Sayfalar

toplumsal değişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
toplumsal değişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kasım 08, 2017

HOŞGÖRÜ...



Son yıllarda "hoşgörü" sözcüğünü çok kullanır olduk. Ama ne yazık, davranışlarımıza doğru biçimde yansıtamıyoruz. Çabuk sinirlenen, alıngan,her an tartışmaya hatta kavgaya hazır ne çok birey var aramızda. Daha gürültülü, daha bencil, daha merhametsiz bir toplum haline dönüştük.Neden saygı ve sevginin, vefanın, dostluğun, insanlığın yerine başka kavramları yerleştirdik? Değerlerimiz altüst oldu.

Bu değişim toplumun tüm yaşamına yansıdı. Televizyonda hiçbir diziyi sonuna kadar izleyemiyorum. Başlayıp yarım bıraktıklarım var. Bazen "senaryo keşke şöyle yazılsaydı" dediklerim oldu. Bir zamanlar merakla, keyifle izlediğimiz yerli yapımlar vardı. Gençlere "rol model" olabilecek kişilikler canlandırılırdı. 

Kavga, çatışma sahnelerinde gerçekmiş gibi rahatsız oluyoruz. Bazen acaba diyorum toplum değiştikçe, şiddete yönelik eylemler çoğaldıkça filmler, diziler de mi onlara uyuyor? Hep "Halk öyle istiyor." denmiyor mu? Kabalık, bencillik, hilebazlık, yalancılık üst düzeyde.

Oysa bizim insanımız böyle değildi. Daha vefalı, daha insancıl, merhametli, hatırlı, güzel insanlardı. Sanki kin ve nefretle, yalanla kuşatılmış insanlar yetiştiriyoruz adeta. Nerede hata yaptık? Ekonomik sıkıntılar yuvaları yıkarken insanlar da bölündü. Çocuklar parçalanmış ailelerde çaresizlik içinde nerede duracaklarını bilemediler.

Eğitimde yanlışları düzeltmek isterken doğruları da kaybettik. Yıllar eksikleri gideremedi. Hatalarla, yanılgılarla savaştık, yenildik. Sanki şimdilerde normalle anormal yer değiştirdi. Yolda bulduğu parayı teslim eden kişi alkışlanıyor, ödüllendiriliyor. Haklı olarak" Ben bir şey yapmadım ki, doğrusu buydu" diyor.

TV.' de yarışma programlarının sayısı 2-3 taneyi geçmezken evlenme programları veya ülke çapında dedikodu programları sayılamayacak kadar çok. Sanata bakış açısı en hoşgörüsüz biçimde sürüyor. Öte yandan acımasızca insanlar, hayvanlar katlediliyor. 

Bir zamanlar masallar mutlu son'la biterken "hoşgörü" diye bir değerimiz de vardı. Karşılıklı kusurları hoş görmeyi bilirdik. Küçükleri, yaşlıları, tecrübesiz insanları, hastaları, zayıfları hoş görmek gerektiğine inanırdık. Çok farklı davranışta olanları mahcup etmek, utandırmak aklımıza gelirdi bazen. Utanmak insana özgüydü. Yüz kızarması diye bir davranış biçimi vardı.

Hoşgörülerimiz tavan yapsa; sevgi, saygı, anlayış, merhamet, vefa, insanlık da biraz kıpırdanıp yer değiştirir miydi acaba?