Sayfalar

Anne-Baba olmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Anne-Baba olmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Şubat 21, 2026

ÇOCUKLARI TANIMAK -ANLAMAK



 Zaman tünelinde zamanın akışını duyarak, hissederek yol almak insana iyi geliyor. Belleğinizi test ediyor, kıyaslamalar yapıyorsunuz. Dünden bugüne anılar  yeniden derleniyor  zihninizde  yeni  dosyalar  açılıyor.

1982-1991 yılları arasında eşimin rotasyonla atandığı Burdur İlimizde Eğitim-Öğretim görevimizi sürdürdük. Burdur'la ilgili çok güzel anılarımız vardır. 2 yıl Burdur Cumhuriyet Lisesi Rehber Öğretmeni,  daha sonra Akdeniz Üniversitesi Burdur Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi olarak çalıştım. 

Türkiye'nin her yöresinden öğrencilerim oldu. Burdur'a, çevresine,  insanlarına uyum sağlayarak çok güzel günler yaşadık.  Özlemle anıyorum. Öğretmen yetiştiren bir kurumda çalışmanın çok farklı, güzel yönleri var. Her yönüyle insan tanıyorsunuz, gelecek kuşakların daha nitelikli yetişmeleri için çaba harcıyorsunuz.

Aşağıdaki satırlar her yerde, her zaman çocuk yetiştirmenin önemini vurgulayan ne güzel önerilerdir.

ÇOCUK YAŞADIĞINI ÖĞRENİR 

*Eğer bir çocuk sürekli eleştirilmişse

Kınama ve ayıplamayı öğrenir.

*Eğer bir çocuk kin ortamında büyümüşse

Kavga etmeyi öğrenir.

*Eğer bir çocuk alay edilip aşağılanmışsa

Sıkılıp utanmayı öğrenir.

*Eğer bir çocuk devamlı utanç duygularıyla eğitilmişse

Kendini suçlamayı öğrenir.

*Eğer bir çocuk desteklenip yüreklendirilmişse

Kendine güven duymayı öğrenir.

*Eğer bir çocuk övülmüş ve beğenilmişse

Takdir etmeyi öğrenir.

*Eğer bir çocuk güven ortamı içinde yetişmişse

İnançlı olmayı öğrenir.

*Eğer bir çocuk kabul ve onay görmüşse

Kendini sevmeyi öğrenir.

*Eğer bir çocuk ailede dostluk ve arkadaşlık görmüşse

Bu dünyada mutlu olmayı öğrenir.

Dorothy Law Nolte


Tüm çocukların  çağdaş bir Eğitim Öğretim ortamında sağlıklı, mutlu, başarılı bireyler olarak yetişmeleri dileği ile. 

Makbule ABALI-Eğitimci

21 Şubat 2026 Urla-İzmir



Fotoğraf çeken çocuklar- İnternetten.


Aralık 31, 2020

FARKLI BİR GECE- ÖYKÜ- Kelime Oyunu-5

Makbule Abalı  Uçun Kuşlar   http:/ucunkuslar.blogspot.com

Her hafta bir kişi tarafından belirlenen Kelime Oyununun bu haftaki 5 kelimesi Bonheur Blog tarafından belirlendi. (Film, keman, kedi, ağaç, hasret)


FARKLI BİR GECE

Gün nasıl da yoğun geçmişti. Kapris  çekmek zordur. Hele maddi gücüne güvenen şımarık insanların kaprisi. Ama artık alışmıştı. Eskiden bu durumlarda aşağılandığını düşünürken, sonraları onları olduğu gibi kabul etmek gerektiğini öğrenmişti. Öte yandan tek başına kendi kendini yönetmeyi de biliyordu artık. Eşinden ayrılma kararı aldıktan sonra 5yaşındaki oğlu kendisinde kalacaktı. Sevdiği insanlardan kopması çocukların mutsuzluğuna neden oluyor. Çocukken sorulan "Anneni mi, babanı mı daha çok seviyorsun?" sorusunun anlamsızlığı gibi. 

Henüz mahkeme kararıyla ayrılmamışlardı. İçinde buruk bir hüzün vardı. Oğlunu babasız büyütmek istemezdi. Eşi sinirliydi ama kötü bir insan değildi. Ailede 5 kız arasında büyüyen tek erkek olma şansını iyi kullanamamıştı. "Erkek egemen bir toplumda yetişmek her bir davranışına sinmişti. Bu hafta baba- oğul babaanneye gitmişlerdi.  "Acaba ne yaptılar "diye düşündü ."Hasret buram buram" dedi. Oğlunun kokusunu nasıl da özlemişti. Gülüşünü, "annemmm" deyişini... İçi burkuldu, burnunun ucu sızladı. Biraz hava almak için pencereyi araladı. 

Uzaklardan insanı duygulandıran bir keman sesi geliyordu. Çocukluğunu hatırladı; Kemana başlamış ama babası maddi sıkıntıya düşünce bırakmıştı. Hayallerine dalmışken bahçedeki ağaçtaki hışırtıyı fark etti. Ürperdi. Eşinden hala çekiniyordu. "Ama çok da seviyorum"  diye fısıldadı." Ya oğlum... Sevgisiz bir evde bir çocuk nasıl büyür? Bütün gün evde bilgisayarda saçma sapan  filmler izleyerek beyni uyutulan çocuklar sırasına girecek. Soğuktan değil, karamsar düşüncelerden içi titredi. Pencereyi örtmek istedi. Birden ağacın alt dalından bir kedinin atladığını gördü. Kendi kendine itiraf edemese de korktu...

Aynı anda kapı zilini duydu: Gözlerinden iki damla yaş süzüldü. "Bir Yılbaşı gecesi ve yapayalnızım" dedi. Kapının gözetleme deliğinden bakmak istedi ancak dışarıdan elle kapatılmıştı. Yardım istedi, bağırdı. Keman sesi bile artık duyulmuyordu. 

Kapı ısrarla çalınınca aralık bırakarak açtı :Önce oğlunu gördü, ellerinde kocaman bir demet kır çiçeği taşıyordu. Ve sonra eşini, elinde çok güzel bir hasır sepet , içinde en tazesinden mevsim meyveleri... "Değişmek, kendini yenilemek çok da zor değilmiş" diye geçirdi kafasından. Parçalanmış aile olmayacaklardı artık. Kök sağlam olursa ağaçlar da kurtulabilirdi.

Makbule ABALI -Eğitimci 

Aralık 2020