Bu Blogda Ara
5 Eyl 2015
KUŞLARLA GÖÇMEK YA DA SULARDA YOK OLMAK...
Rüya gibiydi; Evde küçücük yatağında olduğunu sandı bir an.
Oyuncak ayısı da yanıbaşında sanki. Ama değillerdi... Henüz küçücüktü. İlk kez denizde yolculuk yapacaklardı.
İlk gördüğünde bot gözüne nasıl da büyük görünmüştü.
Telaşla herkes binmişti. Ama nasıl indiklerini hiç hatırlamıyordu. Binerken herkes nasıl da neşeliydi.
"Kurtuluyoruz , kurtuluyoruz diye bağıranlar bile vardı.
Güneş yakıcıydı. Sular serindi. Ama içme suyu yoktu.
Susamıştı, acıkmıştı da. Ama artık kıyıdan çok uzaktaydılar. Birden çığlıkları duydu. Önce yatağından düştüğünü sandı, korktu. Annesine seslendi, cevap alamadı...
Oysa bot batmak üzereydi.Anne babasının eline uzandı, bulamadı.Herkes birbirini itmeye çalışıyordu.Abisi neredeydi...? Birden kendini denizde, soğuk suların içinde buldu. Babasının giydirdiği can yeleği üstünde değildi. Ama su üstünde sırtüstü kalmayı öğrenmişti.
Güneşin parlak ışıklarını yüzünde hissetti. Dalgalar yavaş yavaş üstünden aşıyordu. Annesinin masal gibi anlattığı gidecekleri yeri hayal etti önce... Gülümsedi.
Evleri olacaktı. Babasının işi olacaktı,
Gökyüzünde güneş iyice yakmaya başlamıştı. Gözlerinin kapanmasına engel olamıyordu.Gözlerini kapattı ,tekrar açtı. Gözleri kamaştı; Belki yüzlerce uçurtma vardı gökyüzünde. Balonlar, kuşlar sanki hepsi birlikte havalanmışlardı.Sonra hepsi yavaş yavaş yere indi. Elini uzattı ama tutamadı.Vücudu ağırlaşmıştı. Dalgalar onu sahile attı. Sahilde hareketsiz yatıyordu. Ellerini göğe uzatmak istedi son bir kez. Kaldıramadı...
Rengarenk Balonlar, uçurtmalar gökyüzünü kaplamıştı. Üstünden kuşlar uçuyordu. Kuşlara el salladı ve sonsuz bir uykuya daldı. Belki de güzel bir rüya... Yüzünde belli belirsiz bir gülümsemeyle ayağında botları, kırmızı giysisiyle, 3.5 yaşında küçücük yorgun bedeniyle bir çocuk, dünyanın karmaşasına aldırmadan sahilde uyuyordu...
Artık kaçmayacaklardı...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
İyi ki yazıda "O" fotoğrafı kullanmamışsınız.
YanıtlaSilÇarpıcı bir fotoğraftı ama duygusallığa düşmeden gerçekleri değerlendirmekte yarar var.
SilSavaşlardan en çok çocuklar etkileniyor,
oldukça içten olmuş yazınız kaleminize sağlık..
YanıtlaSil. Olaydan çok etkilendim, çok duygulanarak yazdım.
SilTeşekkürler.
sayfanıza geldiğimde huzur buluyorum ve her gün bekliyorum yeni yazılarınızı.
Siliyi ki varsınız uzaktan da olsa kelimelerinizdeki derinliği hissedebilmek ve insanca yaşamaya dair.
teşekkür ederim..
O kadar güzel ve içten bir deyiş ki bu cümleler hem insanı mutlu ediyor hem motive ediyor. Yazmayı gerçekten çok seviyorum. Ama sanırım yazarken hep bu sözlerinizi hatırlayacağım.
Silİnceliğinize çok teşekkür ederim.
Ne güzel ''o'' olmuşsunuz...
YanıtlaSilHerkes bu empatik hisle dolsa, kim cesaret edebilirdi bir daha çatışmalara, savaşlara...
Empati gerçekten çok önemli bir duygu. Aynı duyguları paylaşmak, kendini onun yerine koymak.
SilSavaşlar öyle acımasızca sürüyor ki sesler duyulmuyor, yüzler görülmüyor...
Sevgiler.
Ne bileyim ya.. Nasıl oluyor da hala dönüyor dünya? Nasıl oluyor da başımıza yıkılmıyor? Ne kadar kirlettik ne kadar bozduk her şeyi. Buralara vardırdık işte. Orada olduklarını, öldüklerini zaten bilmiyor muyduk sanki? Biliyorduk. Susuyorduk ve hala susuyoruz. Kıyıdaki bebek cesedine rağmen...
YanıtlaSilSuça ortaklık edenler de hiç konuşmayan, hiç görmeyenler değil mıdır? Savaşlar dünyanın acımasız ve kirli yanı. Merhametsiz bir dünyada çöplerin ortasında sadece dönük gözlerle izleyenler var. Bu ayıp hepimizin...
SilO çocuğun etkisindeyim halen. Ah sevgili öğretmenim ahh.
YanıtlaSilHepimizin canı yandı. Daha göreceği yaşayacağı ne çok şey vardı. Kısacık bir hayat noktalandı.
Silah o masum çocuklar..
YanıtlaSilOlanlardan habersiz, saf ve masum çocuklar...
SilMilyonlarca insan öldü, ölüyor!.. ama o bir tek kare fotoğraf, fotoğrafın etkileyici gücü ile insanlar ancak farkına varabiliyor; savaşın ne acımasız bir şey olduğunu!. Ne acımasız bir dünyadayız..ve ne çok umarsız!..
YanıtlaSilVe siz... yine son derece duygu yüklü ve hüzünlü bir öyküye dönüştürmüşsünüz bu insanlık dramını...kaleminize, derinden hisseden yüreğinize sağlık Makbule Hanım...Teşekkür ederim.
21. yüzyıl dünyası ne yazık böyle. Bir imaj dünyası. Görüntü ne denli ustaca sunulursa. O kadar etkileyici oluyor. Hiroşima, Çernobil ve diğer radyasyon kazalarında da tek bir fotoğraf karesi hafızalara kazındı. Belleklerimiz zayıf, unutuyoruz.
YanıtlaSilGüzel ve yönlendirici yorumunuza çok teşekkür ederim. Çok incesiniz.