Yıllar nasıl da ardı ardına geçti. Sadece dönüp arkamıza baktığımızda değil, derin derin düşünmeye başladığımızda daha iyi fark ediyoruz. Yaş aldıkça eskiyen yıllar, anılar daha belirgin olmaya başlıyor. yakın geçmiş unutulurken uzak geçmiş "Beni bir kez daha yaşayın." diyor sanki. Hayal meyal hatırlanan adlar, silik bir biçimde canlanan simalar ve yaşanmış onca olay ve durum.
Beyin nasıl depoluyor yüzlerce belgeyi, görüntüyü, sesleri, kokuları, renkleri, bir ömür yaşanmışlığı...? Bizler; 50'li, yıllarda çocukluğunu, 60'lı 70'li yıllarda gençliğini yaşayan bireyler "Nostalji" sözcüğünü çok severiz. O sözcüğün içinde buram buram sevgi vardır, dostluk, arkadaşlık vardır, merhamet, iyi niyet, empati, adalet duygusu , güven vardır.
İletişim insan hayatında ne kadar önemlidir. Bizim kuşak dostlukları yoğun yaşadı. Cep telefonları yoktu, mektuplar uzun yazılırdı, bazen sayfalarca, bıkmadan, usanmadan. Meramını anlatmak, anlaşılmak önemliydi. 29 Haziran'da bloglar arasında yeni bir iletişim bağı kuruldu. Projenin yaratıcısı, Mindmills Blog sahibi Neslihan arkadaşımız. 29 Haziran -24 Temmuz arasında geçmişe mektuplar yazarak yüzleşeceğiz. İsteyen her konuda yazabiliyor. Mektup yazmayı çok seven, nostaljiye düşkün bir kişi olarak bir günlük gecikmeyle bu etkinliğe katılmak istiyorum.
Son yazımda hastalıklardan daha sonra söz edeceğimi belirtmiştim. Bu bir ay içinde ele alabilirim. Hastalıklar benim yumuşak yanım. Kendim ya da bir başkası. Çok kapsamlı "Nasılsınız?" sorusuna alacağım yanıttan hep ürkerim, tedirgin olurum. "Ne var ne yok?" sorusu da öyle değil midir? Eskilerin "Bir vur bin ah işit kâseden" dedikleri gibi.
Bu etkinlikte yazılarımızı istediğimiz sıklıkta yazabileceğiz. Bu esneklik çok hoşuma gitti. Bazen gün 25 saat olsa yetişemeyeceğimi düşünüyorum. Hayatı ağır çekimde bir "Engelli" olarak sürdürmek, pek kolay değil. (Yaşlılık da bir engelli olma hali, biliyorsunuz.
Hayatı kesin çizgilerle ayırmak mümkün değil. Dünden söz ederken bugünle kıyaslamalar yapabiliyor insan. Ya da bugünden yarınlara, geleceğe sıçramalar yapılabilir. Geçmişi düşünürken bazı anlar çok net hatırlansa da, bazı anlar sisli bir perdenin ardından gözleniyor. İnsan kendini korumaya alıyor, çok olumsuz bazı anılar hiç hatırlanmayabiliyor. Bilinçaltı koruyucu bir sığınak gibi. Unutmak istediklerimizi saklayan bir eski zaman barınağı.
"Hastalık bir çeşit ruhsal mutluluktur" diyor bir düşünür. Sevdiklerimizle aramızdaki bağı güçlendirir, bizi onlara yaklaştırır. Zor bir günde okula gitmek istemeyen çocukların bahanesi, karın ağrıları, bulantılar değil midir? Şair Can Yücel "Hayatta Ben En Çok Babamı Sevdim" adlı şiirinde çocukluk hastalığını ne güzel dile getirir. "Sevinçten uçardım hasta oldum mu/ 40'ı geçerse ateş, çağırırlar İstanbul'a" Psikosomatik hastalıkların ( Ruhsal nedenlere bağlı bedensel hastalıklar) kökeninde endişe ve kaygılarımız. korku ve sıkıntılarımız yatar.
Geçmişe ilk mektubum bir tanıtım amaçlıydı. Ay içinde yazacağım diğer mektuplar genelden özele inecek. Yıllar öncesinde aileme, sevdiklerime yazdığım mektuplar gibi çok uzun olmamasına dikkat edeceğim. Ancak yorumları dahi kısa yazamayan biri bunu nasıl yapar bilemiyorum. Değerli yazarımız Oktay Akbal'ın sözü kulaklarımda; "Yazmak yaşamak..."
Makbule ABALI
1 Temmuz 2026

Var olun, yüreğinize sağlık Cânım Öğretmenim💗💐🌟
YanıtlaSilParlak öğrencilik yılların, şimdilerde de aynı düzende devam ediyor sevgili Feray. Sorumluluk ve görev anlayışın, naif kişiliğinle okulda örnek öğrenciydin.
SilGüzel günler diliyorum.
Ne güzel etkinlik canım Makbule öğretmenim, mektuplarınızı inşallah zamanında okurum. Ben de katılır mıyım gecikmeli düşünüyorum. Çok selam ve sevgiler 🥰
YanıtlaSilBiliyorum sen de geçmişin güzel değerlerini seversin Arzucuğum. Ne güzel olur katılırsan MİNDMİLLS Blog sahibi Neslihan arkadaşımızın yol göstericiliği ile başladı etkinlik. Mektuplar bizi geçmişe taşısın.
SilSevgiyle kucaklıyorum.
comment-reply@wordpress.com
İyi akşamlar öğretmenim.
YanıtlaSilBabamın ben üniversitede iken bana yazdığı ve hala sakladığım mektubunu hatırladım.💐🌸Her satırınız çok derin, kaleminize, yüreğinize sağlık öğretmenim.
'Yazmak yaşamak.' muhteşem.🙏🙏🙏
Yürekten sevgim ve saygımla.🌸
Nesrin Özsaç
Adını her gördüğümde Mersin'de birlikte görev yaptığımız kurumdaki güzel yıllarımızı bir kez daha özlemle, sevgiyle anarım sevgili Nesrin. Anılar bellekte yerini buluyor, zamanı gelince yeniden yaşanıyor. Bazen tebessümle, bazen gözlerden dökülen mutluluk gözyaşları eşliğinde...
SilSevgilerimi ileterek özlemle kucaklıyorum.
Sevgili Makbule Hanım, hoş geldiniz, iyi ki katıldınız. Sevgiler, selamlar..
YanıtlaSilO kadar içimden gelerek katıldım ki sevgili Neslihan.
SilNostaljik konuları çok seviyorum. Geçmişi bilmezsek bugünü iyi değerlendiremiyor, yarınlara kararlı adımlarla ulaşamıyoruz.
Bloglara bir canlılık kazandırmak ve kişileri yazmaya motive etmek ne güzel.
Emek ve çabaların için teşekkürler.
Özellikle 90'lı ve 2000'li yıllar ve o zamandaki internet yılları. Gerçekten insan arıyor eski zamanları
YanıtlaSilO yıllar yeni bir yüzyıla geçiş yılları idi. Tüm dünyada sancılı bir dönemdi. Sanat eserlerinde, şarkılarda, edebiyatta çok belirgin izleri var. Gelişen teknolojiye karşın insanın yalnızlığı, romantizmi de çok belirgindi.
SilAnların ve anıların değerini bilebilsek...