Sayfalar

anne-babalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anne-babalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ağustos 31, 2025

RUTİN DIŞI-1 ÇOCUKLAR VE HAYALLERİ...






ÇOCUKLAR VE HAYALLERİ

Çok uzaklarda bir okulda son ders zili çaldı;

Resim dersiydi o ders, resim çizilirdi tabii.

Önce düşündü öğretmen ve konuyu verdi  çocuklara;

Bugünkü konumuz "Babanız ve siz " dedi

"Hayalinizdeki babanızı çizin" 


Her renkte, her boyda kalem dağıttı çocuklara

Siyah, beyaz, sarı, turuncu, kırmızı, yeşil, kahverengi, mor.

Çocuklar önce düşündüler bir süre,

Sonra sarıldılar  kalemlere.

Türlü çeşitli baba canlandı resimlerde...


Bir küçük bakkal levhası market oldu önce,

Sonra  bir Alışveriş Merkezi, bir çocuğun resminde.

Bir başka resimde 

Bir çocuğun elindeki minicik top

Kocaman bir futbol topuyla yer değiştirdi,

Kaleyi baba koruyordu tabii.

 

Bir Eskici dükkanı vardı bir resimde

Eskimiş ayakkabılar, küçülmüş giysiler, solmuş paltolar

Yeni giysilere dönüştü birden,

Adı "Son model giysiler dükkanı " oldu. 


Çocuk bu ya! Bir çocuk babasını özenle çizdi,

Baba evdeki en büyük koltukta otururken

Anne de vardı aynı resimde, bir köşede;

Yorgun, saçları dağılmış, 

Yüzünde buruk bir tebessüm...


Bir başka resimde sadece baba vardı

Kapıda, elinde boş cüzdanı

"Ben iş bulmaya gidiyorum"  diyordu.


Sınıfın en çalışkanı, doktor babasını  çizmişti,

Yüzünde maskesi, elinde diploması, ilaçları

Odanın kapısında "Nöbetçi Hekim" yazısı.


Bir kız çocuğunun resminde;

Elinde kitabıyla sınıfta bir öğretmen,

Kitabın üstünde minicik bir yazı,

"Çalıkuşu  gibi bir öğretmen olmak"


Arabasıyla kâğıt toplayan bir baba vardı bir resimde;

Arabası son model, gıcır gıcır 

İçinde pırıl pırıl kitaplar, kaplı defterler

Göz alıcı renkli kalemler, dosyalar...


Evde çok hırpalanan, aşağılanan,

Sürekli dayak yiyen bir çocuğun resminde

Kendi küçücük, anne-baba kocamandı.

Elleri-ayakları, yüzü çizilmemişti çocuğun...


Bir madencinin oğlu vardı sınıfta 

Resmi kapkaraydı ; 

Gökyüzü karaydı, evler kara, yüzler kara

Sadece parlayan bir güneş vardı resimde, altın sarısı

Ama tepede değil, yerin yedi kat altında.


Bir anne-kız çizilmişti bir çocuğun resminde,

Sadece anne ve çocuk, ikisi de ayakta

Yalnız ama el ele, yürek yüreğe 

El emeğine-sanata gönül vermiş,

Etraf apaydınlık, uzun ince bir yol, çiçekler içinde...


Her yaştan, her renkten çocuklar vardı resimlerde ;

Güneşe ipler bağlayıp

 Onu gökyüzüne çekmeye çalışan...

Aydedeye, yıldızlara  salıncaklar kurup sallanan,

Rengârenk, gerçek ya da gerçeküstü hayaller kuran...


Zil çaldı, ders bitti okulda,

Hayat devam ediyordu tüm dünyada.

Çocuklar hayalleriyle baş başa,

Umutlar, beklentiler düşler, kağıtlarda,

Çıplak gerçekler dışarıda, yaşamda kaldı...


Makbule ABALI-Eğitimci 

18.10. 2022 İzmir-Urla 

Dünyada çocuklara ulusal bir bayram armağan edilen ilk ve tek ülkeyiz.

23-29 Nisan tarihleri arasında kalan hafta "Çocuk Haftası " olarak anılır.

İnşaat Mühendisi iken sınıf öğretmeni olmayı tercih eden bir akrabamızın gönderdiği alıntı video, beni mutlu etmişti.

O güzel videoyu, 2022'de yazdığım bir şiirle birleştirmek    istedim. 

Gönülden, isteyerek yapılan çalışmaların, her türlü imkân ve koşulda harika sonuçlar verebileceğinin kanıtı gibi... 

Eğitime emek harcayanlara sonsuz teşekkürler. 


2025-2026 Eğitim-Öğretim yılının ilk haftası yarın başlıyor. Bugün 31 Ağustos gecesi. Yaz mevsimiyle vedalaşıyoruz.

1 Eylül aynı zamanda "Dünya Barış Günü" 

Tüm öğrencilere-öğretmenlere-öğretmen adaylarına yeni ders yılında başarılar dileriz. 

Makbule Abalı-Eğitimci
31 Ağustos 2025 Türkiye






Ocak 26, 2025

NASIL BİR TATİL...?



Tatil deyince ne düşünürsünüz dediğimizde; yaşa, cinsiyete, ekonomik ve yöresel konuma göre cevap değişir elbette. Tatiller sevilir genellikle. Bir günlük "kar tatili" verildiğinde bile çocukların gözleri nasıl parlar. Okulu sevmemekten değil, 1 veya 2 günlük dinlenme molalarının beyinlerde yarattığı olumlu izlenimdendir. Türkiye gibi uzun tatiller ülkesinde dahi,  tatiller sabırsızlıkla beklenir.

Tatillerde bile para kazanmak amacıyla çalışan çocukları nasıl unuturuz. Hayatında hiç tatil yapamayan bu çocuklar, aldıkları eğitim yeterli değilse;  gelecekte de rahatlatıcı- dinlendirici bir tatil imkanı bulamayabilirler.

Her tatil döneminin başlangıcında uzmanlar tatilin nasıl değerlendirileceği hakkında açıklamalar yaparlar. Çocuklar veya anne- babalar uyar-uymaz, bilinmez. Her çocuğun yaşına, düzeyine, ekonomik durumuna göre yapılacak etkinlikler farklı olabilir.

İlk defa bu yıl Milli Eğitim Bakanlığı'nca yarıyıl tatilinde ilköğretim çağındaki çocuklara hiç ödev verilmemesi istendi. Doğru-yanlış tartışılır elbette. Hiç vermemek mi, bilgileri pekiştirmek için uygun zamanlarda küçük tekrarlar yapmak, yormadan eksiklerini tamamlamak mı?  Bazı öğretmenler eskiden nasıl da yorucu ödevler verirlerdi. Örneğin 100 problemi yazarak çözmek gibi. 98 tane yapıp yorgunluktan bitap düşen, ağlayan  çocuklar hatırlarım.

Tatiller; ders kitapları dışında kitapları da okumak için ne güzel ve uygun zamanlar içerir. Bilgisayarlar, tabletler kitapların yerini almaya çalışsa da henüz tam dolduramadı. Televizyon tiryakiliğinin bile  uygun program seçilemezse olumsuzlukları var. Haber programlarında olumsuz  haberlerin yanında bazen güzel haberler nasıl da insanın içini açıyor, yüzünü güldürüyor. 

Ergani İlçe Halk Kütüphanesi  açıklamasına göre, iki kardeşten  Kaya Keleş bir yılda 450 kitap okumuş, kız kardeşi de bir yılda 350 kitap okuyarak, Kütüphane yönetiminden ödül kazanmışlar. 

Tatillerde; zeka oyunları, kelime oyunları, dama, satranç   öğrenilebilir. Spor etkinlikleri düzenlenebilir. Bir zamanlar tek harf belirleyerek iki kişi veya iki grup halinde "Dağ-nehir- şehir-bitki-hayvan adları bulma oyunu" oynardık. Tatillerde olanaklar elverdiğince; tiyatroya, müzelere gidilebilir, eğitsel drama çalışmaları düzenlenebilir. Çocuklar ve gençler yaş dönemlerine göre günlük tutabilir, anı-şiir-öykü yazma  denemelerine girişebilirler.

Yazın il dışında rastladığım, anne-babalarının kontrolünden uzak, bilgisayar odasında 4-5 arkadaş birlikte oyun oynayan çocukları nasıl unuturum. Bir süre izledikten sonra sormuştum: "şimdi bu oyunu kim kazanacak acaba iyiler mi, kötüler mi?" İçlerinden en büyük olanı yanıtlamıştı: "Kötüler tabii ki, çünkü onlar daha güçlü." Bu tür bilgisayar oyunlarında ne yazık, çocuklar da daha güçlü, daha hırslı, daha vahşi olandan yana. Yani kötüden yana olmayı istiyor. Çünkü iyiler, nazik, yumuşak, zarar vermeyen tipler.

Bu yıl ilk defa bir dönem boyunca eğitim-öğretim olanaklarından yararlanamadığı için tatilde "telafi dersi" yapacak olan çocuklar da var. Güneydoğu'da olaylar nedeniyle zorunlu olarak okula gidemeyen 100.000 çocuk belirlenmiş. "Telafi dersi" görmek isteyen 1559 öğrenci Silopi'den, Şırnak'tan Batman'a götürülecek. 15 gün orada barınarak "hızlandırılmış eğitim" görecekler.

Dünyada ve tabii ki ülkemizde tüm çocuklar; Çağdaş, bilimsel, demokratik, barışçıl, yeteneklerinin dikkate alındığı,  sağlıklı bir eğitim-öğretim ortamını, gelecekte daha güzel bir dünyayı hak ediyorlar. Onlara haksızlık etmemek gerek... 

Makbule Abalı-Eğitimci 
27 Ocak 2016
 
Güncelleştirme: 26 Ocak 2025


Fotoğraf- Mersin- Mezitli Sahili-
Yıllar önce; amatörce cep telefonuyla çektiğim bu değerli eseri yapan sanatçının adını yazamadım. Bağışlasın, iletişim sağlanabilirse, sevinerek not eklerim. Yüreğinize- emeğinize sağlık. 


                            Edip Akbayram- Çocuklar- Dün ve Bugün
                            Değerli Sanatçımıza acil şifalar  dileyerek...

Ekim 30, 2017

ÇOCUKLUKTAN GELECEĞE...



"Bir çocuğun aldığı ilk izlenimler bütün ömrünce sürer."
                                            Heinrich Sclimann

Ekim Ayının son günlerine geldik.Sonbahar tüm yurtta hükmünü sürüyor. Cumhuriyetimizin 94. yılını da yaşadık. Yaş aldıkça Bayramların içimizde yarattığı coşku ve heyecan katlanarak büyüyor. Altı yıl sonra 100. yıl kutlamaları. Düşünmesi bile insanı duygulandırıyor. 

Tüm Milli Bayramlarda özellikle çocuk ve gençlerle birlikte olmak, onların davranışlarını gözlemek beni çok mutlu ediyor. Geleceğe yönelik umutlarım tazeleniyor, yeni hayaller kuruyorum. Yaşlıların yeri elbette ayrı ama onlarla birlikte olacağımız o kadar çok özel gün var ki. Çocuk ve yaşlıların birlikte oldukları günler de bir başka güzel.


29 Ekim günü Mersin- Mezitli'de Bircan Tüfekçioğlu Çocuk Bakım Evi kutlamalarındaydık. Anaokulu, okul öncesi çocuklarda özlediğimiz bir eğitimi sürdürüyor. Mezitli Belediye Başkanı Sn. Neşet Tarhan ve Okul Müdürü öğretmenimizin konuşmalarının ardından Tören başladı. O heyecanı, sorumluluk duygusunu, coşkuyu anlatmak çok zor. Eski bir eğitimci olarak dilerdim ki bu güzel çocukları bu farklı duygularıyla yılların ötesine çok değişmeden ışınlayabilsek.Yıllar onları törpülemese, aldıkları değerleri yitirmeden yeni değerler kazandırsa...


Fotoğraflar elbette çok şey anlatır ama duyguların tamamını aktarabilmek ne mümkün. O gün yağmur havası vardı ama öğleden sonra yağmur olacağı duyumu alınmıştı.Tören saat 10.00 da idi. Ansızın başlayan yağmur şaşırttı tabii. Bir gece önceden sipariş edilen yağmurluklar imdada yetişti. Görüntü öylesine ilginçti ki.Yağan yağmura rağmen elde şemsiyeler, sırtta yağmurluklarla  çocuk-büyük, hep birlikte coşkuyla izlenen bir tören.

 Her yüz farklı bir öykü yazıyordu adeta. Babaların kucaklarında gelen henüz 1 aylık bebekler vardı. İnsan davranışları nazik ve ölçülüydü. 

Biz törenin sonuna kadar kalamadık ama o gün, belleklerimizde çok farklı anılarla yer edecek. Kutlamada emeği geçen tüm adsız kahramanları yürekten kutluyoruz. Kuşaklar boyu bu tür güzel etkinliklerin aynı coşku ve heyecanla devam etmesi dileğiyle...