19 Ağu 2015

HAYAL Mİ GERÇEK Mİ...?



Yüreğinde bin bir bombanın patladığı o anı hayatı boyunca unutamayacaktı. Kanını donduran o kötü haberi aldığı an. Nasıl ayakta kalabilmişti şimdi bile şaşırıyordu. Her sözcük beyninde yankılanıyordu. 
Sesler birbirine karışıyor, karmaşık bir yumak olup tekrar yuvarlanıyor, bir gülle olup başına çarpıyordu. Henüz 5 yaşındaki kızı içeride uyuyordu. Babasına nasıl düşkün olduğunu düşündü, sırtından soğuk terler aktı.


Aynı anda mantıklı düşünemediğini, muhakeme yapamadığını da fark etti. Son 6 yıl bir sinema filmi gibi gözünün önünden akıp gitti. Bu kez de düşüncelerinin hızını engelleyemiyordu. O anda o bitkin ve perişan haliyle ağlayamadığını fark etti. Ta yüreğinde duyduğu dayanılmaz bir acıydı bu. Büyük bir şok geçirmişti. 
Vücudu ağrılar içindeydi. Bacakları tutmuyordu sanki.

Komşular teselli etmeye çalışıyorlardı... Duymuyordu. Yalnızca bir ara "kime haber verelim?" dediklerini duydu. "Ben haber aldım ya..." dedi. Kendi sesine bile yabancıydı.Oysa haber verilecekler vardı. Ama aklında ne bir adres ne bir telefon numarası vardı. "Bu dünyada yapayalnız kaldım" diye düşündü. Yapayalnız, kimsesiz, sevgisiz, ilgisiz... Yapayalnız..." 

O gece kabus gibiydi. Koca bir vadi, üstüne gelen ağır silahlar. Kızı eteğinden tutmuş, bırakmıyor. Makinalı tüfekler ışık, kan ve ölüm kusuyor. Elleriyle engel olmaya çalışıyor, başaramıyor. Eşini bulmak için var gücüyle hiç durmadan koşuyor...koşuyor...Bir uçurumun kenarında duruyor. Eşi uçurumun dibinde, el sallıyor. Kan ter içinde uyanıyor.Henüz gün ağarmamış. Aynı anda kızı da ağlayarak uyanıyor. O da bir başka rüyanın etkisinde. Sarılarak birlikte ağlıyorlar...

Hayatında ilk kez bineceği uçağa eşinin cenazesiyle bineceği hiç aklına gelir mıydı? Bu, kızının da ilk uçak yolculuğu. Uçakta hep suskun,  bir ara soruyor: " Anne babam gökyüzüne gitti diyordun, şimdi onun yanına mı gidiyoruz ?"  İşte o an sözün bittiği an. Gözyaşları bir sel olup akıyor yanaklarından...

Yeryüzünün kötü yazgısı bu. İnsan insanı yok ediyor. Acımasızca, merhametsizce, hiç tanımadan, düşmanca.
Cenaze töreni memleketlerinde. Ne çok insan toplanmış.Ama o hiçbirini görmüyor, tanımıyor, yüzleri fark etmiyor bile. Gözü bayrağa sarılı tabutun  üzerinde.
İçindekini, sevdiğini düşünüyor. Sanki güler yüzüyle ansızın kalkacak, onları kucaklamaya gelecek. Sevgili biricik kızı ve sevdalısı can yoldaşını... Ama yok böyle bir mucize.

Hiç tanımadığı insanlar onlar adına anlayamadığı şekilde konuşuyorlar.Dakikalarca... Oysa onun gözünün önünde kan revan içinde  eşi, uçuşan mermiler, patlayan mayınlar ve babasına el sallayan küçük kızı var...
Hayal mi, gerçek mi...? 





.


18 yorum:

  1. Söylediğiniz gibi yer yüzünün kötü yazgısı bu..
    Keşke..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senaryolar savaşlar ve ölümler üzerine yazılmış. Kim bu gidişe dur diyecek?

      Sil
  2. Ateş düştüğü yeri yakıyor maalesef.
    Aslında toplumu da içine alıyor o ateş farkında değiliz.
    Her ölüm erken ölümdür.
    Hele bir de kalleş bir merminin ucunda olmuşsa.
    Haince tuzaklanmış bir mayının patlamasında olmuşsa.
    Geride kalanların feryatları ayyuka çıkar.
    Saatler öncesinde "ben iyiyim" dediği yakınları "şehit oldu başınız sağ olsun" haberini almışsa.
    Ölüm acıdır.
    Babasını, sevgilisini, eşini, oğlunu, göz bebeği gibi koruduğu biricik evladını teröre kurban verenlerin yüreğinin yangını nasıl biter ki?
    Acı üstüne acı.
    Koca bedenler kara toprağa düşüyor bir bir.
    Emperyalizmin iç ve dış işbirlikçileri iş başında.
    Sevr'i nasıl hortlatırız peşindeler.
    Akan kan, akan gözyaşı, tükenen umutlar umurların da değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ateş alev alev... Ne çok can yanıyor.Yaşamla ölüm arasında ince bir çizgi.Sevdiklerini koruyamamanın acısı. Cenazelerde birlikte umutlar da gömülüyor birer birer.
      Asıl sorumlu olması gerekenler neredeler...?

      Sil
  3. offf ya bizim ülke ye bi yandan ekonomik kriz bir yandan terör.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzun süre sıkıntı çekmek insana acı veriyor, sıkıntıya sokuyor. İnsanın çok çeşitli beklentileri, hayalleri, umutları olabilir elbette. Ölümlerin sona ermesi en içten dileğimiz.

      Sil
  4. Okurken bile yüreğim sıkıştı. Dayanamadım. Allah kalanlarına sabır versin. Mekanları cennetin en güzel köşesi olsun inşallah.

    YanıtlaSil
  5. Haberlerden sonra kafamda öyle ćok insan öyküsü oluşuyor ki. Her olayın ardında acı var, hüzün var. Uzun insan öyküleri var. Duygularımı bir öykünün içinde anlatmaya çalıştım.

    YanıtlaSil
  6. kötü yazgı denen şey bu olsa gerek

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umulmadık zamanda, umulmadık biçimde, silinmez izler bırakarak...

      Sil
  7. çok derinden etkiliyor yaşananlar..
    bitmeyen bir huzur diliyorum ülkem için..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, öylesine özledik ki huzurlu günleri.Yıllardır ne acılar çekti bu ülke.

      Sil
  8. Tarifi tanımsiz bir acı bu sevgili öğretmenim ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her yeni ölüm haberini duyduğumda ben de kahroluyorum. Öyle bir günde içinden geçenlerle yazıldı bu öykü. Dileriz başka acılar yaşanmasın...

      Sil
  9. şu son zamanlarda yaşanılanlar çok acı. Yok yere o yavrular yetim kalıyor. Bi bitemedi şu terör

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özellikle Anadolu'da büyük acılar çeken öyle çok aile var ki..Çocuklar babalarını ,kadınlar kocalarını arıyorlar.Dileriz akan kan artık bitsin.

      Sil
  10. Yeni paylaşımlarınızı özledim :)
    Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaylada internet bağlantısı çok sağlıklı değil. Tabletle yazmaya alışamadım. Yazım yanlışları beni çok rahatsız ediyor. Bir yorum ya hiç çıkmıyor, gönderilene ulaşmıyor ya da 2-3 kez yayınlanıyor.
      Ama bu çağrı bana güç verdi.Bu düşünceli davranışa çok teşekkür ederim. Sevgiler...

      Sil