Yılın 10. ayının da bitmesine çok az bir süre kaldı. 3 gün sonra Ekim Ayını da tamamlayacağız. Çevrenize gören gözler, duyan kulaklarla baktığınızda kayda değer o kadar çok şey var ki. Yeter ki olan biteni doğru açıdan, çok yönlü olarak değerlendirelim, iyiyi-kötüyü ayırt ederek, algılarımızı anlamlandırarak gerçek bulgulara ulaşabilelim.
Elbette her şey bir anda olup bitmiyor. Sezemediğimiz, duyup göremediğimiz, anlayıp, algılayamadığımız, yorumlayamadığımız nice şey yaşanıyor dünyamızda. Bilim insanları, "Zekâ bir uyum yeteneğidir." diyor. Oysa üstün zekâlı bireyler bile bu karmakarışık dünyada uyum sorunları yaşayabiliyorlar. Belki en rahat insanlar; etliye-sütlüye karışmayan, "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın." diyebilen, vurdumduymaz, "Gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım." görüşünde olan kişiler...
Bazıları, "Bütün mesele, iyimser ya da karamsar olmakta" deseler de insan robot değil ki! Her şeye aklı ermiyor. "Akıllı telefonlar aklımı başımdan aldı." diyenler bir de telefonlara dadanan "virüslerle" uğraşmak zorunda olunca hepten akıl tutulmasına yakalanıyor. Yüksek teknoloji çağında, zekânın bile yapayı ülkelerin hizmetine sunulmuşken, bu kez "amaçlar" tartışmaya açılıyor. İyi ile kötü, her yerde güç savunmasına girişiyor. İzleyenler şaşkın; Kim iyi, kim kötü, hangisi gerçek, hangisi yalan, kim haklı, kim haksız, kim gerçekçi, kim yalancı...?
Kafamız böylesine karışmışken, başladığımız her iş de sekteye uğruyor. Normalle anormali ayırt edemez olduk. Belki huzurun yolu, dünya işleriyle uğraşmaktan vazgeçip, sakin bir "Huzur köşesi" bulup eskilerin deyişiyle tefekküre dalmak. Ancak ruhsal ihtiyaçlar kadar fizyolojik ihtiyaçlar da doyuma ulaşmak istiyor. Maddi olanaklar elvermediği sürece "Uyum" söz konusu olabilir mi...? Yaşam; labirent gibi dolambaçlı yollarla çevrilirse "Mutlu son" ancak hayallerde gerçekleşebiliyor.
Yüzyıllardır değişmeyen bir gerçek var; Yeryüzünde "düşünebilen ve konuşabilen, akıl yürütebilen tek canlı" olarak İNSAN, varlığını kanıtlayabilmek için tüm engellere rağmen UMUT ederek, çabalayarak, sağlıklı kalmaya çalışarak, "Başardım." demenin hazzına ulaşabilmelidir.
Makbule ABALI- Eğitimci
28 Ekim 2026 Türkiye
































