Ocak 15, 2026

GÜNLERİN ARDINDAN DÜŞÜNCELER

 


* Bir çocuk size gülümseyerek bakarsa, bilin ki sosyalleşmeye başlamıştır. Anne babasının eline sımsıkı yapışarak ürkek ürkek bakıyorsa asosyal bir çocuk yetişiyor diyebiliriz. 

* Doğruyu bulmak için bir ay, bir yıl, bir ömür gerekirse, yalandan vazgeçmek için ne kadar süre gereklidir?

* 365 gün yalan söyleyen kişi, sonunda kendi yalanlarını da gerçek sanabilir mi?

* Dinlemeden, anlamadan, konuşmadan, yeterince bilgi sahibi olmadan kişileri yargılamaya kalkanlar yanılır, gerçek sonuçlara ulaşamazlar. 

* Kişi ya da kurumlar güven tazelemek için, işe göre insan seçmek yerine, adamına göre iş bulmaya çalıştıkları için sürekli zarara uğradıklarını neden kabul etmezler?

* Bir kurumda tecrübelere değer verilmiyorsa, usta-çırak ilişkisi yok sayılıyorsa, iyi ile kötü aynı kefeye konuyorsa kökten çürümüş ağaçlar gibi bir gün yıkıma uğrayacaklardır. 

* Toplumsal bir münazarada gibiyiz. Yanlışı savunanlar kazanmış sayılırsa, gerçek doğrulara tez zamanda ulaşılamaz.

* Bir kişiye ya da gruba sırf karşı çıkmış olmak için , neden bazı insanlar doğru bildiklerine dahi yanlış derler? 

* Toplumda yanar döner ışıklar gibi kılık değiştiren, dost görünen, yüzleri adeta  maskeli tiplere acır mısınız, aldandığınıza mı yanarsınız, aldatıldığınıza mı?

* Dost sandığınız kişileri gerçek yüzleriyle tanıdığınızda hayal kırıklığı neden çok büyük olur? Nedenlerle sonuçları birlikte düşünmek çok mu zordur? İnanmak ne kadar gerçekse yıkım da o denli büyük olur.

* Neden bazen suçu kendimizde aramayız? Zamanında batırılan iğnelerden canınız yanmadıysa ya da tepki göstermediyseniz çuvaldıza itiraz etmemek gerekir.

* Gerçeklerin anlaşılıp su yüzüne çıkması için kaç yıl gerekir? O süre içinde kim ölür, kim kalır, kim kazanır, kim kaybeder? 

* Stres, endişe, kaygı, korku, sıkıntı ve üzüntüler, birikimler dışa atılamayınca bedende ne tür hastalıklara neden olur? Ruhsal birikimler hangi organlardan kaç yılda toplanabilir? Kişisel sağlık, toplum sağlığıyla ne kadar bağlantılıdır?

Makbule ABALI-Emekli Eğitimci

15 Ocak 2026 İzmir- Urla




16 yorum:

  1. Adsız1/15/2026

    Çok güzel yaşamın püf noktalarını dokunuyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Toplumsal ve bireysel sıkıntılarımızı dile getirmeye çalıştım.

      Sil
  2. kaleminize gönlünüze yüreğinize güç kuvvet versin sağlık sıhhat versin inşallah hocam Yüce Allah a emanet olun hayırlı huzurlu günler SAYGILAR

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel dileklerinize , iyi düşüncelerinize çok teşekkür ederim Sayın S. Deviren.
      Aydınlık bir gelecek diliyorum hepimiz için.

      Sil
  3. Adsız1/15/2026

    Ne güzel tespitler öğretmenim, kaleminize,yüreğinize sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Umutlu beklentilerimizin, iyi dileklerimizin gerçekleşmesi hayaliyle.

      Sil
  4. Merhabalar.
    Makbule Öğretmenim, öyle bir yazı hazırlamışsınız ki, sorulu cümlelerin her biri üzerine sayfalar dolusu yorum yazsak yine de altından kalkamayız.

    Efendim iki kişi arasındaki suç ve kabahat asla tek taraflı değildir. Biz bu durumda "ok da da var, yay da da var!" deriz. Yani ok da kabahatli, yay da kabahatli.

    Efendim, bazen değil, her zaman, kabahatliyi ya da kabahati ararken önce kendimizden başlamalıyız.

    Bir başka konu da ben ilave etmek istiyorum. Efendim, karşımdaki insanı eleştirmekten korkuyorum, çünkü eleştiriyi saldırı kabul ediyorlar. Efendim, bazı konulara itiraz etmeye korkuyorum, çünkü itirazı saygısızlık addediyorlar. Efendim, farklılığımı ortaya koymaktan da korkuyorum, çünkü farklılığı da düşmanlık olarak algılıyorlar. Velhasılkelam; eleştiri, itiraz ve farklılıklarımızı ortaya koymaya çekiniyoruz.

    Stres, endişe, kaygı, korku, sıkıntı ve üzüntü gibi negatif birikimler, dışarı atılamayınca tüm bedene, yani tüm organlarımıza zarar veriyor. Bu saydığımız negatif birikimlerden uzak kalmamız da mümkün değil. Örneğin yukarıda saydığımız negatif birikimlerden biri ile boğuştuğum zaman, "tebdili mekanda ferahlık vardır" derler. Ben bir günlüğüne de olsa, bir yer değişikliği yapar ve negatif birikimden kurtulurum. Paylaşmak da insanı rahatlarır ama, kesin çözüm tebdili mekandır. Tebdili mekanda hayır vardır, ferahlık vardır. İsterseniz bir deneyin, ne kadar yararlı olduğuna şahit olacaksınız.
    Selam ve muhabbetle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar.
      Emek ve zaman harcayarak , ayrıntılara inerek yazdığınız geri bildirime çok teşekkür ederim Recep Bey.
      Özellikle 4. paragraftaki düşünce ve görüşlerinize yürekten katılıyorum. Doğrusu ben de çekinmekle beraber her zaman inandığım doğruları belli bir üslup çerçevesinde savunmayı ve dile getirmeyi yeğledim.
      Bu yüzden bazı yakınlarımız kırılsalar da yaşarken doğruya ulaşanlar oldu.
      Özür dilemeyi, yanılmışım demeyi, adil davranmayı, hak-hukuk gözetmeyi unutan bir toplum olduk. Arkadan konuşup gerçek düşüncemizi dile getirmekten çekiniyoruz. Çıkar ilişkileri yüzünden kim haklı, kim haksız, kim suçlu, kim suçsuz, gerçek düşünceler dile gelmiyor.
      Birikimler bilinç altına yüklendiği için id'ler (iltihaplı hastalıklar) oluşuyor. Açıklanamayan her hastalık psikolojik olarak adlandırılıyor. Romatoid, sistit, tiroid , artrid vb. hastalıklar , aşırı kaygı , endişe, korku, stres kaynaklı.
      Haklısınız 3 günlük bir mekân değişikliği bile çok yararlı olabiliyor. Ama toplumda kaç kişi bu imkândan yararlanabilir?
      Değerli görüşlerinize, katkınıza çok teşekkür ederim.
      Esenlikler diliyorum.
      Saygılarımla.

      Sil
  5. Adsız1/15/2026

    💗🌹🌟

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de sevgilerimi, iyi ve güzel dileklerimi iletiyorum.
      Teşekkürler.

      Sil
  6. sondaki stres ile ilgili sözcükler çok doğru ve çok yaygın çevremizde :) kalp hastalıklarına yol açıyor galiba en çok :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ruhsal sıkıntı ve üzüntüler sadece kalp hastalıklarının değil, tüm dünyada pek çok hastalığın artmasına neden oldu Derin.
      Psikiyatri ihtisası yapmak isteyen doktorlar çoğaldı. TUS'da (Tıpta Uzmanlık Sınavı) bazı branşlarda istekler azaldı. Fakültelerin Psikoloji bölümüne talepler çoğaldı.
      Bazı gerçekler kalplerimizin daha hızlı çarpmasına neden oluyor, haklısın.

      Sil
  7. Kişi toplumdan izole yaşayamıyor. Toplumsal gerçeklikler kendi gerçekliklerimizle bir şekilde bir araya geliyor.
    Diğer tespitlerinizde iyi bir gözlemcinin gözlemlerini yansıtıyor... Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle değerli arkadaşım, dünyanın her yerinde bireyler içinde yaşadıkları toplumun değişim ve gelişimlerinden etkileniyorlar. Kişisel farkındalıklar toplumun etkisinde kalıyor.
      İyi görüşünüze teşekkür ederim. Esenlikler diliyorum.

      Sil
    2. Adsız1/25/2026

      Tespitleriniz çok doğru. Her paragraf ayrı bir yazı ve tartışma konusu olabilir. Kaleminiz daim olsun.

      Sil
    3. Görüşünüze teşekkür ederim. Keşke olabilse. Hırçın bir şekilde tartışmadan görüş alışverişi yapabilsek. Özellikle çocuklar ve gençler karşısındakini aşağılamadan, incitmeden mantık çerçevesinde fikirlerle tartışmayı öğrenebilseler. Öğretebilsek...
      "Yazmak yaşamak" ise, yazdıkça nefes aldığımı hissediyorum. Teşekkürler.

      Sil