Bu Blogda Ara

4 Kas 2023

JAPON KÜLTÜRÜNE BİR BAKIŞ (BCP- Ekim Ayı )

 


Blogları Canlandırma Projesi (BCP) : önceden belirlenen temalara  göre, her ayın son haftasında seçilen konunun işlenmesi şeklinde bir etkinlik. İsteyen arkadaşlar katılabiliyor. Ekim Ayı teması: "Uzak Doğu Edebiyatı, Manga, Anime, Webtoon" olarak belirlenmiş. Bu ay ilk kez ayın son haftasında katılamadım, geç kaldım. Cumhuriyetimizin 100. yıl etkinlikleri ağır bastı.

Bir Uzak Doğu Ülkesi olarak Japonya ; 40'lı yılların başında ağır, zor bir savaşta büyük kayıplar vermiş, acılar çekmiş bir ülke olarak sonradan çok mücadele etmiş, bugünkü konumuna gelmiş bir dünya devi. Her alanda çok büyük atılımlar yapmış, başarıya ulaşmış bu ülke ve insanlarına hayranlık duymamak mümkün değil. Okuduğum her yeni bilgi o ülke ve insanlarına ilgimi arttırıyor, pekiştiriyor.

Blogları Canlandırma Projesi kapsamında Ekim Ayı Teması olarak Japon Edebiyatından seçtiğim bir şiiri yazacaktım.  Ancak önce, geleneklerine bağlı ama aynı zamanda çağdaş, bilim ve teknolojiden üst düzeyde yararlanan, eğitimde, sanatta, sporda, siyasette, sanayide, tarımda, turizmde büyük başarılara imza atmış,  sağlam karakterli, dürüst, onurlu, saygın insanlar yetiştirmiş bir ülke hakkında kısa bilgiler sunmak istiyorum. Bir ülkenin değer ölçülerini bilmek, o ülkeyi çok yönlü ve derinlemesine tanımayı sağlıyor.

JAPON  ATASÖZLERİNDEN ÖRNEKLER 

* Savaşı bilmeyen barışı da bilmez.

 * Bütün bir süreç boyunca susanın, süreç tamamlanınca konuşmaya hakkı olmaz.

* Senin değilse alma, doğru değilse yapma, gerçek değilse söyleme, bilmiyorsan sus.

* Dürüstlük en iyi siyasettir. 

* Okuduğun her şeye inanacaksan hiç okuma daha iyi. 

* Bilgi, eğer bilge değilsen, eşeğin sırtına verilmiş kitap yükü gibidir.

* Öğretmek öğrenmektir. 

* Kendine usta diyebilmek için önce ustanı geçeceksin, sonra kendini geçecek bir öğrenci yetiştireceksin.

EĞİTİM : 

* Japonya'da okur yazarlık  oranı  % 99 .  Yapılan anketlere göre % 85 öğrenci okulda mutlu.
 
* Öğretmenler öğrencilere ne sorulacağına değil, onları nasıl düşüneceklerine ve nasıl problem çözeceklerini öğrenmeye odaklanırlar. "Yaparak Öğrenme" temel ilkeleri. 

İ* İlkokulda bir öğretmene ortalama25 öğrenci,  ortaöğretimde 18 öğrenci, yükseköğretimde 11 öğrenci düşüyor. Çocukların öncelikle ahlâklı ve erdemli bireyler olarak yetişmeleri isteniyor. 
 
* Zorunlu Eğitim 6 yaşında başlıyor, 9 yıl sürüyor. 6 yıl ilkokul, 3 yıl ortaokul, 3 yıl lise, 4 yıl üniversite. 
* Anaokuluna 3 yaştan itibaren gidilebiliyor. zorunlu değil. Katılım oranı % 100'e yakın.
 
* Eğitim Öğretim Nisan Ayında başlıyor, Mart Ayı sonlarında sona eriyor. Yılda 6kez Veli toplantısı yapılıyor. İngilizce ortaokul ve liselerde zorunlu. Sınıfta kalma yok. 

* Öğrenciler 10 yaşına kadar (4. sınıfa kadar) sınava tabi tutulmazlar. Bu dönemde amaç; öğrencinin karakterinin oturması ve güzel davranışlar geliştirebilmesidir. Öğle yemeği sınıflarda, standart menü ile öğretmenleriyle birlikte yeniyor. 

* Okul çıkışı öğrenciler okulda Spor Kulüplerine katılabiliyorlar. Kulüplerde Geleneksel Japon Kültürü, Japon Sporları, Judo, Kendo  (Japon kılıç ustalığı ),  Sado ( Japon çay seremonisi ), Kado (Japon çiçek aranjmanı ), İkebana (Canlı çiçekleri düzenleme sanatı ) konularında eğitim alabiliyorlar.

* Japonya'da okullarda temizlikçi yok. Öğrenciler kendi sınıflarının temizliğinden sorumlu. 

JAPONYA'DA SANAT VE MİMARİ 

Japonların nezaket ve inceliklerinin, hassasiyetlerinin temelleri bu sanatlarda kendini kanıtlıyor adeta. İlk okuduğumda nasıl da hoşuma gitmişti;
* Kintsugi; Parçalanan ya da kırılan porselen eşyalar altın, gümüş ve platin tozu karışımıyla onarılıyor. Eksik ya da kusurlu olanın gözden çıkarılmaması, kusurların bile kucaklanmasını  ifade ediyor. Eskiye anlam kazandırıyor. 

* İkebana- Canlı çiçekleri düzenleme sanatı. "Kadınların Yolu" anlamına geldiği söyleniyor. Doğanın güzelliğini, canlılığını , çiçeklerin doğal güzelliğini vurgulamayı amaçlıyor. Maddiyat ve maneviyatı dengelemek anlamını da taşıyor. Yaşayan çiçek deniyor. Dikey ikebana stili tabiatın güzelliğini yedi dalla ifade ediyor. Yatay ikebana stili Yaradan, dünya, insan üçlemesini anlatıyor. 

* Japonya'da sakura ağacı yeniden doğuşu simgeliyor. Sakura hem mükemmel güzelliği hem de hızlı ve acımasız ölümü anlatıyor. Mart Ayının ilk günlerinden son kiraz çiçeklerinin döküldüğü Mayısın son günlerine kadar ilkbahar tüm ülkede doğanın ve insanlığın yeniden doğuşunun kutlandığı mevsim olarak kabul görüyor. 

* Japon Mimarisi gösteriş yerine işlevsellik ve amaca önem veren özellikler taşıyor. Görkemli çatıları olan ahşap evler, doğal ışık ve mahremiyetin korunuşu, doğa ile uyum içerisinde olmak tipik özellikleri. Evler genellikle güneye bakıyor. Doğal ışık Japonya'da bir insan hakkı. Yağmurlu bir ülke olması nedeniyle geniş saçaklı, kiremitli çatılar dikkat çekiyor. 


JAPON EDEBİYAT'INDAN BİR ŞİİR :

ANLAR 

Eğer yeniden başlayabilseydim yaşamaya 
İkincisinde daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım,
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,
Çok az şeyi
Ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun bile olmazdı asla. 
Daha çok riske girerdim. 
Seyahat ederdim daha fazla. 
Daha çok güneş doğuşu izler, 
Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim. 
Görmediğim birçok yere giderdim. 
Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye. 
Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine. 
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım. 
Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu. 
Farkında mısınız bilmem, yaşam budur zaten. 
Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın. 
Hiçbir yere yanında su, şemsiye ve paraşüt almadan, 
Gitmeyen insanlardandım ben. 
Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım. 
Eğer yeniden başlayabilseydim, 
İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım. 
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla. 
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır, 
Çocuklarla oynardım , bir şansım olsaydı eğer.
Ama işte 85'indeyim ve biliyorum...
Ölüyorum...

Jorge Luis BORGES 

Eskiden Japonya denince ilk aklıma gelen; Uluslararası yarışmalarda ödül almış bir fotoğraf olurdu. Savaşta acımasızca teknoloji harikası bombalarla bombalanmış şehirlerden yüzünde ve kocaman açılmış gözlerinde dehşet,  korku ifadesiyle, ellerini açmış,  yarı çıplak koşarak kaçmaya çalışan bir kız çocuğu... Savaşların bütün acımasızlığını, yıkımını, korkunçluğunu ortaya koyan bir fotoğraf karesi.
Japonya çok çalışarak, zamanında uygun atılımlar yaparak, insani değerleri öne çıkararak, el birliği, gönül birliği ile bir büyük yenilginin travmalarını atlattı. Bir ülke adeta yeniden yaratıldı, imaj değiştirdi.
Dileriz İNSAN için, İNSANLIK için tüm dünyada yaşanmış gerçekler ışığında iyi örnekler kabul görsün ve uygulansın...

Makbule ABALI- Emekli Eğitimci
 İzmir- Urla-2023



Görseller: İnternet'ten alıntı. 
Kaynaklar: Güvenilir İnternet Kaynakları
Vikipedi, Dergiler, makaleler, araştırmalar
Gezi izlenimleri, Abdülkadir Özbek.
Tüm kaynaklara teşekkürler. M. A
 


 

22 yorum:

  1. Çocukların öncelikle ahlâklı ve erdemli bireyler olarak yetişmeleri isteniyor.
    Keşke bizde de uygulansa.
    Değişik bir tanıtım olmuş,emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Japon Kültürü ve Japonlar hakkında okudukça, derinlemesine düşündükçe zihnimde kalıcı izler bırakmış. Bizim geçmişteki toplum yapımızla da çok büyük benzerlikleri var. Köy Enstitülerini model olarak benimsedikleri, uygulamaya kattıkları bile söyleniyor.
      Okudukça onları takdir ederken, hüzünleniyorum ülkem adına.
      Cumhuriyetin getirdiği yeniliklerden, haklardan yararlanamamışız, yıllar geçtikçe kayıplarımız çoğalmış. İnsan potansiyelimizi iyi yönde kullanmak zorundayız.
      Teşekkürler.

      Sil
  2. Japon yaşamı, kültürü, edebiyatı incelenmekle bitmeyen özelliklere sahip. Gününüz huzur dolu geçsin, günaydınlar Makbule Hanım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Keşke o kadar uzak değil de yakın komşumuz olsaymış Japonya" dedim kendi kendime. Doğruluk, dürüstlük, onur, güven, vefa gibi değerler ancak kalıcı örnekler ve gözlemlerle pekişiyor.
      Sağlıklı, aydınlık günlere.

      Sil
  3. Okul sonrası klüplerin olması, okul hayatında daha fazla sorumluluk almaları çok büyük bir artı. Japon kültürünün en büyük eksisi insanların gerçek duygu ve düşüncelerini ifade etmekten çekinmeleri, hayır diyememeleri. Belki de bu sebepten intihar oranları çok yüksek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocukların kendilerini ifade edebilmeleri, yeteneklerini sergileyebilmeleri açısından sosyal etkinlikler çok önemli gerçekten.
      Japonların duygu ve düşüncelerini beden diliyle, belli ritüellerle, anlattıklarını düşünüyorum. Çay seremonisi, çiçek düzenlemeleri hep bir anlatım tarzı.
      Onurlu ve dürüst, namuslu insanlar görevinde yaptığı basit bir hatayı önce kendisi affetmiyor, kendini ölümle cezalandırıyor. Umursamaz ve boş vermiş insanlar ülkesi olmayı kabullenmiyorlar sanırım.
      Yorumunuza teşekkürler, bu ay BCP kapsamında yazan arkadaşlara yorum eksiğim var sanırım.

      Sil
  4. Blog da bir japon rüzgarı esmiş , mis gibi de çiçek kokuları etrafa yayılmış . bunun kaynağı ne , nerden ve hangi güzel blog yazarından bu misler gibi çiçek kokusu geliyor derken aaaaa bir de baktım çiçekler gibi mis kokulu öğretmenim karşıma çıkıverdi. Ne de güzel oldu ama. Hem benim gibi onu seven okurlarının havasını değiştirdi hem de bu güzel bloğuna çiçeklerle birlikte hoş bir seda bırakmış.
    Misler gibi güzel kokan öğretmenime en güzel sevgilerimle .....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Duymak isteyen duyuyor, anlamak isteyen algıda seçicilik yoluyla anlıyor ve algılıyor sevgili Çağrı. "Farkındalık ve duyarlılık " bu aslında.
      Japonların daha yazamadığım öyle güzel karakter özellikleri var ki. Güzel çiçekler İnternet'ten İkebana düzenlemeleri. İnce bir zevkle, sade ve yalın düzenlemeler gönlümü çeldi benim de. Duygularını böylesi inceliklerle dile getiriyorlar.
      Yorumuna çok teşekkür ederim.

      Sil
  5. eğitimde yaptıkları şaşırtıcı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnanmış, güvenmiş insanlarla çok güzel atılımlar gerçekleştirilebiliyor. Savaştan yenik çıkmış bir ülke harikalar yaratmış ve asıl önemlisi bu çabalar el birliği, güç birliği ile mutlu sona ulaşmış.

      Sil
  6. Çocukları kultur tatili icin japonyaya gondermeyi düşünüyoruz ailecek ilgimizi cekiyor. Yaziniz oldukca cesitli olmus faydali oldu benim adima 👍

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dizilerden pek haberdar değilim. Film de izleyemiyorum. Sonuçta böyle bir paylaşım yapmaya karar verdim. İmkânlarımız daha uygun olsaydı Japonya gezisi ilk tercihim olurdu. Okudukça daha çok benimsiyor insan.
      Çocuklar için çok ilginç bir ülke. Sonra izlenimlerinizi okumak isterim.
      Selam sevgiler.

      Sil
  7. Merhabalar.
    Japonları her şeyleri ile takdir ederim. Japonları severim. Keşke bizler de birazcık Japonlar gibi olabilseydik. Şimdi sırtımız yere gelmezdi.
    Selam ve saygıalrımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar,
      Japonlar benim de çok takdir ettiğim insanlar. Gururlu, onurlu, saygın ve çok çalışkanlar. Aile yaşamları çok mazbut, evleri şatafattan uzak, sade, abartısız. Onca zorluklardan, acı yıllardan sonra refah düzeylerini yükseltmeleri övgüye değer.
      Keşke, toplum içindeki olumsuzluklardan arınabilseydi.
      Yorumunuza çok teşekkür ederim.
      Sağlıklı günler dileyerek selamlar.

      Sil
  8. Eşimle Uzak Doğu kültürünü seviyoruz. Takip ettiğimiz onlarca anime mevcut. Son zamanlarda Kore dramalarını da sevmeye başladık. Paylaştığınız atasözlerine bayıldım. Yalnız öğretmenim paylaştığınız şiir, Japon edebiyatından değil.

    Bourges Arjantinli ama bu şiirin ona değil Don Herold isimli Amerikalı bir karikatüriste ait olduğu iddia ediliyor. Pittburgh Üniversitesi’nden Ivan Almedia’nın “Jorge Luis Borges, Instantes (Anılar) şiirinin yazarı” başlıklı kapsamlı incelemesi, şiirin Borges tarafından yazıldığı iddiasını çürütmüş.

    Ben şuracığa geleneksel Japon şiiri olan bir "Haiku" örneği bırakayım:

    omuzlarında
    ağır yük taşır şiir
    sade, üç satır

    Haikular en yaygın haliyle 3 satır ve 5-7-5 hece sayısı ile yazılır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de Uzak Doğu Kültürünü tanımak gerektiğine inanıyorum.
      Gidenler, tanıyanlar Japonların Korelilerden daha incelikli bir kültüre sahip olduklarını savunuyorlar. Atasözlerinden alacağımız ne çok ders var değil mi?
      Ah, şiir konusunda eleştirinde çok haklısın. Dün kızım da aynı şeyi söylemişti. Amerikan asıllı olabilir mi demiştim. Tabii ki gençlerden öğreneceğimiz, düzelteceğimiz bilgiler olacak.
      Şiirde "daha çok hata yapardım" denmiş ya, sanki o dizeyi doğrulamış gibi oldum!
      Bir şiirle katkıda bulunmak ve de açıklamak ne güzel bir incelik değerli genç meslektaşım. Aydınlanma yolunda meşaleler artık sizlerin ellerinizde.
      Yarınlara umutla, güvenle.

      Sil
  9. Hem böylesine teknolojik gelişmeler gösterip hemde kültürlerini böyle kucaklayabilmeleri ve korumaları bende hep hayranlık uyandırıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de öyle düşünüyorum. Dünya savaşlarında üzerlerine son teknoloji harikası (!) bombalar yağmış. çok büyük kayıplar vermiş bir ülke ayağa kalkmayı becerebilmiş. İnsanın içi yanıyor, bizde Atatürk'ün eşsiz mirasına sahip çıkılamıyor. Çok çalışmak lâzım çok...
      Sevgiyle.

      Sil
  10. Benim de sevdiğim milletlerden biri. Özellikle iş hayatında ahlak,vicdan, görev bilinci oturmuş insanlar. Toplumda kurallara uymaya özen gösteren, insana değer veren bir millet. İnşallah bir gün Japonya’yı yakından gezip görme şansım olur. :)
    Aktardığınız bilgiler için de teşekkür ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Disiplinli bir hayat ve oturmuş bir eğitim sistemiyle. Doğaya, insana, gelenek ve göreneklere saygıyla zoru başarmışlar. Geç evleniyor, geç çocuk sahibi oluyorlar ama evlilikte sadakat ön planda. Şiirleri bile ne kadar sade ve duru.
      O güzel dileğinizin size şans getirmesini ben de çok isterdim.
      Ve sonra gezi izlenimlerinizi okumayı ! Çok teşekkürler.
      Sevgiyle, umutla.

      Sil
  11. Japon yaşamı ve kültürü bize hayli ilginç geliyor. Japon deyince ilk aklıma gelen onurlarına çok düşkün bir ulus olması. Şiir'in yazanı tartışmalı fakat ben bu şiirle daha önce karşılaştığımı hatırlıyorum. Çok hoşuma gitmişti. Ne yazık ki yazarları, yönetmenleri aklımda tutamama gibi kötü bir alışkanlığım var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Korkunç bir savaştan çıkmalarına rağmen dünyaya kendini kanıtlamış bir ülke. Bir deprem ülkesi olmasına rağmen koruyucu önlemleri zamanında alarak, gerekli denetimleri gerçekleştirerek depremlerden en az hasar ve kayıpla kurtulmayı başarıyorlar.
      Onur, namus, sadakat, görev ve sorumluluk bilinci onlar için öyle önemli ki politikacılar başta olmak üzere, büyük bir hatada kendilerini cezalandırıyorlar. Onur intiharları oldukça yüksek. Harakiri ve Kamikaze olağan sayılıyor.
      Şiiri daha önce ben de okumuştum. Bir hayat felsefesi ne güzel açıklanmış.
      Özür de bağışlama da keşke eski kuşaklardaki itibarlarına kavuşsa!
      Esen kalın.

      Sil