Yaşamın ta içinden, derinlemesine yazmaya başladığınızda bir durgunluk çöküyor üstünüze. İnsanın kendinden söz etmesi zor. Sınırlarınız, korunaklarınız var. Hele hayat boyu daha çok dinleyici olduysanız hemen yer değiştiremiyorsunuz. Ne çok kişinin sırrını paylaşmışımdır. Anne babalarının bilmediği sorunlarını dinlemişimdir gençlerin. Bazen gözyaşları eşlik etmiştir anlatılara. Beden dilinden, gözlerden, mimiklerden anlarsınız, anlamaya çalışırsınız ruhsal kaygıları, derinlerdeki yaraları.
Güvenmek, inanmak ne kadar önemlidir teke tek görüşmelerde. Sırdaşınız, dert ortağınız var mıydı yaşantınızda? Benim vardı, kaybettim. Hayatta yapayalnız hissediyorsunuz kendinizi o zaman. Kanadı kırık kuşlar gibi. Bastonunu kaybetmiş bir âma gibi. Tutunacak bir dal bulamadığınızda yolunuzu yordamınızı şaşırabiliyorsunuz bir süre.
Belki günümüz ekonomik koşullarında değil ama, kalabalık aile içinde olmak güzeldir. Paylaşmayı, tutumlu olmayı, sevgiyi, dostluğu içinize sindirirsiniz. Çocukluk ve gençlik yıllarımda "Küçük Ev" dizisi çok sevilirdi. "Küçük Kadınlar" romanı ve filmi de unutamadıklarımdandır. İlk gençlikte roman karakterleriyle özdeşleşmek adettendir. Kitaptaki büyük kardeş rolü bana uygundu. Ama gerçek hayatta benden 1.5 yaş küçük kardeşim Rasime can yoldaşım, sırdaşım en güzel oyun arkadaşımdı.
Çocukluk oyunları çocukların iç dünyasını, umut ve beklentilerini ne güzel açığa çıkarır. Evcilik oyunlarımızda Rasime hep doktor olmak isterdi. Oyunun kahramanı ben değilsem, hastası ben olurdum. Evdeki küçük araçlar doktorluk malzemesi olarak kullanılırdı. Okullarımızdaki aşı günlerinde korkusuz oluşumuz o oyunlar sayesindedir. Yıllar sonra İstanbul, Çapa Tıp Fakültesinden gerçek doktor olarak mezun olmasında çocukluk hayallerinin rolü vardır mutlaka.
Çocukluk hayalleri sonsuza dek uzanır. Masumdur, tertemizdir, maddi ilişkiler, çıkarlardan uzaktır. Bazen hayalle gerçek birbirine o kadar yakındır ki, rüyalar gibi şaşırtır insanı, ya da hayal kırıklığına uğratır. Kimileri bu duruma kader ağlarını örüyor dese de, büyük ölçüde insan, hayatının tuğlalarını kendi eliyle yerleştiriyor. Temelin sağlam ya da dayanıksız olmasında bizim de payımız var. Nedenlere, nasıllara yanıt aramak anlamsız. Mantık duyguya yenik düşüyor bazen.
Çocuklukta oyun oynarken sadece "bugün, o an" yaşanıyor. Geleceği planlamak ya da gerçekleştirmek olayların gidişatına bağlı. O yıllarda oyun arkadaşımın, 48 yaşında kötü bir hastalığa yakalanacağı ve tam 2 yıl sonra 50 yaşında bu dünyaya veda edeceği hiç aklıma gelir miydi? Çevresindeki herkese belli bir yaş döneminde mutlaka mamografi çektirmeyi öneren bir doktor, çalışma koşulları içinde kendini o denli ihmal edebilir mi...? İnsan sevdiklerine hastalığı kolay kolay konduramıyor. Ben de onu, hep neşeli, her an espri yapan, cıvıl cıvıl, girdiği ortama neşe saçan biri olarak hatırlıyorum.
Yıllar nasıl da aktı geçti. Kızı Zeren annesinin yolunda çok başarılı bir tıp doktoru olarak yaşamını sürdürüyor. Annesi gibi alçak gönüllülüğünü hiç kaybetmeden, Hipokrat yeminine sadık , insana saygılı, hümanist genç bir profesör oldu. Rahatsızlıklarımızda ilk danıştığımız, 24 saat yanıt vermeye hazır, sabırlı bir aile hekimimiz. Çalışma saatlerinde görevine engel olmamak için çok titiz davranmakla birlikte, kayda değer ilginç olaylar yaşanabiliyor. Çok acil bir durumda gece arayınca geri dönüşü biraz gecikmişti. Sonra aradı, uluslararası bir kongre için dünyanın bir ucundaydı, ancak gene de sorumuz cevaplandı. Çok iyi biliyorum ki, bu tavır onda içselleşmiş, nitelikli karakterinin bir parçası olmuş artık...
Her zaman öyle içten diliyorum ki; Dünyanın neresinde olursa olsun, iyilerin, iyiliklerin farkında olalım, takdir ve teşekkürümüzü ihmal etmeyelim. Olumsuzlukları uygun bir dille uyaralım. Kırmayalım, kırılmayalım. İnsanların tahammül sınırını aşmayalım. Kin ve öfke ekildiğinde bir gün mutlaka bir biçimde patlama yaratabiliyor. Dengeli, ölçülü davranışlar zamana yenik düşmeyecektir.
Makbule ABALI-Eğitimci
5 Temmuz 2026 İzmir-Urla.




Gözünden bile sakındığı iki çocuğunu, en degerlilerini bırakıp gitmek zorunda kalabiliyor insan. Ne var ki hayatta vazgeçemiyesin, asla bırakamam diyebilesin.
YanıtlaSilHayatının kendisi bile....
Geleceğimizi belirleme şansımız yok Murat. Ancak direniyoruz, çabalıyoruz elimizden geldiğince. İyi şeyler bırakmaya özen gösteriyoruz. Rasime Teyzen seni de çok severdi. Herkes tarafından ne çok sevilirdi. İki çocuğuyla gurur duyardı .Işıklar içinde uyusun.
Sil"İyiler erken gider "der eskiler.
o kadar güzel nahif bakışınız var ki hayran kalmamak elde değil.Maaşallah. Çok sevgiler.
YanıtlaSilbirgaripseyma
Sevgili Şeyma, bloğunun adı bazı yorumlarda çıkmamış.
Silİyi görüşüne çok teşekkür ederim. Ana kucağının rahatlığından ve yeni bir kardeşe kavuşmanın mutluluğundan olsa gerek.
Sevgiyle.
Makbule Hanım düşüncelerinizde, yargılarınızda çok haklısınız. Ben de duygusal bir insanım; ancak ne yazık ki dünya, evren ,bana göre, duygusal kriterlere göre kurgulanmamış.
YanıtlaSil"Dünya hassas insanlar için bir cehennemdir." sözü gerçekten çok doğru bir söz Aydın Bey. Çıplak gerçekler kaygı verici. Halâ savaşların hüküm sürdüğü bir dünyada duygular da zarar görüyor.
SilSaygıyla
💗🌹🙏
YanıtlaSilSevgili Feray öğrenciliğindeki gibi her zaman planlı ve düzenlisin. Her işini ertelemeden gerçekleştiriyorsun.
SilSesli mesajını da aldım.
Sevgilerimi iletiyor, kucaklıyorum.
Sevgili Makbuleciğim, yine yüreğimde, beynimde, her zerremde hissettiğim...hissettirdiğin şahane bir anlatı (tam kelimeyi bulamadım) Sanki seninle yaşadım...Canım Rasko yavrularıyla ne kadar da güzel...Anneciğin de senin ile, Rasko ile güzeller güzeli. Ne mutlu bizlere ki böyle bir aileye doğmuşuz.. İyi ki varsınız...
YanıtlaSil🙏❤️🌹💫🙏
Gönül Erengezgin
Yıllardır blogda yazarken özel yaşama çok az, yeri geldikçe değindim sevgili Gönül Abla. Ailemizin en yakın tanığı olarak yazdıklarınız , anlatılarınız benim için çok değerli. Her telefon konuşmamızda sizden yeni şeyler öğreniyorum.
SilYüreğiniz, belleğiniz, zihniniz mükemmel bir anı saklayıcı. Yolumuza ışık tutuyorsunuz. Emeklerinize sağlık.
Kaybettiğimiz aile bireylerini saygıyla, özlemle, rahmetle anıyorum.
Makbule Hanım merhaba,
YanıtlaSilÖncelikle sizleri çok özledim.
Yine ne güzel yazmışsınız. Okurken çcukluğun o tertemiz dünyasından başlayıp hayatın en derin acılarına uzanan bir yolculuğa çıktım.
İnsan, sevdiklerini anılarıyla yaşatabildiği sürece onların izi hiç silinmiyor di mi
İyilik, nezaket ve teşekkür vurgusu ise anlatının en güzel armağanı olmuş.
Böyle zamanlarda insan, hayatın aslında küçük görünen ama çok kıymetli olan değerlerle ayakta durduğunu anımsıyor.
Paylaştığınız için çok mutluyum. Sevgilerimle🌺
Gülnur Vural
Sevgili dost Gülnur, merhaba. Aralarında kan bağı olmamasına rağmen, insanın insana yakınlığı, vefası, paylaşımı, dostluğu ne güzeldir. Dünyanın karmaşasında kalıcı dostluklar daha da değer kazanıyor.
SilAcıyı yaşamayan acıların da kökenine inemiyor, empati kuramıyor.
İyi ki tanıdık seni, iyi ki yakınımızdasın.
Nur içinde yatsın sevgili arkadaşınız. Her kayıp zamansız, ama o erken kayıplar ah..
YanıtlaSilKüçük Ev'inse ise yaşı yeten hepimizin çocukluğunda yeri var.
Biz de size serimize katıldığınız ve ince, zarif, düşünceli sözcüklerinizle ahalimizi zenginleştirdiğiniz için teşekkür edelim.
Sevgiler Makbule Hanım..
Büyük bir ailede yetiştim ben sevgili Neslihan. Sofralarımız hep kalabalık olurdu. Annem 5 yıl çok başarılı bir öğretmenlik sonrasında atölye şefi iken istifa ederek evinde terzilik yapmaya başlamıştı. Çok sevilir ve sayılırdı. Rasime öz kardeşim, en iyi oyun arkadaşımdı. Blogda "Doktorculuk" adlı yazımda anlatmışımdır.
SilÖyle güzel etkinlikler planlıyor ve uygun rotalar çiziyorsun ki her defasında katılmak isteyip, yarım kalır kaygısıyla vazgeçmişimdir. Yaratıcı zekânı, sosyal ilişkilerde toparlayıcı özelliğini çok takdir ediyorum. Aranızda olmaktan büyük keyif aldım. Asıl ben teşekkür ederim.
Sevgili kaptanımızı gönülden kutluyor, düzenli seyirler diliyorum.
Ah özür dilerim, arkadaşınız yazmışım. Daha da hissettim şimdi özleminizi. Doktorculuk yazınızı bulacağım.
SilGüzel sözleriniz için tekrar teşekkür ederim, sağolun.
Rica ederim, öyle düşünmekte haklısınız. En iyi arkadaşımdı aynı zamanda.
SilSevgiyle.
ah dedim içimden okurken yazdıklarınızı, ah...ne zor, ne büyük bir acı...ömrü kızında, çocuklarında yaşasın inşallah oyun arkadaşınızın öğretmenim...
YanıtlaSilYaşam sürüp giderken dümdüz bir rota çizmiyor çok iyi bilirsin sevgili Şule. O iniş çıkışlar bazen deriden yaralıyor insanı, ancak kaldığımız yerden yeniden devam ediyoruz. Kızı anne mesleğini seçerken, oğlu dereceyle girdiği ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümünden mezun oldu.
Silİçten dileğine çok teşekkürler.
Sevgiyle.