Yılın ilk ayının neredeyse sonuna geldik. Varlığıyla mutlu olduğumuz ya da mutsuz olduğumuz şeyler var. Zaman zaman sanki istekler, beklentiler değişiyor, anlık ruh hallerine kendimiz de şaşırıyoruz.
Aylardır doğanın, ürünlerin ihtiyacı için yağmur beklerken öyle bir yağmur yağıyor ki, yararla zarar dengesi değişiyor. Yağmurun dinmesi bekleniyor. Kar çocuklar için coşku yaratırken, yolda kalanlar ya da barınaksız, korunmasız olanlar için bir eziyet olabiliyor.
Yalnız kendini ve yakın çevresini düşünmeyip, diğer insanların, canlıların da varlığını kabul edebilenler için mutluluk ve mutsuzluk anlık geçişlerle bir denge kurmaya çalışıyor. Çocuklar bu konuda çok başarılı. En doğal yöntemlerle öfkelerini de kızgınlıklarını da pervasızca söylüyor, hemen ardından en içten kahkahalarla durulduklarını da vurguluyorlar. Bayılıyorum o hallerine.
Doğa da öyle. Kimseye kendini beğendirme ya da hoş görünme kaygısı olmadan yaşamını sürdürüyor. Yağmurun hemen ardından güneş beliriveriyor. Üşürken terliyorsunuz. Meyve veren ağaçlar da zıtlıkların peşinde Çiçeği ve meyvesi aynı dalın üzerinde.
Doğa mucizelerle dost. Kendi kendine yenilikler ve sürprizler peşinde. Zaman zaman da hayal kırıklıkları yaşatıyor. 3 yıl önce İnternet kanalıyla aldığımız yediveren cinsi limon ağacımız ancak bu yıl meyvesini verdi. Üçüncü yılında dalda 3 tane limonu var. İkinci ağaç halâ baharı bekliyor! Sabrımızı test ediyor sanırım.
Makbule Abalı-Eğitimci
28 Ocak 2026 Urla-İzmir





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder