Sayfalar

cezaevlerinde çocuklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cezaevlerinde çocuklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Nisan 25, 2015

İÇERİDEKİ KÜÇÜK KONUK...




"Beni buraya ilk getirdiklerinde çok korktum. Tam karşımda şişman bir teyze; Kırmızı şapkalı kızın masaldaki anneannesi  sanki. Gözünde kocaman gözlükleri, boynunda tülbenti.  Ama sonra kötü kalpli olmadığını anladım. Sanki bütün masal kahramanları oradaydı. Sonra hepsi arkadaşım oldu." 

"Annemle beraber içeride 8 kişi vardı. Bir de ben 8.5 onlar beni yarım sayıyorlardı. Onlara göre ben konuk, onlar ev sahibi... Hepsi beni çok seviyordu. Öğleden sonraları ben okuluma-kreşe gidip gene dönüyordum."

"Ben neden buradayım" diye soruyordum kendi kendime. Çünkü annem burada. O neredeyse ben de orada. Annem bensiz yapamaz. Mahalledeki arkadaşlarım: "Sen ne suç işledin ki içeridesin?" diyorlar. Ben suçlu değilim. Ben sadece annesine düşkün bir çocuk. O uğursuz gün olmasaydı-annem öyle diyor- ikimiz de burada olmayacaktık..."

"Komşuların bile duyduğu büyük kavga, babamın anneme vurması, benim bağırmam, ağlamam ve annemin masanın üstündeki büyük bıçağı kapması... Her şey bir anda oldu. Hastanede gözümü açtım önce...Sonra tutuk evindeydik."  

"Burada gündüzler geçiyordu da geceler uzundu. Annem sık sık bağırarak uyanırdı. Diğerlerinden konuşanlar, sayıklayanlar olurdu. Bazen sessiz sessiz ağlayanları duyardım, bazen de fotoğraflara bakıp iç çekenleri. Sabah olunca sevinirdim. Bebeğim hep yanımdaydı. Onunla konuşurdum en çok. Günleri sayardık. Çıkınca neler yapacağımızı anlatırdım ona. Sanki o da sevinirdi, ya da bana öyle gelirdi."

"Mahalledeki arkadaşlarımla oynamayı çok özledim. Salıncak,kaydırak, bisiklet... Sayı saymayı ben burada öğrendim.  Herkes gün sayıyordu; Bir gün geçti, bir çizgi, bir gün daha- bir çizgi daha... 6. yaş doğum günümü burada kutladık. İçerideki en genç abla-Yeter Abla- bisküvilerden bir pasta yaptı. "Sıla bir dilek tut" dediler." Annem hep mutlu olsun dedim . Başka ne dileğim olur ki?" 

"Dışarıda bahar var. Kuş sesleri, kokular baharı müjdeliyor. Ama ben içeriden değil de, annemin elinden tutarak onları dışarıdan izlemek isterdim. Kuşlara yem verirdik. Kırda piknik yapıp çiçek toplardım. İçeride oyun gibi yapıyorum, oynuyorum ama içerisi dışarısı gibi değil ki... Dışarıda güneş var, içerisi yarı aydınlık. Mağara gibi sanki..."

"Pencereden ta uzaklarda bir nehir görülüyor. Nehirde kuşlar... Keşke bir sal veya sandal olsa o nehirde. Akıp gitsem çok uzaklara. Annem beni bulmaya gelir nasıl olsa. Gelir değil mi? Nehrin üzerinde bir tahta köprü olsa , karşıya geçsem yavaş yavaş. Çimenlere bassam, yemyeşil çimenlere... Sonra o çimenlerde koşsam... koşsam...yorulsam, uzansam upuzun.  Gökyüzünde güneş ısıtsa beni, sarsa, kucaklasa annem gibi...
Gözümü kırpsam ona, el sallasam eski bir arkadaşım gibi..."









"Tüm çocukların daha iyi koşullarda yaşaması dileğiyle...)