* Toplumsal çalkantılar, umulmadık değişimler, tartışma ve kavgalar süreklilik kazandığında o toplum kalkınabilir mi?
* Değerleri altüst olunca bir toplumun; bireylerinde güvensizlik, endişe ve kaygılar, inançsızlık başlaması da yadırganmamalı.
* İhanete uğrayan insanların, bir süre herkesten kuşkulanması, çok normal sayılmalıdır.
* Çeşitli kurumlara büyük maaşlarla atanan danışmanlara gerçekten danışılır mı? Danışmanlar, görevlerinin sorumluluğunu yerine getirirler mi?
* Sadece 23 Nisan'larda değil, arada sırada çocuklar da bazı önemli toplantılarda bulundurulsa daha iyi olmaz mı? Çocuklar hiç çekinmeden, gerçeği olduğu gibi insanın yüzüne söylerler.
* Sürprizler güzeldir denir. Ama insanı şoka uğratan, zihinleri altüst eden durumlar sürpriz sayılabilir mi?
* Hukuk Fakültelerinde ders işleyen öğretim üyeleri ve görevliler derslerde, öğrencilerin sorularına gerçek cevapları verebiliyorlar mı, yoksa susmayı mı tercih ediyorlar?
* Yalanın, aldatmanın, dedikodu ve kötü söz söylemenin yanlış olduğunu bellettiğimiz çocuklarımız toplumda bu tür uygulamalarla karşılaşırlarsa neye, nasıl, kime inanacaklar, doğru ile yanlışı nasıl ayırt edecekler?
Makbule Abalı- Eğitimci
25 Mayıs 2026-Urla-Türkiye
Not: Sağlıklı, huzurlu, mutlu günler, esenlikler diliyorum. Bu paylaşımımda yorum köşesini kaldırdım.

