BİR ATAMA ÖYKÜSÜ- BAŞKA BİR KENTE GÖÇ- 2
Burdur'da geçirdiğimiz iki yılın sonunda Burdur camii ve stadyum karşısında kaloriferli yeni evimize taşındık. Evimiz zemin üstü 1. kattı. Aydınlık, 3 oda1 salon çok rahat ve kullanışlı bir evdi. Rotasyonla üç yıllığına geldiğimiz ilde 9 yıl kaldık. Hayatımızın güzel dönemleriydi, çok verimli çalışmalarımız oldu. Anılarımızda yeri olan vefalı dostlarımızdan pek çoğu Burdur'da kazanılmış dostluklardır.
İlginç bir rastlantı; Eşim, Aksu Köy Enstitüsü ve Öğretmen Okulundan sonra ilk öğretmenliğini Diyarbakır Silvan'da yapmış. O zamanın çok saygın bir kişiliği olan Kaymakamı Ali İhsan Utku ile bu kez Burdur Valisi olarak karşılaşmışlardı. Çok çalışkan bir vali olan Ali İhsan Bey, o yıl Burdur Yetiştirme Yurdu'ndaki bazı sorunların çözümü için beni görevlendirmişti. Çalışmalar sonrası güzel sonuçlar alındı.
35 yıllık çalışma hayatımda, hep işimi çok severek, benimseyerek, yararlı olmaya çalışarak görev yaptım. Mezuniyet sonrası Adana Rehberlik ve Araştırma Merkezinde 10 yıl çalıştım. Çok kapsamlı bir çalışmamız vardı. Haftada 8 saat liselerde Psikoloji ve Felsefe grubu derslerine girdim. İlk yıllarda benden büyük öğrencilerim oldu. En olumsuz durum ve zamanlarda bile gençler kişiliklerini aşağılamayan, hakaret etmeyen , haksızlık yapmayan öğretmenlere saygı ve sevgi ile yaklaşıyorlar. Sınıfta ders işleyerek geçirdiğim saatler benim de çok mutlu olduğum zaman dilimleri olmuştur.
Akdeniz Üniversitesi'ne bağlı Burdur Eğitim Yüksekokulu önce iki yıllıktı. Sonra Burdur Eğitim Fakültesi olarak 4 yıl "Sınıf Öğretmeni " yetiştirmek üzere programlandı. Ülkemizin farklı yörelerinden, farklı kültürlerden gelen değişik görüş ve inanışta gençler değişik bir mozaik oluştururlardı. "Öğretmenim nerelisiniz?" sorusuna hep "Türkiyeliyim" yanıtını vermişimdir. Okulda Hayat Bilgisi ve Rehberlik derslerine girdim. Gençlere yalnız bilgi kazandırmak değil, biz yetişkinlerin de onlardan ne çok şey öğrenebileceğimize inancım pekişti. Öğrencilerime; Öğretmenliğin sadece bir meslek olarak değil, belli amaçlar doğrultusunda, gönül vererek, inanarak yapılması gerektiğini vurgulamışımdır her zaman.
O yıllarda çok isteyerek sınıf öğretmeni olmak isteyenler olduğu gibi "Bari bir öğretmen olayım" mantığıyla gelenler de olurdu. Bu konuda ilkokul öğretmenlerinin ve Parasız Yatılı Bölge okullarının ne kadar etkili olduğuna defalarca tanık olduk. Çoğunlukla öğrencilerimizin maddi olanakları kısıtlı olurdu. Yükseköğretimde beslenme, barınma-yurt ya da evde kalma okul başarısını, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir etken. Burdur'da okul bahçesinde büyük bir öğrenci yurdu vardı. Üniversite yıllarımda 4 yıl Çemberlitaş Kız Yurdunda 8 kişilik bir odada kalan bir kişi olarak yurt hayatının artılarını eksilerini bilenlerdenim. Yaşamın her döneminde arkadaş seçiminin ne denli önemli olduğunu insan toplu yaşama koşullarında çok daha iyi anlıyor.
Burdur Eğitim Yüksekokulu'nda ve Burdur Eğitim Fakültesi'nde bilgi ve deneyim olarak çok değerli arkadaşlarla görevde bulundum. Farklı karakter ve kişilikte olmalarına rağmen her ikisi de ülkesini çok seven, Eğitim-Öğretimde iddialı, "İyi İnsan" yetiştirme çabasında olan 2 Yönetici ile çalıştım. Ercan Kabal ve Mustafa Akkol hocalarımı saygı-sevgi ile anıyorum. İlköğretim müfettişi Emin Dinç Arkadaşımız yaptığı bir çalışmaya göre Burdur Eğitim mezunu öğretmenlerin çok başarılı olduklarını söylemiştir. Bu sonuçta payı olanlara ne mutlu.
Burdur'da bulunduğumuz dönemde tatillerde Doğu Akdeniz ve Ege sahil kasabalarını dolaşma fırsatımız oldu. Burdur Vilâyet Evi göl kıyısında ne güzel bir tesisti. Meşhur Salda Gölü o yıllarda tertemiz suyu ile ünlüydü. Gölden su içenler olduğunu duymuştuk. 3 yıllık bir rotasyonla gittiğimiz ilde 9 yıl kaldık. Sazı ve sözüyle meşhur ilden 1991 yılında ayrıldık. Bir eğitimci için en büyük mutluluk görev sonrası da geri bildirimler almak. Bazen bir mektup, bazen bir telefon, bir paylaşım yoğun duygularla yaşanıyor. Okulda bir grup öğretmen ve öğrencilerle birlikte her ay yazı, şiir ve etkinliklerden söz eden bir "Bülten" çıkarırdık. Zaman zaman onları karıştırmak, okumak "Anı tazeleyici bir terapi" gibi oluyor.
Zaman su gibi akıp geçiyor. Şimdi kimler nerelerde, kimler ne yapıyor? Her şey dünde kaldı. Artık yeni kuşaklar görev alacaklar. Gençlerden umutluyuz, güveniyoruz. Bundan sonra "Geleceğe Mektuplar" umarım en güzel, verimli ve etkili biçimde yazılmaya devam edecek
Makbule ABALI-Eğitimci
24 Temmuz 2026 Türkiye



Makbule Hanım
YanıtlaSil'Eskisi olmayanın yenisi de olmaz' diye bir söz var. Geçmiş varsa gekecek de vardır. Ben de sizin gibi özellikle ilk öğretmenlik yıllarımı özlemle anıyorum. Geçmişle gelecek birlikte bulunuyor. Geçmiş mutlaka geleceği yaratıyor.
Saygılarımla.
Aydın Yaka
Merhaba Aydın Bey. Urla'da "İyi ki tanıdık" dediğimiz, "dost diye bildiğimiz insanlardan birisiniz. Haklısınız, geçmişle gelecek iç içe. Geçmiş çabuk unutulursa geleceğin yönü de iyi belirlenemiyor. Öğretmenlik bir gönül işi, bir ideal.
SilGeri bildiriminize çok teşekkürler.
Saygılarımla.
Çok güzel bir yazı olmuş ellerine sağlık Makbule Hocam.
YanıtlaSilGeçmişe dair öyle çok anı var ki. Bu arada hastane kontrollerimiz vardı. Yazımı iki günde tamamladım. Sıcaklarda okurları yormamak için uzun yazmadım.
SilÇok teşekkür ederim.
Geçmişte böyle ayrıntıyla betimlenmiş, capcanlı sahneleri göz önüne getiren bir gezintiye çıkardığın için bizi, kalpten teşekkürler annem...Çocukluğumuz hakkında da bir geçmişe mektup yazsan ne güzel olur...Neleri sever nelerden kaçınırdık...İnsan anlatmak istiyor kendi çocuklarına da ben şöyle böyleymişim diye. Senden dinlemek ne güzel olurdu:) Kelimelerin hep anlam katıyor, sıradanlığını alıyor hayatın. Seni çok seviyorum, kızın.
YanıtlaSilBir blog arkadaşımızın (Mindmills) davetiyle ben de bu seriye katıldım Sezgiciğim. Bilirsin nostaljiyi severim. Geçmişi yazarken hüzünle karışık bir mutluluk ve özlem duyuyorum.
SilBlogların bu kalıcı özelliğini çok seviyorum. Anı biriktiricilere adeta kucak açmış durumda.
En güvendiğim ve rahatlıkla yazdığım Sosyal Medya alanı.
Hatırlar mısın, bir zamanlar PTT nin "10 yıl sonrasına mektup " etkinliği vardı. Ablana, ağabeyine ve sana 3 farklı mektup yazmıştım. Anneannen gibi kolay kolay bir şeyi atamayan, saklayan ben, o mektupların birer kopyasını da saklamışım.
Yorumun çok duygulandırdı beni. Gözlerim de bu duygu dalgalanmalarına eşlik etti.
Sağlığım elverdiği sürece yazmaya devam edeceğim cancağızım.
👥 Burdur'da geçirilen dokuz yılın yalnızca bir görev süresi değil, aynı zamanda güzel dostlukların, emeklerin ve unutulmayacak hatıraların biriktiği önemli bir hayat dönemi olduğu çok güzel aktarılmış.
YanıtlaSil🌟Özellikle eşinizin yıllar önce Diyarbakır Silvan'da tanıdığı Ali İhsan Utku Bey ile yıllar sonra Burdur'da yeniden karşılaşması gerçekten dikkat çekici ve hayatın güzel tesadüflerinden biri.
Geçmişe dair böyle samimi hatıraları okumak, dönemin insan ilişkilerini ve çalışma hayatını anlamak açısından da oldukça değerli. Paylaşım için teşekkürler, emeğinize sağlık.😊
Yorumunuz bir anlamda olumlu bir eleştiri de oldu benim için, rahatladım, sevindim. Anlatacak o kadar çok şey vardı ki, ortamı tanıtırken duygularımı tam aktaramadım, eksiklikler oldu diye düşünüp üzülmüştüm.
SilAli İhsan Utku Bey ve eşi unutulmayacak insanlardı. Öğretim yılı bitmeden tayinleri çıkınca, orta 1. sınıftaki oğulları yıl sonuna kadar bizim evde kalmıştı.
O yıllarda vefanın, dürüstlüğün, hoşgörünün, paylaşım ve dayanışmanın, "Değerler sıralamasında" değişmeyen yerleri vardı. Dünya değişirken her şey altüst oldu.
Umut, sisli havalarda görünmez olsa da, iyi ki güneş her gün yeniden doğuyor.
İçten yorumunuz için teşekkür ederim.
Salda gölü şimdi ne halde piknikçiler sağolsun
YanıtlaSilNe yazık, doğanın bize sunduklarını korumadığımız gibi. yok ediyoruz, kirletiyoruz. İnsana huzur veren, dinlendiren bir görüntüsü vardı Salda Gölünün...
SilBurdur'u gezmiştik çok güzel bir yer. Geçtiğiniz yerlerden iyi dönüşler almanız mutluluk verici:)
YanıtlaSilHiç beklemediğimiz bir zamanda tayinimiz çıkmıştı sevgili Bahar. Çok güzel izlenimlerle ayrıldık. Okuma oranı çok yüksek bir ilimiz. Halen görüştüğüm öğretmen arkadaşlarım, öğrencilerim var.
SilSevgili Makbule Hanım, birlikte yazma serimize katıldığınız, geçmişten anılarınızı bizimle paylaştığınız için çok teşekkürler. Yazınızın sonundaki "geleceğe mektuplar"dan ben de ümitliyim. Sevgiler, selamlar..
YanıtlaSilAsıl ben çok teşekkür ederim sevgili Neslihan.
SilÇok severek katıldığım, keyifle yazdığım bir etkinlik oldu. Keşke daha çok sayıda yazabilseydim. O günler, eşimin ve benim doktor kontrolüne gittiğimiz günlere rastladı.
İlk duyurudan başlayarak her şeyi öyle güzel planlayıp organize ettin ki, liderlik özelliğini yürekten kutluyorum.
Rota belli olunca, izleyiciler de salimen hedefe ulaşıyorlar. Gençlerle birlikte yol almak güzeldi.
Sonsuz teşekkürler.
Fırtınasız günlerde esenlikler diliyorum.