Sayfalar

Nisan 05, 2026

BİR BEBEK GİBİ...

                                                                    



İnsanoğlu ne ilginç bir varlık. Canlılar arasında en uzun sürede dünyaya ayak basmaya hazırlanıyor. Doğum sonrası uzun bir zaman yalnız olamıyor, bakıma ihtiyaç duyuyor, yaşamını sürdürebilmesi için yardım gerekiyor. 

Hayatın ilk ve son evrelerinde benzer davranışlar sergiliyor. Bebeğin önünde bebeklikten yetişkinliğe uzanan koca bir ömür var. Her yeni gün yeni kazançları beraberinde getiriyor. Oysa yaşlılıkta günbegün yeni kayıplar söz konusu...

Bir bebek gibi... Bir bebek gibi saf, temiz ve masum olmak... ama yardımsız yaşamını sürdürememek.
Bir yaşlı olarak olgun, yorgun, düşkün olmak... Ve büyük ölçüde yardıma ihtiyacı olmak....
Bebek de yaşlı da aç kalınca doyurulmayı bekler, bebek de yaşlı da normal insandan daha çok uyur.
Bebek de yaşlı da tuvalet kontrolünü bilemez, bebek de yaşlı da yüksek sesten, gürültüden ürker, yumuşak sesten, sakinlikten hoşlanır. Bebek de, yaşlı da göz teması ister, sevgiye ihtiyaç duyar, dokunulmaktan hoşlanır. 

Sembolik olarak resmedilirken yeni gelecek olan her yıl ne güzel, anlamlı anlatılır; Yeni yıl sevimli güzel bir bebek resmiyle gösterilir. Giden eski yıl ise bastonlu, sakallı, beli bükülmüş yaşlı bir adam olarak resmedilir. Yeni doğan bebek, umuttur, heyecandır, sevinçtir, neşedir. Yeni vaatlerdir, beklentilerdir. Bir şanstır, hayatın olumsuzlukları içinde bir aydınlıktır, güzelliktir. 

Yaşlılığın da inkar edilmez güzellikleri, olumlu yanları vardır. Yaşlılık olgunluktur, deneyimler bileşkesidir, anılarda zenginliktir, dünyaya geniş bir açıdan bakmayı öğrenmiş olmaktır. Kazanılmış bir sabır deposu olmaktır. Bunca zenginliğin arasında kayıplar da olacaktır elbette; Fiziksel güç azalması, bellekte zayıflama, algı karışıklığı, alınganlık, çocuksu davranışlar sergileme, karamsarlık... Hayat yokuşunu çıkmak ne kadar çetinse, iniş de o denli karmaşık ve yorucudur. 

Bebeklik fotoğraflarında insanların değişmeyen tek yanı gözleridir. Hayata bakışın ilk belirtileri o bakışlarda gizlidir adeta. O minicik bedenlerde çocuk gözleri nasıl da kocamandır. Oysa eller ve ayaklar miniciktir. O eller zamanla neler alıp verecek, o ayaklar ne yollardan geçecektir kim bilir? Dünya kocaman, bebekler küçücük... Anne karnından sonra nasıl da yabancı bir dünya; Isı, ışık, su, yer, her şey farklı. Yaşam mücadelesi dünyaya geldiğimiz andan başlıyor. 

Yaşlılıkta da aynı değil mi, zorlu bir uyum süreci, gene yardım beklentisi... Bebeklerin elleri büyürken bedenleri de gelişiyor. Yaşlıların boyları kısalırken elleri, yüzleri kırışıyor. Bebeklerin ayakları büyürken, yaşlıların ayakları güçsüzleşiyor. Bir tarafta gelişme, diğer tarafta çöküntü. Ancak hayat her yönden mücadelelerle sürüyor.

Ünlü şair Tagore ne güzel demiş: "Her yeni doğan bebek, Tanrının insanlardan hala umudunu kesmediğini gösterir."

Dünya dönmeye devam ederken, "yaşama savaşı" da son hızıyla devam ediyor. Ve umut hiç bitmiyor, tükenmiyor...

Makbule ABALI-Eğitimci
5Ağustos 2013 Mersin
Güncelleme: 5 Nisan 2026








18 yorum:

  1. Hayatın döngüsü böyle işte. Çok güzel bir yazı olmuş. Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Can. Gençler umudumuz, güvencemiz... Dünyayı onlar değiştirip düzeltecekler.

      Sil
  2. Ne de guzel, iyi ki kelime sihirbazlarımız var sizin gibi, dünyamız daha bir anlamlı hale geliyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değiştirerek,güzelleştirerek yeniden oluşturacakları dünyada,
      gençler bizden çok ilerde olacaklar sevgili Sezgi.Teşekkürler.

      Sil
  3. Benjamin Button gibi düşünsek ❤️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gülümseyerek düşündüm. Sadece düşünmekle kalmadım, filmden sahneler geldi aklıma.
      Hayatın her dönemi bir başka güzel.

      Sil
  4. Nedret 6-4-2026 Merhaba annem bana derdi ki kızım ellerim kış kış olmuş şu yüzüme bak beni toprak bile beğenmeyecek ben de derdim anne tabii ki öyle yaşlandın artık öyle olacak şimdi ben öyle oldum annem hiç aklımdan gitmiyor keşke öyle söylemeseydim diyorum…..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Söylediğiniz kötü bir şey değil ki Nedret Öğretmenim, hayatın gerçeği. Eminim siz söylerken de yumuşak bir ses tonuyla, incitmeden söylemişsinizdir.
      Annenizi tanımadım ama, eşiniz rahmetli İsmail Öğretmenimize nasıl özenle bakıp ilgilendiğinizin tanığıyım.

      Sil
  5. Hayat, genellikle düz ve engelsiz bir yol gibi akıp gitmez. Aksine; dik yokuşları, dar patikaları ve aniden karşımıza çıkan engelleriyle inişli çıkışlı bir yolculuktur. Bu engelleri aşmak, zorluklarla başa çıkmak, hayatın ayrılmaz bir parçasıdır. Her birey, kendi yaşam serüveninde bir şekilde bu temel mücadeleyle yüzleşir. Hedeflere ulaşma arzusu, ayakta kalma çabası, zorlukların üstesinden gelme gayreti, yaşamın kendisini oluşturur. Bu, kesintisiz bir süreçtir; bir mücadelenin sonu, çoğu zaman bir diğerinin başlangıcına kapı aralar.saygılar sevgiler öğretmenim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumların bu yönünü seviyorum değerli arkadaşım. Yorum yazıyla bütünleşiyor, yazı daha anlamlı hale geliyor.
      Gönül ister ki, yaşam süresince belirlenen hedeflere ulaşılsın, çok büyük zorluklarla karşılaşmadan amaçlar gerçekleşsin. Geride hoş bir seda kalsın.
      Değerli katkınıza sonsuz teşekkürler.

      Sil
  6. Ne güzel anlatmışsınız değerli Öğretmenim. Birbirine benzeyen bebeklik ve yaşlılık sürecini güzel geçirmek, anlamlı kılmak önemli. Başka ruhlarda güzel izler bırakanlar, etrafına iyilik ve sevgi saçanlar benim gözümde asla yaşlanmıyor. Ve dilerim ki hangi yaşta olursak olalım, kimselere muhtaç olmadan geçsin günlerimiz.
    Herkesin değerli ve kendince anlamlı hayat hikayesi var. Kimileri hayata başladığı andan itibaren başkalarına muhtaç bir ömür de geçirebiliyor. O yüzden sağlıklı ve kendi ayakları üzerinde yaşlılığa erişmek bile benim gözümde hayatın verdiği bir hediye, mucizenin ta kendisi...
    Bu çok anlamlı ve bir o kadar da derin konuyu tekrar gündeme getirdiğiniz için teşekkürler.
    Sevgi ve saygılarımla. 💐

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel, içten bir yorumla düşüncelerinizi dile getirmişsiniz. Deyişleriniz o kadar hayatın içinden ki. Bir bebek gördüğümde hep düşünürüm; Neler görecek, neler yaşayacak, nerede, kimlerle karşılaşacak..?
      Kimseye muhtaç olmadan, çok zorluk çekmeden bir ömür geçirebilmek en güzeli tabii.
      Katkınıza, güzel düşüncelerinize çok teşekkürler.
      Sevgilerimle.

      Sil
  7. İki dönemde en kırılgan dönemler olabiliyor sanki. Daha fazla şefkat isteyen, sabır ve anlayış bekleyen. Her dönem insan için iyi yönlerini çoğaltmak ümidiyle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayatın ilk ve son dönemleri; sevginin, ilginin, şefkatin en çok ihtiyaç duyulan dönemleri sevgili Bahar.
      Son cümlene içtenlikle katılıyorum .İyiler çoğalsa, iyilikler, güzellikler de çoğalacak.
      Özlemle kucaklıyorum.

      Sil
  8. herkes sağlıklı ve neşeli yaşlansınlar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yazık, herkes için bu mümkün olamıyor sevgili Derin. Zamanın en kısa birimi an'lar bildiğimiz gibi. Keşke mutlu anlarımızı çoğaltabilsek. Ve iyilikleri arttırabilsek.
      Sevgiyle.

      Sil
  9. Sanırım öğretmenim belli bir yaştan sonra geriye doğru dönüş başlıyor öyle değil mi 🥰 ama her yaşın bir güzelliği var , bebeklikte de yaşlılıkla da insanın yanında hep sevdikleri olsun ....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın Çağrı, her dönemin, her yaşın ayrı bir özelliği ve güzelliği var. Yaş geçişlerini de normal kabullenmek lâzım. Gönülden geçenlere ulaşabilenlere ne mutlu. İnsan her istediğine ulaşamıyor elbette.
      Dileklerin gerçek olsun.
      Sevgiler.

      Sil