Sayfalar

Can Yücel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Can Yücel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ağustos 13, 2023

SÖZLERİ VE ŞİİRLERİYLE CAN YÜCEL

 


* Ömür dediğin üç gündür; 

Dün geldi geçti, yarın meçhuldür

O halde ömür dediğin bir gündür

O da bugündür.


* Bedenin yükünü ayaklar taşır, ruhun yükünü  yürekler.


*Hayat çok zalim, an gelir; elini, kolunu, yüreğini alır senden. 


*Gitmek gerekir bazen; Fazla yormadan, daha fazla bıktırmadan, eğer vaktiyse arkana bile dönüp bakmadan. 



KUŞLAR VARDIR

Kuşlar vardır, câna benzer havalarda:

Soğuksa kar, baharsa yaprak

Bir başına büyür toprakta ömrümüz,

Güneşle yeşil elleriyle çıplak;

-Uslu ayaklarla başlamış yolculuk- 

Yürünmez öyle, bazen durulur,

Ve iner erenler katına yorgunluk:

Kapanır sükûn üzre kitaplar.

Nefeslerle sürüp giden yaşamımız 

Bir su kenarına gelir durur;

Ekmekten, şaraptan öte nimetler vardır;

Yürünmez öyle hep, bazen susulur. 

Can YÜCEL



ÖĞRETMENİN DÜŞÜ

Mavi bir ışık yandı gözlerimde

Gökyüzü öyle yakın

Çocuklar doğacak çocuklarım

Ve öyle yağmur ki toprak, koklarsın

Ellerim bütün hayvanlar alemi,

Hangi ağacı çalsam açıyor

Uzaylar uslu

Yönlerim yörük

Sağduyularım yok duyu.

Can YÜCEL




SEVGİLİ GENÇLİK

Öyle parçalandım ki ömrümde

Sevgiyle öfke arasında,

Sevgimi öfke vurdu

Öfkemi sevgi kaçırdı

İçim parçalandı arada

Bi de bi gün baktım gökyüzüne bir bayram gecesi

Bi kestane fişeği vermiş yedi rengimden

Yağıyorum çocukların üstüne.

Can YÜCEL 


D: 21 Ağustos1926

Ö: 12 Ağustos 1999 



Temmuz 25, 2023

HER ŞEY SENDE GİZLİ

 


Yerin seni çektiği kadar ağırsın,

Kanatların çırpındığı kadar hafif...

Kalbinin attığı kadar canlısın,

Gözlerinin uzağı gördüğü kadar

Sevdiklerin kadar iyisin,

Nefret ettiklerin kadar kötü...

Ne renk olursa olsun kaşın gözün,

Karşındakinin gördüğüdür rengin.

Yaşadıklarını kâr sayma:

Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;


Ne kadar yaşarsan yaşa,

Sevdiğin kadardır ömrün... 

Gülebildiğin kadar mutlusun 

Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin

Sakın bitti sanma her şeyi,


Sevdiğin kadar sevileceksin.

Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer

Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın

Bir gün yalan söyleyeceksen eğer

Bırak karşındaki sana güvendiği kadar insansın

.

Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret .

Ve sevgiline hasret kaldığın kadar yakınsın

Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın 

Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak

Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın

Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü

Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin

İşte budur hayat!

İşte budur yaşamak

Bunu hatırladığın kadar yaşarsın 

Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar 

Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun.

Çiçek sulandığı kadar güzeldir,

Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,

 Bebek ağladığı kadar bebektir.

Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin, 

Bunu da öğren,

Sevdiğin kadar sevilirsin.


Can YÜCEL









Mart 22, 2017

ÜNLÜ ŞAİRLERLE YAŞ ALMAK...



Hepimizin hayatı belli dönemlerle akıp gidiyor; Bebeklik-çocukluk-gençlik- yaşlılık. Şair Can Yücel felsefi bir düşünceyle insan ömrünü 4 dizeye sığdırır;
"Ömür dediğin 3 gündür
Dün geldi geçti
Yarın meçhuldür
Öyleyse ömür dediğin bir gündür
O da bugündür."
Yaşanan an'ın, gün'ün önemine değiniyor Can Yücel.

Ömre her yıl yeni bir yaş eklenir. Umutla, özlemle, mutlulukla beklenen, kutlanan yeni bir yaş, yeni bir yıl. Doğum gününe verilen değer kişiye göre değişir. Bazen tarihi tam bilinmez. Bazen önem verilmez, unutulur gider. Yıllar eskidikçe, yaş aldıkça kutlamalar da çocukluktaki, gençlikteki coşkusunu kaybeder. 

18-24 Mart Haftası tüm dünyada yaşlılar Haftası olarak kutlanıyor. "Gönlü genç-beyni genç" öyle çok yaşlı var ki, enerjisine hayran oluyor insan. Ünlü şairlerin şiirlerinden  alıntılarla bu haftayı gönülden analım istedim. 
"Yaşamaya Dair" adlı şiirinde Nazım Hikmet ne güzel sesleniyor:

"Yani öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
Yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin
Hem öyle çocuklara falan kalır diye değil,
Ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
Yaşamak yani ağır bastığından."

Nazım HİKMET


Çok yakın zamanda kaybettiğimiz gazeteci-şair-yazar Tayfun Talipoğlu Yaşamı Ertelemek adlı şiirinde tam da "Bam Telimize" dokunuyor... Tıpkı programlarındaki gibi...Güzel bir "Yol Hikayesiydi" Onunki. Güzel yürekli bir adamdı, yüreklerde kalıcı, güzel izler bıraktı.

YAŞAMI ERTELEMEK
Beni her ölüm etkiler
Tanımasam bile üzülürüm
Yitirilmiş ümitlere...
Hiç gerçekleşmeyecek ideallere,
Yaşanmamış sevgilere üzülürüm...
Bu yüzden, korkarım yaşamı ertelemekten.
Ne yapılması, ne söylenmesi gerekiyorsa
Söylenmeli, yapılmalı.
Seviyorsanız, sevdiğinizi bugün söyleyin.
Sevdanızı bugün yaşayın.
İşinizde yapılacak ne varsa 
Bir an önce yapın.
Yarın çok geç olabilir...
Bir anda bitebilir her şey.
Yaşamak için acele edin bence.
Kısa yaşanmışlıklar,
Yaşanmamışlıklardan daha iyidir.
Geriye dönüp baktığınızda "keşkeler"
Çoğunlukta olmasın. 
Uzun vadeli hedefler için bile
Bugünden harekete geçmeli.
Yarınlar çok uzakta olabilir.
Daha okulda başlamıyor muyuz
Ertelemeye yaşamı?
Hep yarına yatırım, bu günü sonra
Yaşamamacasına...
"İşe gireyim, sonra...",
"Evleneyim, sonra..."
"Çocuklar büyüsün, sonra..."
"Emekli olayım, sonra..."
Sonra...
Sonra...
Sonra...
Bu sürecin başında, ortasında,
Yaşam her an sona erebilir.
Sonrası olmayabilir.
Fedakarlıklar güzel ama unutmayalım:
Herkes kendi hayatını yaşar...
Ertelenen
Sevdaların Bedelini
Ödemiyor yaşam.

Tayfun TALİPOĞLU


Can Yücel bir şiirinde:
"Bedenin yükünü 
Ayaklar taşır,
Ruhun yükünü
Yürekler..."  der.

Ruh yıpranmadıysa yürek de çok zorlanmıyor.

Cahit Sıtkı TARANCI'ya kulak verirsek şöyle diyor:

"Neylersin ölüm herkesin başında,
Uyudun, uyanamadın olacak
Kim bilir nerede, nasıl, kaç yaşında
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında"

Orhan Veli KANIK "Kitabe-i Seng-i Mezar " adlı şiirinde yaşamın sonunu şöyle dile getirir:

Mesele falan değildi öyle, 
To be or not to be kendisi için;
Bir akşam uyudu;
Uyanmayıverdi.
Aldılar, götürdüler.
Yıkandı, namazı kılındı, gömüldü.
Duyarlarsa öldüğünü alacaklılar
Haklarını helal ederler elbet 
Alacağına gelince...
Alacağı yoktu zaten rahmetlinin.

Orhan Veli KANIK


Yaş aldıkça, yalnızlık düşündürüyor insanı. Can Yücel pek çok kişiye tercüman olmuş:

Yalnızlığa da bir başınalığa da asla
Yaşlanmak hoş değil duvarlara baka baka
Bir dost arayışıyla
Saat tıkırtısıyla
Korkmam geçinip
Gideriz mutlulukla 
AMA
"Günün aydın akşamın iyi olsun" diyen biri olmalı
Bir telefon çalmalı ara sıra da olsa kulağında
Demli çayı bardakta karıştırıp,
Bir başına yudumlamak doyasıya
Ama "çaya kaç şeker alırsın"
Diye bir ses olmalı ara sıra...

Can YÜCEL.


Haziran 02, 2016

YAZ SICAĞI...



Baharın ardından yaz da geldi. Sanki bu yıl mevsimler ardı ardına çok hızlı gelip geçiyor. Biz insanlar hep öyle deriz belki de. Beklentilerimize göre bazen her şey çabuk gelip geçer. Ya da bekleriz  günlerce gecelerce... Ömür törpüsü gibi geçer zaman... 
Bu yazın çok sıcak geçeceğini dile getiriyor uzmanlar. Dünyanın dengesi değişti. Mevsimler de sanki bu  düzensizliğe ayak uydurdu. Zamansız soğuklar, zamansız sıcaklar yaşanıyor mevsim geçişlerinde...

Baharı ünlü şairlerin şiirleriyle uğurlamıştık. Yaz'a da gene ustaların şiirleriyle merhaba demek geldi içimden:

ÖMÜR DEDİĞİMİZ NEDİR Kİ?

Ömür dediğimiz nedir ki?
Çay bardakta
Soğuyana dek geçen zaman
Çayınız bardakta soğumadan 
Tadıyla için hayatı
Soğutmadan sevgileri
Soğutmadan sevdaları
Soğutmadan dostlukları
Yaşayın doyasıya
Seviyorsanız koşun ardından 
Beş dakika bile duracak zaman yok
Kırmadan, incitmeden 
Sevin insanı
Kırmaya zaman yok
Çayınız bardakta soğumadan
İçin çayınızı hayat geçiyor
Yaşamamak yüreklere zarar...

                          Can YÜCEL



TOPRAĞA DÜŞEN

Ona "Haydi
Savaşa" dediler
Başkaca bir şey 
Söylemediler

Aldılar köyünden
Davulla, zurnayla
Geride üç çocuk
Bir eş ve bir ana

Eline bir silah
Tutuşturdular
Ve karşılaştı
Düşman ordular

Vurulup düştü
İlk çatışmada 
Göğsünde bir oyuk 
Üç delik alnında 

"Ey bu topraklar için
Toprağa düşen"
Bir karış toprağın 
Var mıydı yaşarken?

                 Ataol BEHRAMOĞLU


TARANTA BABU'ya Beşinci Mektuptan bir bölüm

Yaşamak ne güzel şey
Taranta Babu
Yaşamak ne güzel şey...
Anlayarak bir usta kitap gibi
Bir sevda şarkısı gibi duyup
Bir çocuk gibi şaşarak YAŞAMAK
Yaşamak:
Birer birer ve hep beraber
İpekli bir kumaş dokur gibi...
Hep bir ağızdan
Sevinçli bir destan
Okur gibi YAŞAMAK...
                           Nazım Hikmet RAN






Haziran 28, 2015

DOSTLAR IRMAK GİBİDİR

(Bazı şiirler vardır; her okuyuşta yeni bir anlam kazanır, her okuyuşta yeni duygularla sarıp sarmalar sizi... Can Yücel'in "Dostlar Irmak Gibidir" adlı şiiri benim için öyle bir şiir. Paylaşmak istedim. M. Abalı )


Dostlar ırmak gibidir
kiminin suyu az, kiminin çok
kiminde elleriniz ıslanır yalnızca
kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya.

İnsanlar vardır;üstü nilüferlerle kaplı,
bulanık bir göl gibi...
ne kadar uğraşsanız görünmez dibi.
uzaktan görünüşü çekici aldatıcı
içine daldığınızda ne kadar yanıltıcı...
ne zaman ne geleceğini bilmezsiniz;
sokulmaktan korkarsınız, güvenemezsiniz!

İnsanlar vardır;derin bir okyanus...
ilk anda ürkütür, korkutur sizi.
derinliklerinde saklıdır gizi,
daldıkça anlarsınız, daldıkça tanırsınız;
yanında kendinizi içi boş sanırsınız.

İnsanlar vardır, coşkun bir akarsu...
yaklaşmaya gelmez alır sürükler.
Tutunacak yer göstermez beyaz köpükler!
Ne zaman nerede bırakacağı belli olmaz;
bu tip insanla bir ömür dolmaz.

İnsanlar vardır;sakin akan bir dere...
insanı rahatlatır, huzur verir gönüllere,
yanında olmak başlı başına bir mutluluk,
sesinde, görüntüsünde tatlı bir durgunluk.

İnsanlar vardır;çeşit çeşit tip tip,
her biri başka bir karaktere sahip.
Görmeli, incelemeli, doğruyu bulmalı,
her şeyden önemlisi insan, insan olmalı...

İnsanlar vardır; berrak pırıl pırıl bir deniz.
Boşa gitmez ne kadar güvenseniz.
Dibini görürsünüz her şey meydanda.
Korkmadan dalarsınız sizi sarar bir anda,
içi dışı birdir çekinme ondan,
her sözü içtendir, her davranışı candan.

                                Can YÜCEL