Dünyalı bir insan olarak, yaşadığımız ülkenin bir bireyi olarak, ve memleketimin bir vatandaşı olarak, yurttaş olarak: Yakın ve uzak çevremi görebildiğim, duyabildiğim, anlayabildiğim, algılayabildiğim kadar izlemeye çalışıyorum. Gücümün elverdiği kadar. Zaman bulabildiğim kadar.
Bazen sisli bir anılar denizinden, bazen güz çiçeklerinin ve alacalı renklerin arasından, kimi zaman bardaktan boşalırcasına yağan bir yağmurun ardından, bazen de pırıl pırıl parlayan güneşli bir günün içinden. Dışarıdan ya da içeriden, evden izlemek farklı elbette. Geçen gün hesapladık, Mersin'den Urla'ya taşınmamız neredeyse 4 yıl olacak. Zamanın akışı hızlandıkça biz yavaşlar olduk.
Akdeniz Bölgesinden Ege Bölgesine geçiş ve uyum sağlamak biraz zaman aldı. Denizin mavisinden ormanın yeşiline yatay geçiş yaptık. İyot kokusu kadar dağ çiçeklerinin kokusuna da alışkındık. Ancak ilk yıllarımız; Ev, hastane, doktor üçgeninde alışılagelmiş biçimde sürdü. Psikologlar aynı zamanda yaşanan değişikliklerin ruhsal ve bedensel dengeyi sarsacağından söz ederler. O konuda hasta ve hasta yakınları olarak tam puan aldık sanırım. Nasılsın sorusunun kapsamına uygun yanıtlarımız var artık.
"Nasıl geçti habersiz" ünlü sanatçıların dilinde ne güzel bir şarkı adı oluvermiş. Videolarda alt yazısız dinlerseniz şarkıların tadına varabiliyorsunuz. Yapay zekâ şarkı sözlerine henüz el atmadı galiba! Genel ve kişisel denetim sağlanamayınca şarkıların alt yazıları da ebediyete göç etmiş değerli ünlülerimizin ruhunu nasıl incitiyordur kim bilir. Algıda seçicilik derdik eskiden. İlginiz oranında dikkatiniz de dağılıyor, güzel dilimizin katledilişine üzülüyorsunuz. Bir deneyin lütfen. Her şey gibi şarkılar, türküler de değişime uğruyor.
Tüm dünya ülkelerinde bu çağ, daha sabırlı ve sakin olmayı, öfke kontrolünü ve basit savunma sporlarını öğrenmeyi zorunlu kılıyor. Belki robotlar gibi duyarsız, hızlı ve dakik olmak da önemli. Teknoloji böylesine hızla yenilenirken. yeni iş alanları belirlenirken, yenik düşmemek için çok çalışmak, üretmek, sağlam, sağlıklı ve güvenilir olabilmek.
Ancak unutulmaması gereken bir şey var: İnsanı İNSAN yapan, duyarlılık, vicdan, sağduyu, hoşgörü, merhamet, empati, öngörüş, sabır, umut tükenmedikçe her çağda insanın varlığına, akıl ve yaratıcı zekâsına ihtiyaç duyulacaktır.
Makbule ABALI-Eğitimci
22 Kasım 2025 Türkiye


Düşündüren, silkeleyen, uyandıran yazılarınızı hayranlıkla okuyorum Canım Öğretmenim💗 Emeğinize, yüreğinize sağlık💐💐💐
YanıtlaSilİnsanı insan yapan değerlerin başında sevgi, saygı, hoşgörü, yardımlaşma, fedakârlık gibi erdemler; bununla birlikte dostluk, arkadaşlık, komşuluk, aile ve akraba ilişkileri gibi insanlar arasında kaynaşmayı ve birliği sağlayan duygular; doğruluk, ahde vefa, sabır, şükür gibi ahlaki faziletler gelir. Bütün bunlar insan olmamızı, insanca yaşayabilmemizi sağlayan değerlerdir.Maalesef bugün bu değerlerden uzak olduğumuz için özel hayatımızda olsun, sosyal, ekonomik ve kültürel hayatımızda olsun sürekli sarsılmalar yaşıyoruz. Hayatımızı anlamlandıran, yaşadığımız çevremizi güzelleştiren, insanoğlunun huzur ve mutluluk reçetesi olan bu kavramların hayatımızdan çıkmasıyla birlikte yaşayacağımız felaketleri bile görmek istemiyoruz. Olayları akışına bırakarak gelecek nesillerimize kötü bir miras bırakıp onların da felaketlerine sebep olmuş olmayacak mıyız?Her şey sevgiden geçer. Yunus Emre ne güzel demiş; “yaradılanı severim yaradandan ötürü” Yaradan yaratmaya değer kıldıysa, o değerlidir, bize yargılamak düşmez. İyi ve adil bir kul olmanın başında insanlara sevgi ve merhametle yaklaşma gelir. Sevgi bir hazine ise merhamet onun kapısıdır ve bu kapının anahtarını ise şefkat oluşturur. Sevgiye ulaşmadan önce merhameti iyi bilmek gerekir, çünkü sevgi merhametin acıma duygusunun bir getirisidir. saygılar hocam
YanıtlaSilsevgi ve hoşgörü eveeet :)
YanıtlaSilTeknoloji akıl almaz bir hızda ilerlerken, insanlık aynı hızda yokuş aşağıya iniyor. Ben de çevremde olup bitenleri uzaktan izler ve gözlemlerim. Duyarsızlıklar, tutarsızlıklar, hadsizlikler öylesine çok ki!. Sabırsız, öfkeli, kötü kalpli ve bencil insanlarla kuşatıldık adeta!. Bütün dengeler alt-üst olmuş gibi!. Ne empati, ne hoşgörü, ne saygı, ne samimiyet, ne sevgi kaldı!. Büyük bir sevgisizlik hakim! Yine de az da olsa dünyayı iyi ve güzel insanlar kurtaracaktır diye umut ediyorum. Emeğinize, yüreğinize sağlık Makbule Öğretmenim. Şimdiden huzur dolu bir hafta diliyorum. Sağlıkla, esenlikle kalın...
YanıtlaSilÖğretmenler gününüz kutlu olsun Makbule Öğretmenim.
YanıtlaSilSevgilerimle...
Canım öğretmenim, ne çok düşündürürsünüz yazılarınızla ve de ne güzel olur yazılarınız eşliğinde düşünmek... Yaşamın getirdikleriyle birlikte içle dışın bir dengede olabilmesi çok zor ama yine de vazgeçmemek gerek tabiki özellikle de çok sevdiğiniz bir öğretmeninizden hiç vazgeçmemeyi öğrendiyseniz....
YanıtlaSil🌸🤍🥰
Merhabalar.
YanıtlaSil24 Kasım Öğretmenler Günü'nüzü kutlar, eşiniz Ahmet beye selam ve saygılarımı iletirim.
Sayın öğretmenim, insan olmak ve insanca yaşayabilmemizi sağlayan değerlerimizi bize unutturmayan ve sürekli hatırda kalmasını sağlayan yazılarınız için teşekkür eder, kaleminize, emeğinize ve gönlünüze sağlıklar dilerim.
Selam ve saygılarımla.
Değerli arkadaşlarımın yorumlarına, emeklerine çok teşekkür ederim.
YanıtlaSilEn kısa zamanda yanıtlayıp borcumu ödeyeceğim.
Sağlıklı, aydınlık günler diliyorum.