşlarda iyice ihtiyaç haline dönüşür. Son yıllarda çeşitli nedenlerle kimi insan adeta duyarsızlaştı, olaylar karşısında tepkisiz kalıyor. Acı, nefret, şüphe, acımasızlık  gibi duygular arasında çatışmalar yaşıyor.  Kimisi de aşırı duyarlı hale geliyor, kuşku, korku, kaygı, stres içinde bocalıyor.

İnsanlar birbirlerini anlayıp, duygularını okumayı başarabilselerdi; sağlıklı kişi, sağlıklı toplum özlemimiz belki de daha kolay gerçekleşirdi. 




Desen boyama: Muzaffer Emin Yalçın.

46 yorum:

  1. Ben tamamen iletişim sorununa bağlıyorum. Genel olarak toplumumuzda iletişim problemi var. Birbirimizi anlamakta güçlük çekiyoruz ve her yapılan etlemin altında kötülük, art niyet arar olduk. Bunlarda duygu durumumuzu etkiliyor. Ülkede ki yaşam koşulları da büyük etken. Sters artıyor her geçen gün ve öfke patlamalarına neden oluyor. Kaleminize sağlık. Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kuşkular öne çıkınca, birkaç deneyim kötü sonuç verince insanlar güven kaybına uğradılar sanırım. Stres her yerde karşımıza çıkıyor. İnsanlar daha sinirli, daha tedirgin.
      Teşekkürler. Sevgiler...

      Sil
  2. Paranayoklaştık sanırım, üzerine stres,huzursuzluk ve yorgunluk, kimse kimseyi anlamak istemiyor,herkes kendisini başkaları anlasın diyor ne yazık ki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Toplum giderek başkalaşıma uğradı. İnsanlar biraz da bencilleşti, kendinden başkasını yok sayıyor.
      Düzeleceğimizi umut edelim.
      Sevgiler.

      Sil
  3. Bence de iletişim kopuklugunda var sıkıntı öğretmenim. Bir de eğitimsizlikte galiba ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı düşüncedeyim. Ancak yıllar öncesi biz böyle değildik. Eğitimdeki eksiklerimiz de kusurlu davranışları yaratıyor, kendimizi yenilemiyoruz.
      Sevgiler.

      Sil
  4. Ne anlayabiliyoruz ne anlatabiliyoruz. Tanımlarda aynilik yok. Bir sevgiyi saygıyı kendince tanımlarken bir diğeri yine kendince ve apayrı tanımlıyor. Giderek kaba kuvvete yönelip kadına karşı hele olmadık şeyler yapılıyor. Bazı şeyler raydan çıktı. Zıvanadan mı çıktı derdik bir de. İşte öyle. Duygular da yozlaştı akıllar da karıştı....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hele son günlerde bu uç örnekleri ne sık yaşadık, yaşıyoruz. Eskiler öyle derlerdi gerçekten. Belki artık daha da keskin deyişler kullanılacak. Her şey karmakarışık. Kim, ne zaman, nasıl düzene koyacak?
      Sevgiler...

      Sil
  5. Merhaba Makbule Hanım. Dediğiniz gibi bizi biz yapan duygularımızdır. O duygular her zaman vardı ama bizler onları saklıyorduk. Büyüklerimize cevap veremezdik. Hakkımızı aradığımız çok enderdi. Çoğu zaman verilenlere razıydık. Fedakarlık yapardık. Kendimizden önce ailemizi düşünürdük. Böyle olunca da ortalık sakindi. Şimdi insanlar önce "ben" diyor. Egolar yüksek ve dolayısıyla da herkesin öfkesi burnunda. İyi olur inşaallah...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki pek çok duyguyu bastırırdık. Ya da duygularımızı ifade ediş tarzlarımız farklıydı. Düşüncelerinize tamamen katılıyorum. Pek çok kişi sanki sadece kendisinin olduğu bir dünyada yaşıyor. Farklı davranışlar görünce inanın içim aydınlanıyor.
      Sevgiler.

      Sil
  6. Birbirimizi anlayabilsek ve duygularımızı gerçekten hissedebilsek çok farklı olabilirdi belirttiğiniz gibi.
    Farkındalığımızı artırabilecek bir yazı olmuş emeğinize sağlık..
    Desen boyama çalışması da çok güzel..
    Sevgilerimi iletiyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru Elsa, duygularımızı gerçek anlamda yaşamıyoruz belki de.
      Çok teşekkür ederim. Desenlerin dikkatini çekmesine sevindim. Aborjinlerin kullandığı desenler. Mersin Alzheimer Derneği üyesi bir arkadaşımız-Muzaffer Emin Yalçın Bey pek çok desene renk vermiş. Yakın zamanda kaybettik.
      Anısını saygıyla anıyorum.
      Sanata yatkınlığın, fark etmeni de sağladı sevgili Elsa.
      Sevgiler...

      Sil
    2. Merhabalar;
      Umarım her şey yolundadır yeni paylaşımlarınızı bekliyoruz:)
      Selamlar sevgiler..

      Sil
    3. Teşekkür ederim Elsa, bazen küçük hastalıklar devreye giriyor. İlk fırsatta yazacağım. Ben de yazmakla mutlu oluyorum.
      Selamlar-sevgiler...

      Sil
  7. Eğitimsizlik en kötüsü. Sadece okulda verilen eğitim değil bu. İnsanın içinde de olmalı ki kendini geliştirmeye açık olsun. Çevremde gördüğüm kadarıyla insanlar her şeyin kolay yolunu arar olmuşlar. Kimse bir başkasının hakkını, ne hissettiğini düşünmez olmuş. Bencillik almış başını gidiyor. Sonumuz hayır olsun. Kalemine sağlık ablacığım ❤️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında eğitim hayat boyu devam ediyor. Çevreyle etkileşim de olmalı, iyi örnekler alınmalı, kötü örnekler eleştirilmeli.Ama kuşku, korku, şüphe pek çok insanda temel duygu haline dönmüş.
      Çok teşekkür ediyorum. Küçük kalp de ne güzel.
      Sevgiler...

      Sil
  8. O, ters baktın mevzusundan nasibini çokça almış biri olarak dediklerinize en içten duygularımla katılıyorum, efendim. Durumumuz böyle, ne yazık ki. Dünya böyle bir yermiş demek ki, kimsenin kimseye katlanamadığı bir yer...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım siz de o olumsuz tepkilere aynı düzeyde karşılık vermemişsinizdir. Çünkü haklıyken haksız duruma düşebiliyoruz bazen. Yaşadığımız dünyayı her yönden daha yaşanabilir kılmak elimizde diye düşünüyorum. Özgürlüğümüz başkalarının özgürlüğüyle sınırlı. Herkes birbirine belli ölçülerde katlanacak tabii.
      Esenlikler diliyorum.

      Sil
  9. Her duygumuzu su istimal ettiler. Bu nedenle herkesle aramiza duvarlar ördük. Bu iletisimsizligi getirdi. Sonra öfkeyi. Duygularimiz darmadagin oldu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanların birbirinden şüphelenmesi, kuşku duyması bir güvensizliği de beraberinde getirdi. Haklısınız. O ortamda iletişimsizlik de olağan. Duygularımızın düzene konması gene bizlere bağlı. Sonuçta o huzuru yaşayacak olan da bizleriz.
      Mantık doğru yolu bulacaktır, inanıyorum.

      Sil
  10. Son zamanlarda toplum olarak yaşanılan olaylara bağlı olarak birbirimize yabancılaşıp güven duygusunu kaybedip sevgiden uzaklaşmaya başladık bu durum iletişim kopukluklarına da neden oluyor umarım tekrar kaybettiğimiz duyguları tekrar sahip çıkabiliriz .Mutlu kalın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam özetlediğiniz gibi gerçekleşti her şey. Ve giderek daha farklı bireyler olduk. Birbirimize yabancılaştık.Eski kimliklerimize kavuşmayı diliyorum ben de.
      Sevgiler...

      Sil
  11. İnsanın kendisini, çevresini, olan bitenleri, oması gereken ile olmaması gerekeni sorgulaması gereken bir yazı.
    kaleminiz daim olsun.
    Yol yordam gösteren yazılarınız da.
    Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu güzel , yüreklendirici ifadeniz için teşekkürler Hüseyin Hocam. Hepimiz kendimizi daha objektif eleştirebilsek, duygularımızı kontrol edebilsek daha sakin, daha yaşanabilir bir çevrede yaşayacağız sanırım.Yorumunuza tekrar teşekkür ediyorum.
      Sağlıklı, güzel günler diliyorum.

      Sil
  12. DOĞRU VE DÜRÜST İNSANLARA İHTİYACIMIZ VAR
    DOĞRU SÖZ SÖYLEYENE, ÖZÜ SÖZÜ BİR OLANA,
    DUYGULARIMIZ BİZİ ELE VERİYOR
    BAZEN YANILIYORUZ KARŞIMIZDAKİ İÇİN
    ANCAK YILLAR GEÇTİKÇE DE GÖZÜNDEN ANLAYABİLİYOR İNSAN KİMİN NASIL OLDUĞUNU DEĞİL Mİ?
    çOk güzel bir yazı olmuş kalemine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her sosyal grup- aileler, okullar, kurumlar her biri kendi içinde bir iyileşme süreci başlatsalar keşke. Temiz toplum belki de öyle oluşacak. Varsın uzun bir süreçte olsun ama temizlenmeye, iyileşmeye nasıl da ihtiyacımız var.
      Yıllar deneyimlerimizi arttırıyor, yargılarımız da netleşiyor. İnsan tanımakta çok az yanılıyoruz o zaman.
      Çok teşekkürler.
      Sevgiler.

      Sil
  13. Selamm,, ilk kez geldim blogunuza buyurun bende beklerim. güzel yazılarınızı tek tek okuyacağım :) sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldiniz. Ben zaman zaman bloğunuza uğruyor, sağlıkla ilgili yararlı yazılarınızı okuyorum. İzleyiciler arasındayım.
      Sevgiler.

      Sil
  14. Önce kendilerine olan saygılarını kaybetmişler. O yaş aralıklarını yaşadıkça yeni bir çıkmaza giriyorlar. Çünkü başta kaybettikleri şeyleri ileri ki yaşta ve dönem de yapabiliriz sanıyorlar. O zaman da iş işten geçmiş oluyor. Çocuklar çoktan büyüş, evlenmiş, çocuk sahipleri olmuş. Bu sefer aynı hataları yetişkin hale gelen insanlar yapıyor. Ekonomik durumda buna çanak tutuyor. İnsan düz yolda yürürken en ufak bir olayda parlıyor. Sonra sonuçlar dediğiniz şekillerde oluşuyor.
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru, ne çok şey etkiliyor değil mi? Yanlışlardan aynı evde büyüyen çocuklar da olumsuz biçimde etkileniyorlar.İnsanın içinde kalan duygular da bir gün ansızın patlıyor.Ekonomik durumlar tetikleyici oluyor, haklısın.
      Teşekkür ederim. Esenlikler diliyorum.

      Sil
  15. Bense bu duruma televizyonun sebep olduğunu düşünüyorum.. Örnek gösterdiği örnek olmayan davranışları insanlar günlük hayatlarında kullanmaya başladılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katılıyorum; Her zaman çok sakin olan ben, bazen TV. karşısında öfkeleniyorum, tepki gösteriyorum. Duygularımızı inişli-çıkışlı yapan öyle çok etken var ki.
      Sevgiler...

      Sil
  16. Anlamak yargılamadan önce bunu başarabildiğimiz gün insanlık,kurtulacak.
    Emeğinize birikiminize sağlık,iyi ki varsınız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anlamak, anlamaya çalışmak bazılarına çok güç geliyor. Olumsuz düşünceler olumsuz yargılara yol açıyor.
      Çok teşekkür ederim. Sizler gibi güzel insanlarla varlığımızı sürdürmek daha güzel oluyor.
      Sevgiler.

      Sil
  17. haklısın tabiiii bir de biz zaten duygusal bir toplumuz ama duyguları anlarız anlamına gelmiyor demek ki :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazı olaylarda toplumsal duygusallığımız vardır haklısın, ama bazen de ne kadar katı davrananlarımız olur. Ne kadar acımasızdır kimi insanımız. Ah bir denge sağlayabilsek.
      Sevgiler.

      Sil
  18. sayfanıza blogger gazetemiz sayesinde ulaştım,
    bende beklerim,,
    sevgiler..
    blogdakicin.blogspot.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldiniz. Tabii gelirim.
      Sevgiler...

      Sil
  19. "Sevgi ve güven, hayatımız boyunca ihtiyaç duyduğumuz temel duygular" senin de dediğin gibi.Diğer duygular da insana dair elbette ama, zamanla insanlar ilkelliğe doğru evrildi sanırım.Sevgide kalmayı becerebildiğimiz gün tüm duyguları da dengede yaşayabiliriz diye düşünüyorum.Umarım o günleri de görürüz.
    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ortak noktada buluşmak ne güzel sevgili Aytül.Sevgiden yoksun insan acımasız, insafsız, duyarsız da olabiliyor. Ah duygular bir dengelenebilse...
      Ben de umudumu hiç yitirmiyorum.
      Sevgilerimle...

      Sil
  20. Gençler, bizim "eskiden" imizi bir tatsalardı, şimdi çok şey farklı olurdu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne anlamlı bir deyiş. Belki karşılıklı duygulardan bir "karma" da düşünülebilir. Karşılıklı bir duygu alışverişi gibi...
      Sevgilerimle.

      Sil
  21. birbirimizi dinlemeyi öğrenmeli öncelikle ve tabii empati kurmalı :)
    sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katılıyorum. Sanki birbirini duymayan bir çok sesliler korosunda gibiyiz. Birbirini anlamaya çalışmak pek çok insana zor geliyor.
      Sevgiler...

      Sil
  22. Her geçen gün daha da hastalıklı bir topluma dönüşüyoruz ne acı!. Toplumumuzda, insanlar arasında büyük bir iletişim sorunu olduğu muhakkak. İlişkiler doğar, zamanla gelişir...ve zamana yayılan süreç zarfında da kişilere dair ortalama bir fikir sahibi olunur!. Bu dünyada birbirinden farklı düşünce yapısında ve karakterde binlerce insan var! dünya için 'dünyalar'. ve bir insanı tanımak ne yazık ki o kadar da kolay değil!. daha doğrusu tam tanıdım derken bir de bakarsınız ki hiç tanımamışsınız!. insanı bu kadar şaşırtan; duygu yönelimleri bozulmuş, dengeleri alt üst olmuş bu insanların aslında zararı kendilerinedir! şüphecilikler, sürekli negatif düşünceler..insanın hem kendisini, hem de karşısındaki insanı yıpratır! bu normal olmayan bir duygu ve düşünce halidir!.Sokakta, içeride, dışarıda ve her yerde... bu kadar öfkeli, bu kadar negatif ve sevgide, düşüncede anlayışsız, empatiden yoksun, kavgacı insanlar beni gerçekten çok üzüyor!. eskiden bir sorun varsa taraflar arasında karşılıklı ne? nedir? konuşarak sorunun kaynağı bulunur, çözümlenirdi her şey!. kimse bilmezdi!. çünkü 'bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardı' ayıptı böyle şeyler! oysa şimdi ??? ben bunda, kin ve nefret kusan yayınlarla; tv. nin, 'erk'in, sosyal medyanın insanların bu kadar yozlaşmasında çok payı olduğunu düşünüyorum.

    Temennim bir gün sevginin kazanmasıdır. Toplumun yeniden sağlıklı günlere dönmesi en büyük özlemimdir. Geniş anlamda şifa diliyorum. En büyük gıdanın da 'sevgi' olduğunu tekrar tekrar yineliyorum. Çünkü "Yaşadığımız dünyayı her yönden daha yaşanabilir kılmak elimizde" buna inanıyorum. Bu güzel anlamlı yazı için teşekkürler Öğretmenim. İyi hafta sonları dilerim. Sevgi ve esenlikle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanların duygularını da eğitebilsek keşke. İnsanın duygularını ifade ediş tarzını öyle çok şey etkiliyor ki. Daha sinirli, daha hırçın, kırıcı, kaba, öfkeli kişilerden oluşan bir toplum olduk. Bir zamanlar en yetkili ağızlardan "Kindar bir gençlik yetiştireceğiz." sözünü duyduğumda tüylerim ürpermişti.
      Ataol Behramoğlu'nun çok sevdiğim kısacık bir şiiri vardır:

      Bütün insanları dostun bil, kardeşin bil kızım
      Sevincin ürünüdür insan, nefretin değil kızım.
      Zulmün önünde dimdik tut onurunu,
      Sevginin önünde eğil kızım.
      Bu şiiri vitray kursunda cama yazdım, evde asılıdır.
      Yıllarca kızımın odasında güzel bir yazıyla asılı kaldı.
      Varlığınızı bilmek beni rahatlatıyor. Anlamlı, güzel yorumunuza çok teşekkür ederim.
      Sağlıklı, mutlu bir hafta sonu diliyorum.
      Sevgi yaşamınızdan hiç eksik olmasın.

      Sil