Aslında bu paylaşımımı dün yayınlamak istiyordum, olmadı. "Yazmak" konuşmaktan, anlatmaktan çok başka bir eylem. Yazmayı seviyorsanız içgüdüsel bir biçimde aralıksız yazmak, içinizde birikmiş duygu ve düşünceleri boşaltmak istiyorsunuz. Ancak yaşam öylesine hızlı ve aralıksız, dur, durak dinlemeden akıyor ki çoğu zaman ister istemez zihninizden geçenleri depolama, ya da erteleme ihtiyacı duyuyorsunuz.
Erteleme nedenlerinizin başında "sağlık" geliyor. Ruh sağlığınız, beden sağlığınız, hele en önemlisi göz sağlığınız elvermiyorsa, düşünce ve beklentilerinize ket vurmak zorundasınız. Kaybetme endişesi her türlü manevi kazanç ve hazzın ötesine geçiyor.
Öte yandan bireysel olarak toplumun psiko-sosyal, sosyo-ekonomik , sosyo-kültürel durumunu da göz ardı edemiyorsunuz. Yoğun bir koşturmaca ve bitirilememiş işler yüzünden kişiler daha mutsuz, kaygılı ve endişeliler. Çoğu kişinin dinlenmeye bile zamanı yokken "Okumak" sıradan, olsa da olur, olmasa da olur bir iş haline dönüşüyor. Bakmak görmekten daha kolay. Dikkatinizi toplayıp "farkındalıkla görmeye çalışmıyorsanız" efor da harcamıyorsunuz. O yüzden bu yazımı "bol görsel, az yazı, çok hayal" düzenlemesinde tasarladım. Bağışlayın...
Küçük bahçemizde giderek çoğalan, çevresine yayılan bu çiçek, yanılmıyorsam mavi yasemin. Ama kokusu yok. Etrafındaki bitki ve ağaçlara uzanarak serpiliyor. Belki hastalıklı, ele yapışıyor. Ancak mavi umudun rengi. O yüzden kesmeye kıyamıyorum.
Kaktüsler yıllardan beri çok sevdiğim bir bitki türü. Dikenliler, elinizi acıtabilir ama aynı zamanda yararlıdırlar. Ne derece doğrudur bilinmez, radyasyondan koruduğu söylenir. Ben oldum olası kaktüsleri çok sert görünümlü ama iyi niyetli, dürüst ve merhametli insanlara benzetirim. Her şey bakış açımıza göre değişiyor.
Bu yıl bahçelerde salyangoz, diğer adıyla sümüklü böcek çok fazla. Görüntüsü bile biraz yüz buruşukluğu yaratsa da artık ürkmüyorum. Komşu çocuklardan el yaralarına iyi geldiğini öğrendiğimden beri, korkmadan ellerimle toplayıp bahçeden uzaklaştırıyorum. Aloa Vera bitkisine kökünü kurutacak kadar bayılıyorlar.
Günün değişik saatlerinde, ama özellikle sabahları bahçe masamızın üstünde "Armağan" olarak getirilmiş sebze, meyve ya da ev yapımı bir ürün bulmamız mümkün; Hint inciri, nar, armut, dut, maydanoz, roka, ceviz, incir, sarımsak, gelincik sirkesi, Adana şalgamı, Konya şekeri, Gaziantep tatlısı, çiçeği burnunda salatalık... Saymakla bitiremedim. Sürprizleri severiz ama inanın bu güzel paylaşımlar ve incelikler karşısında mahcup da oluyoruz.
Bu yörede insanlar arasında olduğu kadar diğer canlılar, bitkiler ve hayvanlar arasında da güzel bir dayanışma var. Adeta birbirlerine özenerek güzellikler sergiliyorlar. Kaktüs köşemizde 3 yıldır açmayan minik kaktüs bile bu yıl çiçek açtı. Çok mutlu oldum.
Urla'da bir hastane koridorunda daracık yerde, bir sekreter masasında bakımlı kaktüsleri görünce gülümsemek, güne güzel başlamanın ilk işareti değil midir?
"İnsanı ancak insan anlar." diyenler yanılıyorlar. Bizim değil, komşumun köpeği. Onu gerçekten çok seviyoruz. Hasta ya da üzüntülü olduğum zamanlarda "Ceviz" bahçe kapımızın eşiğinden ayrılmaz, duruşuyla, bakışıyla, tavrıyla "halden anladığını" belli eder, gözümün ta içine bakar. "Örnek" bir dost!
"Babalar ve Kızları" yıllar önce okuduğum bir roman adıydı. Öğle üzeri serin bir sonbahar havasında , güzel sepetinin içinde huzurla uyuyan bir Bebek. Anne ve babasıyla birlikte kendini "güvencede" hissederek minicik elini de dışarı çıkarmış. "Mutluluk" tablosu gibi.
Günlerdir bahçemizde başı dışarda özgürce, korkusuzca gezinen kaplumbağayı artık göremiyorum. "Kaplumbağa hızıyla" da olsa sanırım çevre gezisine çıktı. Onun adına mutlu oldum. Dilerim bir tehlike ya da tuzakla karşılaşmadan uzun yolculuğuna devam eder.
"Bu mevsimde açmaz." denen güllerim bile sabır, sevgi ve iyi niyete daha fazla dayanamadılar. Bakım ve özen onlara iyi geldi. Her gün usanmadan, üşenmeden suladım, yumurta kabukları ve çay sularıyla besledim. Zaman zaman yumuşak bir ses tonuyla konuştum. "Canlılar Dünyası" iyilik ve güzellikler karşısında "Mutlu Son" a ulaşıp "mucizeler" yaratabiliyor. Dilerim güzellikler hayatımızdan hiç eksilmesin...
Makbule ABALI-Eğitimci
18 Ekim 2026 Urla-İzmir
Kalp titreten yazılarınızı biri daha, şükranla Cânım Öğretmenim 💗 Kaleminize, yüreğinize sağlık 💐🌟🥰
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim Feraycığım. Geri bildirimlerin öyle çabuk geliyor ki, kendimi kaplumbağa hızında hissediyorum.
SilSevgiyle kucaklarım.
Minik mutluluklar yaşama anlam katıyor. İnsana yaşama sevinci veriyor. Bakmasını bilmek gerek. Sevgiyle kalın. Ne güzel görebiliyor değerini biliyorsunuz.
YanıtlaSilHer zaman "övgü de, yergi de insan yaşamında ne kadar önemlidir." diye düşünmüşümdür sevgili arkadaşım.
SilTeşekkürü ve özür dilemeyi yerinddozunda kullanmayan ne çok insan var toplumda.
Sevgiyle...
mavi yasemin en sevdiğim çiçeklerdendir öğretmenim. dokunduğunuz an yapışır kalır üzerinize yeşillikleri ama olsun, o müthiş mavisi her şeye değer :)
YanıtlaSilMavi yasemini ilk kez bu yörede gördüm sevgili Şule. Yapışkanlığını önce hastalık sandım. Su-sirke karışımı püskürttüm. yapışkanlık devam etti. Yeterli bilgi sahibi olmadan uygulamanın yanlış olduğunu sonra anladım.
SilHaklısın. "O müthiş mavisi her şeye değer."
Sevgilerimi iletiyor, kucaklıyorum.
Mavi yaseminler bizde de var.Tam girişe ekmiştik. Evet çok güzel renkleri ve bol açıyorlar ama dökülen yaprak ve çiçekleri yapışkanlı gibi. Zor temizleniyor. Yine de kıyamadık bizde. Yazlık muhitlerde komşuluk ilişkileri hala eskisi gibi olabiliyor. Tabii istisnai durumlar da oluyor. Yine de şehir hayatından daha rahat. Sağlıklı günler diliyorum.
YanıtlaSilYorumları okurken, duygu ve düşüncelere tanık olurken duygulanıyorum çoğu zaman. Ne güzel bir deyiş; "Zor temizleniyor. Yine de kıyamadık biz de."
SilNe yazık, dünyamızda çeşitli ülkelerde halâ savaş yanlısı olan, çocuklara, kadınlara, güçsüzlere kaba ve haşin davranan kişiler yaşamakta.
Komşuluk ilişkileri , büyük küçük her yerde geçmiş yıllardan farklı. Güvensizlik, kuşku, endişe, insanları birbirinden uzaklaştırıyor. Ancak her şeye rağmen, çok yönlü tanıdıkça ilişkiler netleşebiliyor, kalıcı bağlar kurulabiliyor.
Sağlıklı, aydınlık günler diliyor, sevgilerimi iletiyorum.
Günaydınlar.
YanıtlaSilGünaydın bakınca gören, görünce yazan güzel insan bütün günlerin günaydın olsun. O mavi çiçeği ben de çok seviyorum. Sitelerin bahçesinin duvarından sarkar, ne kadar güzel bir mavisi var. Mavi ile eflatun arasında, sanki tozpembe derler ya o da toz mavi gerçekten. Yapışkan olsun her güzelin bir kusuru olur derler ya bu da kusur sayılmasın çiçek sevenler için.
Ah sevgili Nedret Öğretmenim. duyarlılıkla yazılmış geri bildiriminizi Whats App'tan izninizle bloğuma aktardım.
SilAncak adınızı eklemeyi unutmuşum, bağışlayın.
Yanlış anlaşılmasın diye yanıtlamaya en son yorumdan başladım. Diğer arkadaşlarımın yorumlarını da öğleden sonra yanıtlayacağım.
Mavinin her tonunu çok seviyorum. Gökyüzü, denizler iyi ki mavi renkte. Hüzünlenirsek başımızı gökyüzüne çeviriyoruz. Burada deniz uzağımızda ama ulaşılamayacak kadar uzağımızda değil.
Belki o yüzden umudumuz hiç tükenmiyor.
Sağlıklı günler dileyerek selam sevgilerimizi iletiyoruz.
Kaleminize sağlık, resimler muhteşem. Sağlık konusunda da Allah hepimize şifa versin diyorum.
YanıtlaSilSaygılar,
Sabahın ilk yorumunu şifa ve iyi niyet dileğiyle almak, günün güzel geçeceğine işarettir.
SilYürekten sevgilerimi iletiyorum.
Hocam her şeyin kıymetini biliyorsunuz, doğanın insanın, çok güzel bir bakış açısı, kaleminize yüreğinize sağlık selamlar saygılar.
YanıtlaSilAyşe Canay Sunay
Geri bildirimler WhatsApp'ta belli bir süre sonra siliniyor.
SilOysa bloglarda yılların yorumları var, bu özelliği çok seviyorum.
Canay Öğretmenim, iyi görüşlerinize çok teşekkürler. Sizin de çok iyi bir çevreci olduğunuzu biliyorum.
Değerli Şerafettin Sunay Öğretmenimizi de saygıyla, rahmetle anıyoruz. O'nun değerli eleştirilerini özlüyorum.
mavi yasemini insan uzun süre seyredebilir :)
YanıtlaSilGüzel şeyler için, "Gözlere şenlik" dermiş eskiler.
SilDoğa bize öyle güzel şeyler bağışlıyor ki...
Keşke değerlerini bilip koruyabilsek...
Günlük hayatın telaşında çoğu zaman yanı başımızdaki güzellikleri fark etmeden geçiyoruz. Oysa bazen küçücük bir çiçek, bazen de bahçede rastladığımız bir canlı insana ne güzel şeyler düşündürebiliyor. Yazınızdaki ayrıntılara gösterdiğiniz özen ve doğaya bakışınız çok hoşuma gitti. Küçük mutlulukları fark edebilmeyi hiç kaybetmemek dileğiyle. 🌸
YanıtlaSilGünlük hayatın koşturmacası içinde farkındalık ve duyarlılığımızı yitirirsek, yaşamanın da bir anlamı kalmaz diye düşünüyorum sevgili Senay Bn.
SilBu duygu paylaşımında; hiç tanımadığım halde sizin de çok benzer duygularla, çok yönlü bir dünya görüşüne sahip olduğunuza eminim.
Son cümledeki dileğiniz, benim de yürekten dileğimdir.