Bu yıl "Rüzgâr Gibi Geçti" filmini aratacak bir hızla geçti.
365 gün 6 saatlik bir zaman dilimini bitirdik. Şimdi yeni bir zaman dilimindeyiz. Ne getireceği ne olacağı meçhul .İçinde her şeyi barındırabilir. Olumlu olumsuz, iyi kötü, aydınlık karanlık, değerli değersiz...
Kimliklere, kişiliklere göre bu zaman diliminin içi çok farklı biçimde doldurulabilir. Sosyal etkileşimler bireyi farklı yönlere itebilir ya da çekebilir. Sonuç olarak toplumsal değer yargılarının değişimiyle kişi tanınmaz hale dahi gelebilir.
Olumsuzluklar için teselli cümlesi, "Zamanla geçer" iken olumlu beklentiler için de "Zamanla olur" denir. Neler yaşadığınızı kim bilebilir? Geçer ama delip de geçer. İzi kalır, yıpratır, usandırır, bezdirir.
Zamanla olur gerçekten. "Taşı delen suyun sertliği değil, akışın sürekliliğidir" denmesi boşuna değil. Ham meyvenin olgunlaşması gibidir yaşananlar. Bazen soğuk vurur dallara, bazen suyu az gelir ya da böcek sarar tüm ağacı. İnsan için son çare ameliyat ise. ağaç için son çare kesmektir.
Koca bir yılı da bitirdik. Kar yağdı, yağmur yağdı pek çok bölgeye. Doğadaki ağaçlar, çiçekler tozdan, kirden arındılar. İçimiz de arındı mı acaba? Dedikodudan, kötü düşüncelerden, iftiradan, düşmanlıktan?
Yeni yıl kutlaması yapmaya hazırlanıyordum, bir türlü sıra gelmedi. Gündem öyle dolu ki. tüm sıralar karışıyor. Giden yılda özlemini duyduğum, gerçekleşmesini beklediğim, eksikliğini hissettiğim, umut ettiğim şeyleri sıralarsam bu yıl için parçadan bütüne ulaşır herhalde!
"Yoklar Hanesi" neden 2026'da "Var" olmasın?
*Çocukların önünde yalan, kötü söz, öfke, kaba kuvvetle güç gösterisi
*Çocuk ve gençlerin barınma, sağlıklı beslenme, çağdaş eğitim konularında sorunlarını çözememek
*Gerçeklerden uzaklaşarak çıkarlar uğruna yalan söylemek, iftira atmak
*Adaletin terazisini eğriltmeye çalışmak. hileli yollara başvurmak
*Sağlık ve eğitime ayrılan payın yetmemesi, sağlık personelinin Hipokrat yeminini. eğitim personelinin Öğretmen Andından habersiz olmaları
*Bir kerecikten bir şey olmaz felsefesinin engellenmesi için gerekli denetim ve kontrollerin uygulanması
*Ölçme- değerlendirme kriterlerine uygun adil sınavlar uygulanması, sonuçların güvenilir olması
*Güvendiğimiz dağlara kar yağması, güvensizliğin tavan yapması
*Çevresindeki iyi insanlardan ders almak yerine olumsuzları baş tacı etmek
*En kısa yoldan, emek harcamadan, yorulmadan köşeyi dönme isteği
*Maaş ve ücretlerin ödenmesinde dengesizlikler
*Ödül almayı hak edenleri cezalandırmak, ceza alması gerekenleri ödüllendirmek
*Vefa duygusunu yitirmiş olmak, gerekli zamanlarda iletişim araçlarını kullanmaktan aciz olmak
*Hatır alma, gönül alma, tebessüm, farkındalık, övgü sözcük ve davranışlarına yabancı olma
* Bencillik derecesinde kendini ön plana almak
*Vicdani öz denetim, kendini sorgulama, hataların farkına varma yoksunluğu
*Hayvanlara, canlılara eziyet etme, koruyanları küçümseme
*Güçsüzü ezme, küçümseme, alay etme, aşağılama, saldırganlık
*Karşı cinsi hor görme, tutarsız davranma, kadınları hor görme
DÜNYANIN HER YERİNDE, UYGAR VE ÇAĞDAŞ BİR ÜLKEDE YASALAR ÇERÇEVESİNDE KURALLARA UYARAK ÖZGÜRCE YAŞAMAK İNSAN HAKKIDIR.
Ancak o zaman kutlamalar anlamını bulacak, yaşamak daha anlamlı hale gelecektir. Yeni bir yılı kutlarken keşke bunların eksikliğini duymadan, kaygılanmadan, içtenlikle umut ederek kutlayabilsek.
İşte o zaman gerçekten inanarak, gelecek kaygısı olmaksızın, tüm iş ve uğraşlarda gönülden emek harcayarak, işbirliği içinde, yardımlaşarak, barış içinde mutlu insanlar ülkesi olmak mümkün olacaktır.
Zoru başarmak için denemeye değmez mi? Gönülden kutlayabilmek yeni bir yılı, özel günleri, en doğal haliyle, yapmacıksız, maskesiz, sahte tebessümler olmaksızın.
Yeni yılınız kutlu olsun demenin mutluluk ve ferahlığıyla. Hayal ya da rüya olmadan tüm gerçeklik içinde, seslenebilmek birbirimize...
Makbule ABALI-Emekli Eğitimci
2 Ocak 2026 Türkiye


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder