Bazen çok eski yılları,
Yaşanmış anları, anıları, insanları,
Kelimeleri, sözcükleri, adları, nesneleri,
Kentleri, sokakları, soluk yüzlü binaları,
Unutmak dağarcığımızdakileri...
Kimi zaman yaş aldıkça,
Beden ve organlar eskidikçe
Unutmak eski kayıtları,
Silmek bellekten anıları
Anları, günleri, ayları, yılları...
Bazen bir hastalık, bir kaza, belki soya çekim
Beynin küçülmesi, hücrelerin yenilenmemesi
Hastalıklarla yüz yüze kalmak;
Bunama, demans, Alzheimer, Parkinson
Eskimek, eksilmek küçülmek
Yılların ardından...
Unutmak; uyumu, sevinci, umudu
Acıyı, kederi, yası, kaygıyı
Zamanla, sabırla, ortaklaşa, el ele
Karanlık bir tünelden aydınlığa
Yol almak bazen bir arpa boyu...
Unutabilmek geçmişi, zor günleri
El yordamıyla, işaret diliyle
Bazen düşerek, bazen tutunarak
Ya da bastonla, bir ele dayanarak
Umutla, ısrarla, inatla yol aramak...
Unutabilmek; sil tuşuna basarcasına
İnsanları, yerleri, eşyaları,
Kokuları, sesleri, görüntüleri...
Ama unutturmamak;
Bir hayat dersi gibi iz bırakanları,
Bellekte, yürekte, gönülde kalanları.
Deneyim kazanmak her yeni yaşla;
Yüzlerde çizgiler, saçlarda aklar çoğalsa
Kişilik değişse, kimlik kaybolsa da
Bedende kayıplar artsa da
Unutmamak
Unutturmamak;
Geçmişteki iyilikleri, güzellikleri,
Değerlileri- değersizlerden
Doğruları- yalanlardan,
Gerçekleri- sahtelerden
Seçerek, ayırt ederek, ayıklayarak
Yitirdiklerimizi anılarla anmak.
Yıllar geçse de
Yaşananları unutmamak
Unutturmamak...
Makbule ABALI-Eğitimci
Güncelleme:31 Ekim2025
