Sayfalar
Mart 29, 2025
YAŞANMIŞ BAYRAMLAR...
Giden yılların ardından
Eski bayramları özlemek...
Özlemek belki de eski insanları;
Nazik, tutarlı, saygılı,
Vefalı, hatırlı, içli insanları,
Çıkarsız dostlukları...
Ya çocuklar...?
Bayram sabahları bir tatlı heyecan,
Bir güzel tebessüm yüzlerde;
Belki yeni bir giysi,
Belki yeni bir ayakkabı.
Ev ziyaretleri unutulmaz;
Biraz utangaç, biraz mahcupça..
Verilen hediyeler değişir;
Bir küçük mendil, bir güzel çorap,
Biraz lokum ya da şeker...
Para da verilir ama zordur alması ,
Büyüklerin tembihi vardır;
Başkasından para alınmaz.
Bir çocuğun başının okşanması,
Bir yaşlının elinin öpülmesi,
Ya da içten bir hatır sorma
Bayram yaşatır kişiye.
Gerçek bayram, insanca kabul görmek,
İnsan olduğunu hissetmek değil midir...?
Makbule Abalı-Eğitimci
Mart 27, 2025
27 MART DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ
TÜM DÜNYADA HER YIL 27 MART, ULUSLARARASI TİYATRO ENSTİTÜSÜ'NÜN
ÖNCÜLÜĞÜNDE "DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ" OLARAK KUTLANIYOR.
TÜM DÜNYADA SANATA VE SANATÇILARA SAYGIYLA...
Makbule Abalı-Eğitimci
27.03.2025 Urla-İzmir
Mart 23, 2025
MEVLANA'DAN DEYİŞLER
SEVDİKLERİMİZİ ANMAK-Yad etmek
Mart 21, 2025
Bir Eğitimcinin Not Defterinden (2)
Bir Eğitimcinin Not Defterinden (1)
Mesleğinizi severek seçtiyseniz yıllar boyu istekle, inandığınız değerler doğrultusunda benimseyerek sürdürüyorsunuz. Çalıştığınız alan Eğitim-Öğretim ise sorumluluğunuz bir kat daha artmıştır.
Bir ülkenin geleceğinde görev alacak çocuk ve gençler geleceğin yetişkinleri olarak ilerleyecekleri uzun yola hazırlıklı ve donanımlı çıkmak zorundadırlar. Her çocuk ayrı bir dünya olduğu gibi, kişilik özellikleri, davranışları ve beklentileri çok farklı öğretmenler de şans ya da şanssızlık sayılabilir.
Yıllar öncesini düşündüğümüzde; gelecekle ilgili hatalar, yanlış alınmış kararlar, uygulamalar, örnekler bugünkü yolumuzu belirlemede çok yardımcı olabiliyor. Akıl- mantık ve duygu çerçevesinde alınan kararlar, konuşarak-görüşerek-uzlaşarak planlandığında çalışmalar da çok daha yaralı ve sağlıklı ilerleyebiliyor.
Öğrencilerine her zaman bir konuyu yeterince anlayıp değerlendirebilmeleri için soru sormayı, danışmayı, fikir alışverişi yapmayı öneren bir öğretmenin kendisi de iyi örnek olmak zorundadır. O bir rol-modeldir.
İstanbul-Çemberlitaş Yüksek Öğretim Kız Öğrenci Yurdu'nun 8 kişilik odalarında, yurdun dört köşesinden hatta yurt dışından gelen arkadaşlarla yıllar geçirdim. Teyzemler ve bir amcam İstanbul'da idi, hafta sonları onlara giderdim.
Uygulama tezim; Stanford Binet Zekâ Testinin Türkiye'de Uyarlanması amacı ile 13 yaş çocuklarına uygulanması idi. Pertevniyal ve İstanbul Erkek Lisesi'nde 100 gencimize uyguladım. Çok zeki öğrenciler vardı. Ne oldular, nerelerdeler hep merak ederim. Umarım hak ettikleri yerlere ulaşmışlardır. Hayat amaçlarını belirlemiş, ne istediğini bilen öğrenciler, diğerleri arasında fark yaratmış öğrenciler , çok parlak başarılara da imza atıyorlar.
Mezuniyet sonrası isteğimle Adana Rehberlik ve Araştırma Merkezi'ne Uzman Rehber olarak atandım. O yıllarda 2/3 kararname ile liselere psikoloji, felsefe, mantık ve sosyoloji derslerine haftada 8 saat öğretmen olarak gidiyorduk. Adana Karşıyaka Lisesi, Paksoy Kız Lisesi, Adana Erkek Lisesi çok severek derse gittiğim okullar oldu.
Yazımı dün yayınlamak isterken, sağlık sorunları, dopdolu bir günün yorgunluğu, doktora, eczaneye, ev işlerine, alışverişe yetişme çabaları beni engelledi. 7+15+35+21 yılın hikâyesini anlatmak kolay değil, bağışlayın.
Mesleğinize- işinize gönül vermişseniz sağlığınız elverdiğince "Hayat Boyu Eğitim Gönüllüsü" olarak yaşamınızı sürdürüyorsunuz. Bu yazıyı tamamlayamamak sonra çok içime batar. Kendimi tanıyorum. Videoları bile seçerek yerleştirmiştim. Aynı başlıkla hemen ikinci bir yazı yazabilmek için güç toparlamaya çalışacağım.
Sağlıklı-huzurlu-insancıl-aydınlık-barışçıl bir dünyada yaşama özlemiyle.
Makbule Abalı-Eğitimci
20. 03. 2025 İzmir-Urla
Mart 18, 2025
17 MART- İYİLER, İYİLİKLER VE GÜZELLİKLER GÜNÜ (2)
Mart 17, 2025
17 MART-İYİLER, İYİLİKLER VE GÜZELLİKLER GÜNÜ (1)
Mart 14, 2025
BAHARLA GELEN SAĞLIK...
Bir yıl, dört mevsime bölündü
Dört mevsim on iki ayı barındırdı içinde
Haftaları, günleri, anları, anıları...
Baharları, yeniden doğuşu özledi dünya
Soğukların, fırtınanın, yağmurların ardından.
Kuşlar gökyüzünün maviliklerinde kanat çırparken
Ağaçlar, kuru dallar otlar yeşerirken
Bahar geldi sessiz sedasız...
Nereden-nasıl-ne zaman geldi habersiz,
Karlı, fırtınalı, yağmurlu günlerin ardından
Kardelenler, nergisler, menekşeler,
Mimozalar, çuha çiçekleri, siklamenler,
Arpa zambakları, şakayıklar, papatyalar
Ne zaman- nasıl açtılar?
Sessizce, usulca, yavaşça...
Bahara hazırlık yaptı kır çiçekleri,
Yağmur suyunu görünce canlandı hepsi
Çiçeklere toprak eklendi, güçlendiler,
Çiçekler tomurcuk, ağaçlar çiçek verdi yeniden.
Yeryüzünde iklimler değişirken
Dünyada yeni hastalıklar, virüsler çoğaldı
Direnç azaldı, aşılar, iğneler başladı
Sağlığı da önemsedi insanlar...
Koruyucu hekimlik yeterli değilse
Bilinç kazanamamışsa toplum;
Önce çocuklar yenik düştüler hayata,
İnsanları kaybettik birer ikişer,
Baharın ardından, yazı bekleyemeden...
İyileşmek, huzur bulmak, dirilmek istedi dünyalılar,
Bilgeler toplandı-karar aldılar;
Yüzyıllar ötesinden ustalar buldular
Hipokrat yeminine sadık hekimler
İnsanlar ve İnsanlık adına göreve koştular,
Dünya yeniden aydınlandı,
Güneş tüm evreni ısıttı...
Makbule Abalı-Eğitimci
İzmir-Urla 14.03. 2025
Tüm Dünyada sağlığa emek harcayan, Toplum Sağlığı için özveriyle gönülden çalışan Tıp doktorlarımıza, sağlık personeline sonsuz teşekkürlerimizle.
Sadece 14 Mart'lar değil, tüm günleriniz bayram coşkusu gibi başarılarla, iyilik ve güzelliklerle geçsin.
Mart 10, 2025
DAHA GÜZEL BİR DÜNYA ÖZLEMİYLE
Her zaman inanarak vurguladığım bir düşüncem var; Hayat boyu öğrenme bitmiyor. Dünyanın her yerinde çocuklardan ve gençlerden öğreneceğimiz öyle çok şey var ki. İnkâr edilmez bir gerçek bu. Adeta karşılıklı bir alışveriş gibi. Onları doğallıkları içinde gözleyip izlediğinizde-gözlediğinizde farklı bir dünyaya adım atmış gibi oluyor, küçük mucizelere tanık oluyoruz.
Ünlü bir eğitimcinin hiç unutulmaması gereken bir sözü kulaklarımda, beynimde yer etmiş: "öğrencilerine öğrenme hevesi aşılayamayan bir öğretmen, soğuk demiri dövüyor gibidir." Eğitim tarihi, pedagoji, psikoloji; bu düşüncenin yaşanmış örnekleriyle dolu. Öğrenmeye, gelişmeye hazır nice çocuk ve genç anlaşılamadan "Başarısız" sayılarak okuldan, eğitim-öğretimden uzaklaşmış. Gecikmeli bile olsa, yolunu-yönünü bulabilene ne mutlu.
Dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi ülkemizde de tanımadığımız, üstün yeteneklerinden haberdar olmadığımız, farklı alanlarda bazen rastlantı sonucu medyada haber olabilmiş harika beyinler var. Neden onlarla gurur duymayalım, neden varlıklarından haberdar olmayalım?
Bugün küçük bahçemizde sokak kapısında yetişen papatyalarla öyle mutlu oldum ki. Coşmuşlardı adeta. Biraz sevgi, biraz ilgi, yeterince su ve güneş onlara can katmıştı. Sade kır çiçeklerinin arasında Gala çiçeği bile çok da abartılı durmuyordu. Dayanıklı zeytin ağacı ile dayanışma içinde olmaları, günlerdir baharı bekleyen bizi de etkiledi, sevindirdi.
Çocukları küçük yaşlardan itibaren örnek alabilecekleri masallarla, gerçek öykülerle, ders verici efsanelerle büyütmek, geleceğe, yarınlara yatırımda bulunmak gibidir. Daha güzel bir dünyaya atılacak yararlı tohumlar tüm insanlığa katkı sağlayacaktır.
Makbule ABALI- Eğitimci
10.03.2025 Urla
Mart 08, 2025
KADINLAR- ŞİİR DİLİYLE ANMA...
5 Aralık 1934- Türkiye Cumhuriyeti'nde günümüzden 89 yıl önce kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkı tanındı. Verilmiş hakların, yaşanan yıllar içinde uygulanabilir olması konunun can damarı. Beklentilerin, umutların gerçekleşmesi dileğimizdir.
Yüce Önder M.K. ATATÜRK'Ü minnet ve teşekkürlerimizle, saygıyla anıyoruz.
Geçmiş yıllarda; farklı zamanlarda KADINLAR ile ilgili olarak yazdığım şiirlerden bazıları:
SIYAH BEYAZ FOTOĞRAFLARDAKİ KADINLAR
Sayıları azalacağına giderek kabarıyordu
İstatistiklere her gün yeni bir kişi ekleniyordu
Bir kadın cinayeti daha, bir daha, bir daha...
Bazen bıçak, bazen silâh, bazen sopalarla.
Sığınma evine yetişemeden baba evine sığındığında,
Bazen kocası, bazen babası, bazen kardeşi, bir yakını.
Kadınlar hep aynı ; ezik, güçsüz, çekingen,
Kadınlar naif, hassas, kırılgan...
Karşı taraf güçlü, kaba, acımasız.
Her şey bir anda bitti, birkaç saniyede.
Bir öfke patlaması, bir duygu boşalması...
Bir ömür daha tükendi,
Bir kadın daha konu oldu haberlere,
Cansız bedenlere bir tane daha eklendi.
Kadınlar teker teker yerlerini aldılar.
Siyah-beyaz soluk fotoğraflarda...
Makbule Abalı-2 Şubat 2015
KADININ COĞRAFYASI
"Kendin için ne isterdin?" diye sordular bir kadına;
"Nerede dünyaya geleceğimi seçmek" dedi.
Bir başka coğrafyada doğmak, yaşamak.
Onun yöresinde böyle yaşamak kaderdi.
Annesiyle aynı kaderi paylaşmak,
Erkek kardeşi gibi vatandaş sayılmadan,
Haklarını bilmeden.
Yaşamında ilk çiçeği bir kadınlar günü almıştı
Bir markette herkese verirlerken.
Şaşırmıştı neden verdiklerine
Son çiçeği de bu oldu.
Onun yaşadığı coğrafyada kadınlar çiçek almazdı.
Emeğinin karşılığını bile alamazdı.
Dövülür, hırpalanır, iş yaparlardı,
Erkek güçlü, kadın zayıftı, güçsüzdü.
Bir kadınlar gününde anladı;
Kadının toplumdaki yerini, ailedeki rolünü,
Üretimdeki gücünü...
Biraz geç kalmıştı ama hayat devam ediyordu.
Makbule Abalı- 8 Mart 2021
DÜNYAYI KADINLAR YÖNETSEYDİ...
Dünyayı kadınlar yönetseydi;
Dünya daha temiz olurdu, anne eli değmiş gibi,
Düzenli bir yuva gibi...
Kim haklı, kim haksız kanıtlanır
Dünya daha adil olurdu,
Tüm çocuklar mutlu, karınları tok olurdu.
Dünyayı kadınlar yönetseydi;
Yoksullar, suskunlar kaba güce yenilmez,
Ödenmeyen vefa borcu kalmazdı...
Duygular ağır basar, insanlar daha duyarlı olurdu.
Gürültü, karmaşa biter,
Sanat değer kazanırdı.
Dünyayı kadınlar yönetseydi;
Kadınlar kişiliklerini kanıtlar,
Kavgalar, savaşlar sona erer,
Belki barış sağlanırdı...
Makbule Abalı- Aralık 2022
KARANLIĞI AYDINLATAN KADINLAR
Kadınlar; Karanlıktan aydınlığa çıkmak isteyen kadınlar
Güneşi özleyen, dünyaya renk katan kadınlar,
Paylaşımcı, yaratıcı, yapıcı kadınlar...
Bazen ana, bazen hayat arkadaşı, can yoldaşı,
Yol arkadaşı, dost, bacı, kardeş gibi kadınlar.
Maviye tutkun, doğaya hasret, ağaca, çiçeğe aşık kadınlar.
Zeytin ağacı gibi köklü, sağlam,
Çam ağaçları gibi çilekeş,
Kuru dallarda açan çiçekler gibi hassas, narin,
Mimoza gibi kırılgan, alıngan, duygulu,
Ve tüm ağaçlar gibi üretken, emekçi kadınlar...
Makbule Abalı- 8 Mart 2023
Güncelleme Notu: Kadınlarımızın haklarını ve sorumluluklarını, görevlerini bilerek; bilinçli, çağdaş, barış içinde, uygarca yaşamalarını dileyerek.
Ülkemizde 90 yıl önce, kadınlara ilk kez tanınan haklarla ; Başöğretmen ATATÜRK'ü saygıyla, rahmetle, minnetle anıyoruz.
Makbule Abalı-Eğitimci
İzmir- Urla 8.03.2025
Yine Bir Gülnihal: Zeki Müren yorumuyla.
Mart 07, 2025
MÜZİĞİN İYİLEŞTİRİCİ GÜCÜ
Çok eski zamanlardan beri çeşitli rahatsızlıklarda müziğin iyileştirici gücünden söz edildiğini biliyoruz. Yüzyıllar öncesinden filozoflar, psikologlar, hekimler ve sanatçılar tarafından denenmiş, hastalıklarda terapi etkisi sağladığı kanıtlanmış bir yöntem bu. Halen dünyanın çeşitli üniversitelerinde bilimsel tez konusu olarak belirlenen çalışmalar devam ediyor.
Çok yüksek seslerin bebeklerde ve yaşlılarda endişe, korku ve kaygıya yol açtığı biliniyor. Sakin ve yumuşak seslerin, konuşmaların her yaşta sakinleştirici ve rahatlatıcı etkisi var. Güven duygusu yaratıyor. Bebeklikten itibaren dinlenile ninniler, masalların, sonraki yıllarda çok olumlu etkileri görülebiliyor. Günümüzde; henüz anne karnındaki bebelerde dahi müziğin olumlu etkileri gözlenebiliyor.
Çeşitli müzik aletlerinin ruhsal dünyamızdaki çatışmalarda iyileştirici etkisini pek çok insan fark etmiştir: Ney sesi, keman sesi, kanun, bağlama, piyano, gitar sesi, tulum, sipsi, kaval sesleri... Doğal kuş sesleri, kedi mırıldanması, köpeklerin deprem öncesi hassasiyetleri, tehlike anında ulumaları sadece insanlarda değil, tüm canlılarda seslerin ne kadar etkili olduğunu kanıtlıyor.
Ambülans sesi , siren sesleri nasıl da içimizi titretir. Her ülkenin milli marşı, kahramanlık türküleri coşkuyla söylenir. Hele olimpiyatlarda kazanan sporcuların kürsüye çıktıklarında kendi marşları dinlenirken yüz ifadeleri nasıl da anlamlıdır. Askerlik yapanlar tempolu yürüyüş sırasında söyledikleri marşları hiç unutmazlar.
Dünyamızı, güzel ülkemizi, yakın ve uzak çevremizi anlamlı, anlaşılır, dinlenebilir rahatlatıcı, endişeden-kaygıdan-korkudan uzak sakinleştirici, rahatlatıcı- uyumlu sesler sarsın. Bir orkestradaki onca farklı sesin bütünlük içinde uyumu gibi. Çaba harcarsak neden olmasın...?
Makbule ABALI-Eğitimci
7 Mart 2025 İzmir-Urla
Mart 05, 2025
HAYAT AKARKEN GERİYE KALANLAR-İyi Günler, Zor Günler...
Hangi mevsimde olursak olalım hayatın hızlı akışı içinde iyi gün de, kötü gün de yaşanıyor. Hayatımızın rotasını istediğimiz-beklediğimiz- umduğumuz gibi yönetme şansımız yok. Bazen bir pınar akışı gibi sakin, huzurlu günler yaşarken bir başka gün okyanusun ortasında yorgun, umarsız hissedebiliyoruz kendimizi. Bir cankurtaran simidi bile olmaksızın su üstünde kalmaya çalışıyorsunuz.
Dünya coğrafyası gibi hayatımızda da engebeler, inişli çıkışlı yollar, çıkmaz sokaklar, uçsuz bucaksız doğal güzellikler ya da dipsiz kuyular, hatta uçurumlar var. Her şeye hazırlıklı olduğumuzda daha az üzülüyor, daha az yıpranıyoruz. Hayat sürprizlerle dolu. O sürprizler ya da küçük mucizeler değil midir bizi yaşamı sımsıkı tutunmaya yönlendiren, direncimizi tazeleyen?
Sabahları kuşlar aç kalmasınlar diye çırpınırken kolay kolay geçmeyen bir öksürük geceleri daha da uzun kıldı. Gençlikte ilaçlara sarılmasak da yaş aldıkça güvendiğiniz doktorların önerilerine-en kısa zamanda iyileşmek isteyen sakin ve uysal bir hasta olarak- aynen uyuyorsunuz. Hele çekinerek aradığınızda, utanarak telefon ettiğinizde karşınızda mekanik bir ses yerine İnsan sesi duyabilmek, sesinizin tınısından anlaşılabilmek...Kuru bir teşekkür minnet borcunuzu ödeyebilir mi?
Zor günlerde, hele acı ve hastalıkların yoğun yaşandığı günlerde çevrenizde dürüst ve güvenilir, yardımcı olmakla mutluluk duyan, duygudaş, sizinle sevinen-sizinle üzülen, her soruna çözüm bulmaya çalışan "hakkınızı nasıl öderiz? " diyebileceğiniz komşudan öte gerçek bir dost gibi kişiler bir evdeki iki hastayı da mutlu kılabilir. Gri günleri masmavi renklendirir.
Kendinize bile yetemediğiniz zamanlarda bazen "Ah bu kediler de bahçeyi tuvalet sanıyorlar." demişken, kapı önünde-bahçede yeşeren papatyalar ve doğal yeşilliklerle, şifa kaynağı doğal otlarla nasıl da mutlu olursunuz.
Duyarlı, naif, hassas insanlar aramızdan çabuk ayrılıyorlar. Her beyin ve yürek fırtınası ya da olumsuz yaşanmışlıklarla gün geliyor, geride kalanlara veda ediyorlar. İyi ki değer bilen insanlar, dostlar var. Kayıpları anılarla , anma günleri ile bir vefa borcu, insanlık örneği gibi gündeme taşıyor, unutmuyor, unutturmuyorlar. Psikolog-şair-yazar Suna Tanaltay' ın ölüm yıldönümünde "Bir anma Gününü" lâyık olduğu biçimde gerçekleştiren Mersin ve Tarsus Alzheimer Derneklerine sonsuz teşekkürler.
Ebediyete göçmüş, toplum ve ülkesi adına yararlı-güzel işler gerçekleştirmiş, iz bırakmış tüm kayıplarımızı saygı, rahmet ve teşekkürlerimizle anarak...
Makbule ABALI-Eğitimci
5 Mart 2025 İzmir-Urla
Mart 03, 2025
"HAVA NASIL ORALARDA?"- Mevsimsel Değişiklikler
Bahar geldi diye sevinirken, hatta cemreler de daha ılımlı günleri müjdelerken yeniden yalancı bahar günleri yaşamaya başladık. Bademlerin çiçek açması bana hep baharı düşündürür. Ah soğuklar taze çiçekleri küstürmese derim. "Arkadaşım Badem Ağacı" şiirini mırıldanırım, rahatlarım.
Urla'da evimize taşındığımızda, küçük bahçemizdeki görkemli badem ağacını görünce nasıl mutlu olduğumu düşündüm bugün de. Son bademlerini verdikten sonra birden canlılığı kaybolmaya başlamıştı. Neden- nasıl derken mayıs böcekleri sarmış, hastalanmış dediler bilenler. Can buluncaya kadar kesilecek dediler. Bilemediler. O görkemli ağacın yerinde şimdi kuru bir kütük var. Üzülmüyorum desem yanlış olur.
Hayat da böyle değil midir? Mutlulukla mutsuzluk bazen pamuk ipliğine bağlıdır. Küçücük şeylerle mutlu olurken birden her şey tersyüz olur adeta. "İnsanın olduğu yerde hiçbir şey şaşılası değildir." diyen düşünür ne kadar doğru bir saptama yapmış.
Ancak gene de insan sabırla, dirençli davranarak, kendini her iklimde korumaya alarak yaşamı sürdürüyor. Bencilce değil ama, sağlam ve sağlıklı olabilmek için kendimizi de güvenceye aldığımızda daha çabuk iyileşiyoruz.
Sabahın dondurucu soğuğunda önce kuşları sonra diğer canları aç bırakmamak isterken, ciğerlerimi üşütmüşüm. Yaklaşık üç haftadır öksürük nöbetlerim devam ediyor. İyi ki sadece özel kurumlarda değil, her zaman derde deva olabilecek, sorularımıza içtenlikle cevap veren, aynı zamanda koruyucu hekimlik hizmetlerini, ilaç etkileşimlerini dikkate alarak yardımcı olmaya çalışan harika doktorlarımız da var. İyi ki varlar. Sonsuz teşekkürlerimizle...
Zor günlerde; kazalar, kayıplar, psikosomatik hastalıklar da (Psikolojik kökenli bedensel hastalıklar) çoğalıyor elbette. Kişisel-toplumsal kaygılar, endişeler keşke paylaşılabilse; dostlarla. yakınlarla, alanında uzman veya yetkili kişilerle. Birikimleri boşaltmak kaygı-endişe ve belirsizlikleri de en aza indirecektir.
Mart Ayının ilk haftasında, müziği ve kişiliği ile çok sevilen, hümanist. alçakgönüllü, dürüst, yardımsever bir sanatçımızı da kaybettik. Yıllardır egosuna yenik düşmeyen, barışsever, dost canlısı, çok kaliteli müzik yapan bir İNSAN'dı Edip Akbayram.
Unutulmayacak, adı ve eserleri ile yaşayacak. Rahmetle, saygıyla, sevgiyle anıyor, sevenlerine baş sağlığı ve sabır diliyoruz. Işıklar içinde-huzurla uyusun.
Makbule Abalı-Eğitimci
3 Mart 2025 Urla
Mart 01, 2025
ÖZLENEN BAHARLAR...
"Her gecenin bir sabahı var." dediği gibi ünlü şairin, rahatsızlıklarla, yoğun ve yorgun zamanlarla yaşanan günlerin ardından er veya geç güzel günler de yaşanıyor. Bahar; yeniden doğuş, doğanın yeniden can bulması, dirilmesi adeta.
Baharı karşılarken; Sanatçılardan destek almak gerek. Şiirlerden, şarkılardan, türkülerden Ve elbette doğadaki değişimden-evrenden-gökyüzünden-ısınan havadan-sudan-topraktan, insanlardan..
BİR ŞİİR
KADIN OLANIN TÜRKÜSÜ (Şiirinden dizelerle)
Her bahar, her yaz gurbette
Sılaya dönmesi olur velakin
Ne sılamız belli, ne gurbetimiz
Çiğdemi Ardahan yaylalarında
Nergisi Sinopta
Vanda koparmışsak sarı gülü
Portakal kokusu Kumlucadan gelir
Karıştırdık sıla nere, gurbet hangisi
Bizim gibi gurbetçi görülmemiştir
Selam olsun bizden önce geçene
Selam olsun dosta, hasa, çile çekene
Selam olsun dayanana, düşene
Yüreğim yürektir, bakma gözüm yaşına
Gülten AKIN
BİR SÖZ
"Ah kimselerin vakti yok
Durup ince şeyleri anlamaya "
Gülten AKIN
BİR ŞARKI
Yeni bir mevsimde, yeni bir ayda: Tüm insanlık adına; İyiliklerin, güzelliklerin, bolluk ve bereketin çoğalmasını, kötülüklerin, olumsuzlukların azalmasını dileyerek...
Makbule ABALI-Eğitimci
1 Mart 2025 Urla





























