Sayfalar

Kasım 03, 2026

KASIM AYINI KARŞILARKEN...

 

Sonbahar mevsiminin son ayı Kasım da takvimlerde yerini buldu. Kasım ayı bana hep hüzün verir. Oysa günlerin, ayların anlamlarını biz yüklüyoruz. Derin düşündüğümüzde tüm duygularımızın çıkış noktası bilincimiz, bilinçaltımız. Yaşadığımız anların, anıların bunda payı büyük elbette. 

Günlerdir beklenen yağmurlar Kasım başında yoğunluğunu arttırdı. Her yer toza, kire bürünmüşken yağmur bahar temizliği yaparcasına işe koyuldu. Yağmur sonrası toprak kokusu ciğerlerimize, oksijen tüpü bağlanmış hasta ferahlığı yaşattı. Her yörede aynı olmamıştır ama buralarda yağmur alıştıra alıştıra kendini gösterdi. Önce usul usul yağdı; inceden inceden, nazlı nazlı dağıldı. 

Ormanlık bir alanda yaşıyoruz. Ağacın olduğu yerde kuş sesleri de eksik olmuyor. Yağmur çok şiddetli yağınca yuvasız kuşlar nereye gider, düşünür kaygılanırım çoğu zaman. Ya insanlar...? Evsizler ıslak park banklarında mı sabahlarlar? Korunaklı yerlerde barınan canlılar dünyanın bir başka köşesindeki yardıma muhtaç ötekileri de aklından geçirir mi acaba? Dünya giderek bencilleşiyor. Çocuk oyunlarını izlerken veya çocuk masallarını dinlerken çok şeyden haberdar oluyoruz.

Eskiden yazmaya başlamadan önce taslak hazırlar ya da müsvedde yapardım. Türkçe, edebiyat derslerinde öğrendiğimiz gibi başlangıç-gelişme-sonuç bölümlerine dikkat ederdim. Neden bilmem, son zamanlarda yazı beni alıp sürüklüyor adeta. Söylemek istediklerimi bir çırpıda aktaramıyorum. Yaş aldıkça birikimlerimiz artıyor, haksızlıklara karşı tepkilerimiz farklılaşıyor, havadan nem kapıyoruz galiba. Küçücük parçacıklar derin düşüncelere sürüklüyor insanı. Ayakta kalabilmek için dengeyi sağlamak önemli! 

Yaşlılıkta hastalıklar zayıf noktamız. Hassas terazide dengeler değişince ilk vurgunu sağlıktan yiyoruz. Aslında Kasım ayını sağlığa ayırmıştım. Ancak kaygılı, tahammülsüz insanların giderek çoğaldığı dünyamızda olumsuz konularla kimseyi üzmemek istedim. Ama "paylaşmak güzeldir." Çizmenin sınırını aşmadan derdi eskiler. Ne zaman, nerede, nasıl davranacağını , ne söz söyleyeceğini bilmek anlamında.

Bulunduğumuz bölgede iki gündür önceden hiçbir açıklama yapmadan elektrikler kesilince hayat da kesintiye uğradı. Uzun süre İnternet bağlantımız yoktu. O karmaşada "akıllı telefonlar" aklımızı başımızdan alıyor. Her vesileyle "kalite kontrolü" sözü edilse de, öyle zamanlarda "çaresiz insan" kendini yüksek teknoloji kurbanı gibi hissediyor.  

 "Plansızlık, dirayetsizlik, denetimsizlik ve umursamazlık" her şeyi allak bullak ediyor. Söz uçar yazı kalır dense de bazen fotoğrafları konuşturmak daha geçerli oluyor. Kasım Ayını karşılarken, iyi ki her şeye rağmen "umut" hep yanı başımızda. Vefalı bir dost, sadık bir arkadaş, çıkarsız ilişkiler gibi sağlam. İyi ki onurlu, saygın, güvenilir insanlar halâ var. Bozuk para gibi harcadığımız değerler, onların sayesinde henüz tükenmedi. 

Makbule ABALI-Eğitimci 

3 Kasım 2026 Türkiye