DERS SEÇİMLERİMİZ
Her seçim kişiye özgüdür. Karar vermekte zorlanırsınız bazen. Seçenekler arasında kalmış ve sonucu bulamamış gibi bir duygu kaplar içinizi. Doğru ya da yanlışı bulmak gibi iki seçenekli değildir konu. Bazen geleceğinizi düşünür, yeniden karar değiştirirsiniz. Yol gösteren, öneriler sunan bir yakınınız veya işin uzmanı bir kişi yoksa yanınızda, karar vermek daha da zorlaşır.
"Eğitimde Ders Seçimi" , "Seçmeli Dersler" konusundan söz etmek istiyorum. Okullu olduğumuz dönemlerde ortaokulda yabancı dil seçme vardı. İngilizce, Almanca, Fransızca dillerinden birini velinizle birlikte seçerdiniz. Ya da okul yönetimi kadrolu öğretmen sayısına göre öğrencileri yönlendirirdi. Hiç istemediği halde Fransızca ya da Almancaya yönlendirilmiş , başarısızlığa uğramış ne çok öğrenci olmuştur. Seçmeli ders, "zorunlu seçmeli" ders haline dönüşmemelidir.
Okul seçimlerinin bazen hayal kırıklığı yarattığı da gözlenmiştir. 5 yaşında okula başlama, el yazısıyla okuma yazma öğrenimine başlama uygulamaları neyse ki çok uzun zamanlı olmadı. Ancak o çocuklar çok zorluklar yaşadılar, bocaladılar. "Kredili Sistem" uygulaması başladığında gençlerin yetenek ve ilgilerine göre seçimler yapılacağını öğrenip mutlu olmuştuk. Ancak kredili sistem tam anlaşılamadan, verimli uygulamalar yapılamadan sona erdi.
Ders seçimi, okul seçimi, meslek seçimi hepsi birbiriyle bağlantılı. Seçimlerin bireylerin hayatında neler kazandırıp neler kaybettirdiğini ancak yaşayan bilir. Seçimler denince bir iç acısı hissetmem, ders seçimlerinde yaşadığım sıkıntılar nedeniyledir. Öğretmenlerin öğrencilerini çok yönlü tanıyıp değerlendirmesi ve yönlendirmesinin çok önemli olduğuna inanıyorum.
Bizim kuşak o yıllarda orta 3. sınıfta yıl sonunda bütün derslerden bir yeterlilik sınavına girer, diplomayı sınav sonuçlarına göre alırdı. Tüm derslerden yeniden hazırlanmak gerçekten zordu. Ama diplomaya hak kazanmak gerekiyordu. Lise girişlerinde seçmeli derslerde karar verirken çok zorlandım.
Lisede resim, müzik. beden eğitimi derslerinden hangisini seçecektim? Qrtaokulda Beden Eğitimi dersinde çok başarılı değildim. Hatta takla atamadığım için bütünlemeye kalmıştım. Hayatım boyunca takla atamadım. O yıllarda bütünlemeye kalmak vardı. Onurluydum, kimsenin de rica ederek not yükseltmesini istemedim. Günlerce evde takla atma egzersizleri yaptığımı hatırlıyorum.
Sanata, desen çalışmalarına çok yatkınlığım vardı. Ancak resim öğretmenimiz Mine Hanımın resmi seçenlerin Güzel Sanatlar Akademisine gitmeyi düşünmeleri gibi bir beklentisi vardı. Adana Kız Lisesinde müzik derslerine Reisicumhur Senfoni Orkestrası'nda ayrılıp gelen bir müzisyen girecekti. Çok zor bir seçimdi. İlk yıl resmi sonra karar değiştirerek beden eğitimini seçmeli ders olarak seçtim.
Şimdi düşünüyorum da; ailece sanat olaylarını izlerdik. Babam esas mesleğinin dışında büyük yağlıboya tablolar yapardı. Çam kütüklerinin üzerine desenler çizerdi. Annemin diktiği gelinlikler, giysiler sanat eseri olarak adlandırılırdı. Ağabeyim İdil Biret, Leyla Gencer hayranıydı. İtalyan aryalarından ezberler, bizlere müzik ziyafeti çekerdi. Sıdıka Ablamız Türk Sanat Müziğinden parçalar seslendirirdi. Kız kardeşim Emel yıllar sonra Resim Öğretmeni olacaktı.
Öğretmenlerin öğrencilerindeki gizil güçleri fark ederek yönlendirmeleri eğitimin özü. Çekingen ve utangaç bir çocuktum. Heyecanlıydım, ön planda olmayı sevmezdim. Beden Eğitimi derslerinde yıl boyu 19 Mayıs gösterilerine hazırlanırdık. Stadyumda tüm liselerin katıldığı gösteriler çok görkemli olurdu. Kurdelelerle, toplarla, çemberlerle yaptığımız etkinliklerden hep tam puan almışımdır.
Ancak ters , düz takla atmayı, kasadan atlamayı hayatım boyunca beceremedim. O hareketler ayrı bir maharet ve beceri istiyor. Ata binebilmeyi çok isterdim. Ritmik jimnastik gösterilerini hayranlıkla izliyorum. Sanatın her dalıyla ilgileniyorum. Yeteneklerin keşfedilip belirlenmesi, gençleri motive etmek, cesaretlendirmek, başarmanın hazzını tattırmak... Bazı TV. programlarında öyle güzel başarı öyküleri dinliyorum ki, gençler adına seviniyorum, umutlanıyorum.
Makbule ABALI-Eğitimci
13 Temmuz 2026 Türkiye


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder