İçimizdeki çocukla hepimiz zaman zaman konuşuruz. Kah gülümseriz, geçmişe kısa bir yolculuk yaptığımız zamanlardır bunlar. Bazen öfkelenir içimizdeki çocuk; Kızar, söylenir, hoşuna gitmeyen şeylere tepki gösterir. Tıpkı çocuklar gibi sevgisi de, öfkesi de içtendir, anlıktır.
Çocuklar kimseden çekinmeden kızdığı kişinin yüzüne karşı söyler kızgınlığını. Severse, hoşlanırsa boynuna sarılır, kucaklar, öper. İçtendir kucaklaması da, bağırması da. Düşüncelerini düşünce süzgecinden geçirmeden sıralar. Pişmanlık duymaz, kendini suçlamaz. Güler yüze güvenir, ilgilenilmezse alınır. Hayaller kurar, bazen gerçekleşmeyeceğini bilse de. Çiçekler, ağaçlar, kuşlar, böcekler hep can dostudur. Yüreği uçurtmalarla havalanır gökyüzüne, salıncaklarla sallanır yeryüzünde...
Farklıdır çocuklar,,, Sakin bir ses tonu onu rahatlatır, yüksek ses rahatsız eder. Ona değer verirseniz o da sizi özler ve arar. Ve gün gelir, biz nasıl büyüdüklerini anlamadan büyür çocuklar. Sevgi ve güven ortamında büyüyen çocuklar daha rahattırlar. Kendisiyle barışık ise çevresiyle de sağlıklı ilişkiler kurar. Dünyaya aydınlık bir pencereden bakar. Korkutulan, ürkütülen, aşağılanan çocuklar ise içinde nefret, kin, öfke tohumlarını büyütür. İçindeki öfkeyi çevresine yöneltebilir.
Çocuklar; İyi ki varlar... Dünya çocuklarla güzel, dünya çocuklarla aydınlık, dünya çocuklarla mutlu...
"Bayram" en çok çocuklara yakışıyor. Asıl coşkuyla kutlanması gereken bayram onların bayramı. Bu bayramın dünyada ilk ve tek olma özelliği var.
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün çocuklara armağan ettiği,
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız kutlu olsun sevgili çocuklar...

