İzmir sanata, sanatçıya çok değer veren bir kent. Her mevsim ama özellikle bahara doğru, baharın içinde, festivaller, fuarlar, sergiler ve etkinlikler kenti oluyor. Her yere, her etkinliğe yetişebilmeniz çok zor Kaçırdıklarınıza üzülüyor, ulaşabildiklerinizle mutlu oluyorsunuz.
24 Mart çarşamba günü İzmir Bornova'da, kapanışına bir hafta kala bir sergiye gittik. Kızım bana ve eşinin annesine bir jest yaparak, kendisinin de sanatçı olarak katıldığı sergiye bizi götürdü. Uzun bir yoldan sonra Bornova'ya ulaştık. "Anneleri getirdim." diyen Sezgi'nin arkadaşlarından bazılarıyla da tanıştık. İyi ki gitmişiz. Gidemesek bizim için bir kayıp olurdu.
Serginin adı: HATIRLAMA DEFTERİ (Notebook of Recall) Kadın sanatçıların oluşturduğu uzun zamanlı ve kapsamlı bir proje. Serginin ilk açılışı Bergama'da olmuş. Bornova'dan sonra Eskişehir ve İstanbul'da da eserler sergilenecek. Bergama'daki serginin ev sahipliğini BAYETAV Vakfı üstlenmiş.
Serginin düzenlendiği bina; Asırlık ağaçların, değişik çiçeklerin yer aldığı çok büyük bir bahçede, görkemli bir eski zaman köşkü. Yüksek tavanlı, büyük pencereli, iki katlı köşke girerken farklı duygular kaplıyor ruhunuzu. İçeride adeta mistik bir hava var. Köşkün beyaz badanalı duvarları ferahlık veriyor. Bir zamanlar kim bilir kimler yaşamış içinde diye düşünüyorum. Köşkün hemen yanı başında sanatçıların konuk edildiği küçük bir köşk daha var.
BAYETAV'ın değerleri; Diğergâmlık, farklılıklara ve emeğe saygı, dayanışma, tevazu, eşitlik, özgürlük, sorumluluk, dürüstlük, üretkenlik, iyimserlik ve umut olarak açıklanmış. Köşkün bahçesinde küçük bir kafe de oluşturulmuş. Kentin karmaşasından uzakta bir huzur köşesi gibi.
Çalışmaların ve projenin tanıtımı amacıyla 253 sayfalık bir kitap hazırlanmış. Kitapta ekibin birlik ve beraberlik içinde emek ve çabaları çok belirgin olarak hissediliyor. Kitabın önsözünde sanatçı Günseli Baki şöyle diyor: "Kadınlar hatırlar, kelimeleri yükselir, yükselir, yükselir... Birlikte hatırladıklarında sesleri çoğalır, yankı odalarından göğe doğru yayılır, şimşekler çakar ve yıldırımlar düşer üzerinize."
Sergiyi gezerken kendinizi başka dünyalarda hissediyorsunuz. Hayalle gerçek arasındaki ince çizgide, şimdi'den sonsuza uzanan dünyada bazen kendinizle baş başa, bazen kalabalık bir grup arasında, toplumun çeşitli katmanlarında... Düşsel yolculuklar gerçekleştiriyorsunuz. Video çekimler, yazılar, yerleştirme (enstelasyon) hepsi emek eseri.
Her eserin yanında bir açıklama yazılmış. "Keşke daha büyük puntolarla yazılsaydı." diye geçiriyorum içimden. Ve keşke kitabı okuduktan sonra yeniden sergiye gitme fırsatım olsaymış. Her şey çok daha net algılanırdı. Bunlar küçük ayrıntılar. Tek kelimeyle dile getirirsem, "Muhteşem" bir etkinlik izledim. Sanata ve sanatçılara dair görüş ve düşüncelerim yeni bir boyut kazandı.
Uzun bir çalışma döneminin ardından, büyük emek ve çaba harcayarak oluşturulan bu proje, kadın kimliği ve kadının toplumdaki yeri ile ilgili olumsuz yargıların yok olmasına bir katkı sağlar umarım. Sadece Bornova'da sergiyi 3000'e yakın kişi izlemiş. Anı defterine yazmak istediğimde, ciltli bir defterde tüm sayfaların dolduğunu gördüm. Ara sayfalarda bir boşluğa düşüncelerimi aktardım.
Sanata ve sanatçıya saygının; Barış içinde, hoşgörülü, adil, özgür ve güvenilir bir ortamda, yerinde övgü ve takdirlerle dile getirilmesini dileyerek, katkıda bulunan tüm sanatçıları yürekten kutluyorum.
Daha aydınlık, daha güçlü bir gelecek için; sanattan anlayan, sanatçıyı benimseyen, koruyan, gelişmesine yardımcı olan, katkıda bulunan insanların çoğaldığı bir toplumda yaşama umuduyla...
Makbule ABALI-Eğitimci
26 Mart 2026- İzmir-Urla
Sergide yer alan Eserlerden Bazıları





.jpg)







Sanatın iyileştirici gücünü ve kadınların ortak hafızasını bizlerle paylaştığınız için teşekkürler.
YanıtlaSilÇok eski çağlardan beri sanat; resimde, müzikte el sanatlarında psikoterapi aracı olarak kullanılıyor. Sergideki eserler adeta kadınların haykırışı gibiydi.
SilKatkınıza ben teşekkür ederim.
💞💐🌟
YanıtlaSilGörsel yorumunuza çok teşekkür ederim.
SilHarika, kutluyorum 👏🧿🥰
YanıtlaSilTeşekkürler Arzucuğum. Eminim, senin de çok hoşlanacağın uluslararası bir proje. Çok farklı dünyalardan pek çok kadınla birebir görüşülmüş, durum ve hayalleri, yaşantılarından izler aktarılmış.
SilSevgiyle.
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün, sanata ve kültüre verdiği kıymeti sürdürerek gelecek kuşaklara aktarmak gurur verici
YanıtlaSilBiliyorsunuz bugün aynı zamanda Dünya Tiyatrolar Günü S. Deviren. Başöğretmen Atatürk "Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir." deyişi ile sanatı ve sanatçıyı nasıl yüceltmiştir.
SilGeri bildiriminize teşekkürler.
ne kadar güzel, ben de orada olmak ve bu sergiyi gezmek isterdim
YanıtlaSilZamanı nasıl dolu dolu kullandığınızı biliyorum sevgili Şule. Keşke benim konuğum olarak birlikte gezebilseydik. Sergi sonrası oturulan bahçe de çok güzeldi. Tarçın ağacını hayatımda ilk kez orada gördüm.
SilKadın olmak bu ülkede çok zor. Kutluyorum.
YanıtlaSilKadın olmak, sadece güzel ülkemizde değil, dünyanın birçok ülkesinde de çok zor, biliyorsun değerli arkadaşım. Kadın ayrımcılığı, kadınlara taciz ve saldırılar, kadının evdeki konumu, ebeveynin kız çocuklarına karşı tutum ve davranışları, çok etkileyici ve düşündürücü bir biçimde sergilenmiş.
SilNe yazık, pek çok ülkede kadınlar, yasalarla da korunamıyor.
Teşekkürler.
Gözlem gücüne, incelikli ve duyarlı yorumlarına, güçlü kaleminle verdiğin desteğe katılan tüm sanatçılar adına gönülden teşekkürler… Sarılırız hepimiz!
YanıtlaSilBen de katılan tüm sanatçıları birlik ve beraberlik içinde özenli çalışmaları, üst düzeyde farkındalık ve duyarlılıkları ile konu seçimleri açısından yürekten kutluyorum. Kadınların sesini duyurabilmek ne güzel.
SilKeşke tüm sanatçıları tanıyıp kutlayabilseydik.
Motivasyonunuz güçlü, performansınız yüksek olsun.
Hepinizi gönülden kucaklıyor, başarılarınızın devamını diliyoruz.
Yazınızla azıcık tadına bakmış olduk. Ellerdeki saçtan kelepçe fotoğrafı çok çarpıcı..
YanıtlaSilSerginin adı da bana çok ilginç gelmişti. Ziyaretimiz son günlere denk geldi. İkinci kez görmeyi çok isterdim. Çok uzaktaydık olmadı.
SilBen çok etkilendim. Sadece ülkemizden değil, dış ülkelerden de kadınlar projeye dahil edilmiş. Bilimsel bir çalışma.
O fotoğraf beni de uzun süre düşündürdü.
Sevgiyle.
sanat olmasa napardik yaa
YanıtlaSil"Sanatçı" unvanını keşke herkes hak edebilse Derin. Bazı insanların özünde, ruhunda sanatsal potansiyel vardır ama işlenmeden kalır.
SilSanat eserlerinin bazıları ilginçmiş, yorum yapmayı beceremem bu konularda ben.
YanıtlaSilAdeta her sanatçı yüreğini ortaya koyarak eser üretmişti değerli arkadaşım. Sergiye 8 kadın sanatçı katılmış. Her sanatçı çok yönlü bir bakış açısıyla, kadınlara dair çok şey anlatmaya çalışmışlar. Anne babalara , eşlere, yakın akrabalara, çocuklara, toplumun her katmanına seslenmeye çalışmışlar. İlettikleri mesajlar çok önemli bence.
SilMerhabalar.
YanıtlaSil"...Daha aydınlık, daha güçlü bir gelecek için; sanattan anlayan, sanatçıyı benimseyen, koruyan, gelişmesine yardımcı olan, katkıda bulunan insanların çoğaldığı bir toplumda yaşama umuduyla..."
Kıymetli öğretmenim, paylaşımınızdan son parağrafı yukarıya kopyalayıp yapıştırdım. Temennileriniz ne güzel. İçinde hiç karamsarlık yok, umutsuzluk yok!
Önemine göre sıralanmış fizyolojik ihtiyaçlarını temin edemiyen bir insanın gözü, ne sanatçıyı, ne de sanatı görür. Ancak huzurlu ve mutlu olan insanlar, sanatçıya ve sanata zaman ayırabilirler.
Şu anda ülkemizi yönetenler, vatandaşın yoksulluktan, fukaralıktan, sıkıntılardan, sorunlardan başının hiç ayıkmaması için gayret ediyorlar. Toplumu öyle bir cendereye almışlar ki, geçim derdinden başka bir şeyle ilgilenmesine ne fırsat ne de imkan tanıyorlar.
Bu durumu özetleyen çok basit ve tek cümlelik bir atasözümüz var: "Aç ayı oynamaz!"
Selam ve saygılarımla.
Merhabalar.
SilO cümle adeta içimdeki sesin dışa vurumu, bir haykırıştır Recep Öğretmenim. O kadar içimden gelerek yazdım ki. Çok haklısınız, ihtiyaçlar sıralamasında fizyolojik ihtiyaçlar en önde gelir. Yazdığınız atasözü de yıllar öncesinden günümüze kadar süregelmiş.
Ancak düşünüyorum da; yıkmayı, yok etmeyi, savaşı, zulmü düşünenler sanat eserlerini de acımasızca yıkmışlar, heykelleri kırmışlar kitapları, müzeleri yakıp geçmişler.
Bir çobanın çaldığı kaval sesi beni rahatlatıyor, ney sesinin ruhsal tedaviye yardımcı olduğu biliniyor. Yazamadığım gün huzursuz oluyorum.
Ülkelerin geçmiş tarihleri incelendiğinde en sevilenler ve iz bırakanlar sanata değer verip çevrelerini güzelleştirmeye çalışanlar. Sanatın her türü dolaylı veya doğrudan " İnsan" olmaya katkı sağlıyor.
Siz, çok iyi anlıyorum. Oynamak türlü çeşitli biliyorsunuz. Bu konuda küçük bir anekdot var.
Zalim bir padişah yanındakilere sorarmış. "Halk nasıl, şikâyet ediyor mu?" "Ediyorlar efendim, ama sessiz sedasız" dendikçe rahatlarmış. Bir gün demişler ki." aman efendimiz, anlaşılmaz bir şey, halk oynamaya başladı." Padişah "İşte o zaman durum vahim." demiş.
Toplumun Akıl sağlığı ne kadar önemli.
Katkınıza çok teşekkür ederim.
Selam saygılarımla
Sergide eserleriyle yer alan tüm sanatçıları kutluyorum.
YanıtlaSilRuhumuza dokunan sanat, insanlara her daim lâzım!. Varlıkta, yoklukta!.. Sevinçte, hüzünde!.. Geniş bir alanı kapsayan sanatın tüm dallarında (resim, heykel, mimari, edebiyat, müzik, tiyatro, sinema) kelimelerle, renklerle, ritimle, melodilerle... Sanata gösterilen ilgi ve değerbilirlik kültürle de oldukça ilintili. Ekonomik refah elbette önemli ama tek başına yeterli değil. Sanat bilinci küçük yaşlardan itibaren çocuklarımıza verilmeli. Bu yönde öncülük eden, destek veren herkese en içten teşekkürlerimle...
Sanatı, sanat eserlerini ve sanatçıları ben de çok seviyorum sevgili Esin Bozdemir. Elimden geldiğince duyurmaya çalışıyorum.
SilYorumunuzda öyle güzel toparlamışsınız ki, okurken duygulandım. Sanatın her alanında yeterince seslerini duyuramamış ne çok sanatçı var.
Bu sergi uzun zamanlı olarak farklı yerlerde sergileniyor. Soma ve Eskişehir'den sonra sırada İstanbul da var.
Kızım, Marmara Üniversitesi İngiliz Dili ve İngilizce Öğretmenliğinden mezun olduktan sonra yüksek lisansını Küratörlük alanında yaptı. Yeditepe Üniversitesi'nde sanatla ilgili bölümlerde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Şimdi Urla'da yaşıyorlar.
Sanatı ve sanatçıları destekleyici yorumunuza çok teşekkürler
Sevgilerimi iletiyorum.