Bu Blogda Ara

1 Haz 2020

BİR KÜÇÜK ESNAF...



Koronanın bize düşündürdüğü bir şey var; Üretimden vazgeçmiş, tüketim toplumu olmuşuz. Tarımda, sanayide, tekstilde hatta oyuncakta. Kendi kendine yeten bir toplum kendine yetmez hale geliyor.

Yıllar önce ilkokulda Yerli Malı Haftası nasıl da içimize sinerek kutlanırdı. Ev-iş derslerinde yama yapmayı, ilik açmayı, düğme dikmeyi öğrendik. Kırsal kesim dışında yamaya kim ihtiyaç duyuyor şimdi? Yamamak değil, yırtmak moda. Ayakkabılar eskiyince kundura tamircileri vardı. Ayakkabınız tamir sonrası yeni gibi olurdu. 

Birkaç ay önce önce o eski ustalardan biri ile tanıştık. Güler yüzlü, işinin ehli, dürüst, saygı duyulacak bir usta. Kışlık ayakkabım alt tabandan ayrılmış bir haldeydi. O hemen ne yapılması gerektiğine karar verdi. Çok rahat olduğu için atmaya kıyamıyorum dedim. Atılmaz tabii dedi. Taban gitmiş ama üst kısma kıyılamaz. Sistemli, planlı bir kayıt yaptı, söylediği saatte ayakkabıyı teslim aldık.

Dikkatimi çekti, o küçücük dükkanda 3 tane Atatürk Köşesi oluşturmuş. Bir Cumhuriyet bireyi olarak kendi çapında işini en verimli şekilde sürdürüyor. Zaman zaman da eşinden yardım alıyor. Örnek bir beraberlik devam ediyor.

Makbule ABALI


6 yorum:

  1. Kutluyorum; çok güzel bir çalışma; insan kokuyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanla ilgili her şeye değinmeyi seviyorum. Bazen bir davranış, bir iç çekiş, bir gülümseme dikkatimi çekiyor. Aslında yapmak istediğim şey, tam da bu; insan kokusu sinmesi. Kısacık cümlede öyle güzel ifade etmişsiniz ki. Çok teşekkür ederim.
      Esenlikler diliyorum.

      Sil
  2. küçük esnaflar ne kadar çok azaldı..
    çok kıymetliler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok kalabalık ve kendilerine ihtiyaç duymayan bir toplumda adeta kayboldular. Oysa yaratıcıydılar, üretken ve hamarattılar. Sonraları onları çok arayacağız sanırım.
      Sevgiler.

      Sil
  3. Merhabalar.
    Ekonomiden pek fazla anlamam, ancak anladığım ve bildiğim bir şey var; üretmek, üretmek, üretmek... Sizin de değindiğiniz gibi üretken bir toplum iken, tüketici bir toplum olduk. Ben bunu köylerimizden biliyorum. Eskiden köylerimizde büyükbaş hayvan, küçükbaş hayvan, kümes hayvanları beslenirdi. Süt, peynir, yumurta ve et üretimi çevresindeki tüm yerleşim birimlerinde yaşayan insanların ihtiyaçlarını karşılamaya yetiyordu. Şimdi bakıyorum da köylü de şehre geliyor ve AVM'lerden yumurta alıp tüketiyor. İşte geldiğimiz nokta bu!..

    Bizim çocukluğumuzda fabrikasyon oyuncaklar yoktu zaten, kendi oyuncaklarımızı kendimiz yapardık. Şimdi torunlarımızın oyuncaklarına bakıyorum da sepetler dolusu ve hep fabrikasyon oyuncaklar. Allah sonumuzu hayır eylesin.
    Selam ve muhabbetle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazın yaylaya gidiyoruz. Güzelim el emeği göz nuru kilimler satılmış, yerine makine işi halılar alınmış. Bakır kazanlar, güğümler satılıyor. Beldeye bu yıl ikinci AVM açılmış. Sağlıklı köy unundan ekmek değil de beyaz undan yapılan ekmek tercih ediliyor. Kent pazarlarında örgü bebekler üretiliyor. O kadar güzel ve kullanışlı ki. Keşke devam etse.
      Katkınıza teşekkürler.
      Selam saygılar.

      Sil