Sayfalar

dünyamız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dünyamız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ekim 07, 2025

Karmakarışık Bir Dünyada Yorgun Ama Huzurlu Olabilmek...

 


Her şeyin altüst olduğu, mevsimlerin, yılların, ayların, günlerin birbirine karıştığı, iklimlerin bile değişik algılandığı karmakarışık  bir dünyada yaşadığımızı bilerek var olabilmek. "Olmak ya da olmamak" gibi.

Doğa böyleyken, iç dünyalarımızda düzeni sağlamak da zor olacaktır elbette Mevsim değişiklileri her canlıda birbirinden çok farklı etki ve tepkilere yaratacaktır doğal olarak. 

Sabahki havaya aldanarak biraz kalın bir giysiyle dışarı çıkarsanız, güneş tüm ışıltılarıyla göründüğünde pişmanlık duymanız doğaldır. Belki günlük hava tahminlerini hiç umursamadan yola çıkanlar , mevsimsiz çiçek açan badem ağacı çiçekleri gibi hüsrana uğrayabilirler. 

Koskocaman evrende bazen her birimiz çok farklı yerlerde ve konumlardayız. Neredesin. nasılsın, ne durumdasın, kimsin, nesin, memleketin, dilin, rengin, ırkın, cinsiyetin  sorularına verilecek yanıtlar herkes için ne kadar farklı.

Dün ülkemizdeki bir üniversite  hastanesinin tek yataklı odasında, 10 gündür yatmakta olduğum yatakta yatarken bu gece evimizde -kendi yatağımda- yatacağım. Hayatın her  anında  farklı değişim ve gelişimler bizi bekliyor. Bir  tahterevallide olduğumuzu  varsayarsak hayatın iniş çıkışlarına da çok  daha kolay alışıyoruz.

Yanımda, yakınımda ya da uzaklardaki sevdiklerim, dostlarım  sürekli  diyorlar ki; Ne olur hastalıkları kafana takma. Ben takmıyorum ki. Yazılarımda rahatsızlıklardan söz etmemeye karar vermiştim. Ancak bedenim, küçük patlamalarla bu karara karşı koyuyor. Ben de sakin-uysal ama kolay kolay eğilmeyen-bükülmeyen bir kişi  olarak onların makul, mantıklı ve haklı isteklerine karşı çıkmıyorum.

İnsanın çok istediği halde yazamaması pek çok nedenden kaynaklanıyor elbette. Günlük hayatın 24+ saatlerle son  hızla akışını  çok iyi bilen kadınlar, rutin dışı harika yazılarla bu ritmi aktaran değerli arkadaşlarım anlar elbet beni.

Yazmaya başlayınca çok kısa yazamıyorum. Gariptir, çocukların oyuna doymaması  gibi yetişkinler de sevdikleri uğraşlara,  işlere, alışkanlıklarına, spora, sanata, zanaata  çok zaman ayırmak istiyorlar. İnsanın yaptığı işe gönül  vermesi, yararlı olabilmesi ve tabii ki emeğinin karşılığını alabilmesi ne güzeldir.

Dünya Öğretmenler Günü'nde (5 Ekim) parçalardan bütüne ulaşarak derinlikli bir yazı yazmayı  düşünmüştüm. İyilikle hastalık arasındaki ince çizgide her şey istediğiniz gibi olmuyor.  Ancak çevrenizdeki herkes içtenlikle yardımcı olunca, saatleri adeta geriye alırcasına engelli bir koşuda, yakınlarınızdan güç alarak başlangıç çizgisinde buluyorsunuz kendinizi.

Bir günlük kutlamaları hayatım boyunca benimseyemedim. Her kutlamada biraz coşku, her anmada biraz hüzün vardır. Neden kutluyoruz, neden anıyoruz? Kapsamını ve içeriğini bilmeden tavır aldığımız kutladığımız, andığımız. kabullendiğimiz, reddettiğimiz her şey gerçek dışı, sahte geliyor bana.

Yeryüzündeki tüm canlıların uygun koşullarda, uygun yerlerde ve zamanlarda hak ettikleri gibi  yaşamaları, hırs, öfke ve kinden olabildiğince uzak olmalarını hayal etmek bile  iyi geliyor insana.

İyi örnekleri görüp kötüler ve kötülükler  azaldıkça,  iyiler ve iyilikler çoğaldıkça, dünyamız da daha rahat soluk alınabilecek  bir dünya olacaktır. Her gece yatarken, hiç değişmeyen duam, iyilerle-iyiliklerle karşılaşmaktır. 

İşte o zaman tüm kutlamalar, anmalar tüm gün ve haftalar, aylar, yıllar da daha büyük bir  anlam kazanmaz mı, yorgun olsak bile huzurlu olmaz mıyız...?

Makbule Abalı- Eğitimci

7. Ekim 2025-Urla Türkiye





Ağustos 20, 2025

İyilerle Karşılaşınca Sanki Her Şey Daha Güzel Oluyor...

 


Ağustosun 20'si oldu bile. Dünya nasıl bu kadar hızlı dönüyor? Günler kısalırken geceler upuzun oldu. Her şey alışılmış biçimde hükmünü sürdürüyor. Dünyanın dengesi böyle kurulmuş.


21 Aralıkta gece ve gündüz birbirine eşit olacak. Hayatımızda belirsizlikler ve düzensizlikler olmadıkça; Duyarlılığımız ve farkındalığımız, algılarımız, insan kimliğimiz de rahatlıyor, düzene kavuşuyor.


Bilmem siz de öyle misiniz; Erdemli, iyi niyetli, yardıma hazır, halden anlayan, ilgili, dinleyen, paylaşımcı, gönlü zengin güzel insanlarla karşılaşınca; Dünya gözümüze nasıl da güzel görünüyor, sanki her yer, her şey aydınlanıyor.


Geçmişi bütünüyle silmek değil de, karşılaştığınız olumsuzlukları; bencilliği, sadece kendini düşünenleri, hak etmediğiniz kötü davranışlarla ,ölçüsüz ve saygısız, kaba  davrananlara mesafeli olabilmek...


Yaşarken öyle zamanlar oluyor ki; en yakınındakilerde bile "güven kaybı" yaşadıysa insan, adeta paranoyak olup kimselere güvenemiyor, herkese kuşkuyla yaklaşıyor. Beden, akıl ve ruh sağlığı da inciniyor, yara alıyor.


Öyle iyi insanlarla, canlılarla  karşılaştım ki bugünlerde, onlar hayata renk ve enerji katıyorlar, yüreğinizi-beyninizi güçlendiriyorlar. Doğayı, insanları, diğer canlıları, çiçekleri, ağaçları; öfke, kin ve nefretten uzak, önyargısız tanımaya, anlamaya, algılamaya çalışanlar; Hem kendileri mutlu oluyorlar, hem de çevreye mutluluk ve enerji yayıyorlar.
İyi Ki Varlar...

Makbule ABALI-Eğitimci 

20.O8.2025 İzmir-Urla