Sayfalar

Üniversite Sınavları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Üniversite Sınavları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Haziran 20, 2025

HAYATIN HER AŞAMASI BİR SINAV...


Sınav denince hangimizin içi titremez. Dünyanın her yerinde sınav sözcüğü bir heyecan, küçük bir ürperti ile birlikte anılır. Ama zaten o heyecan olmasa yapılan iş ciddiye alınmaz ki. 

Hayatın her aşamasında sınanma, sınav var. Sınavlar hayat hakkında bilgimizi, umudumuzu, cesaretimizi, deneyimlerimizi de sınıyor...Bazen daha küçük, bazen büyük. Bazen puanlı, bazen puansız, dereceli veya derecesiz, madalyalı, madalyasız... Katılan sayısı bazen yüz binlerle ifade edilen, bazen binlerle, bazen 9-10, hatta kimi zaman da sadece 1-2...

Her sınav bir ölçme-değerlendirmeyi, bir anlamda puanlamayı içerir. Bir iş başvurusu insanı nasıl da heyecanlandırır. Eş seçimi de belli değerlerin ölçüldüğü bir sınav değil midir? 

Sınavlar hayatımızda sıralanmış büyük veya küçük engeller. Bu engelleri atlamaya, aşmaya hazırlıklı olanlar, ortama uyum sağlayanlar, kendine güvenenler, konsantrasyon sağlayabilenler, zamanı ve heyecanını ayarlayabilenler her alanda, her sınavda  daha başarılı oluyorlar. 

Yetişkinler, anne-babalar, aile büyükleri-haklı olarak- en az sınava giren adaylar kadar heyecanlı olabiliyor. YGS (Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı) meslek seçimine yönlendiren bir basamak sınavı. LYS (Lisans Yerleştirme Sınavı) ile gençlerin gidecekleri üniversiteler ve bölümleri belirleniyor. 

Eskiden genel sınav sonuçları daha detaylı açıklanırdı. Okullarımızın başarı grafiği çok iç açıcı değil ne yazık: 2010 yılında YGS de geçerli puan alamayan 14.000 aday var. 2011'de bu sayı 38.000 olmuş. 2013'de 61.000. 2014'de 50.000. 160 sorudan bir puan bile alamayan bunca aday Eğitimimiz adına acı bir tablo...

Üniversite Sınavları 1981 yılından itibaren 2 basamaklı yapılmaya başlanmış. 1999'da ÖYS (Öğrenci Yerleştirme Sınavı) kaldırılmış, ÖSS (Öğrenci Seçme Sınavı) tek basamaklı sınav olarak uygulanmış. 2010'dan itibaren YGS ve LYS olarak çift aşamalı sınav uygulanmış. Bu yıl 2.126.000 aday sınava girdi. Çeşitli alanlardaki 160 soruyu yanıtlamaları için 160 dakika süre verildi. 

Üniversiteler akademik çalışmaların yapıldığı kurumlar. Ama gerçek şu ki; gençler akademik çalışmaya pek hazır değiller. Seçenekler üzerinde düşünmekten, bazı kalıplaşmış bilgileri ezberlemekten yorgun düşmüşler. Asıl düşünmeyi öğrenmeleri, çekinmeden soru sormaları, gerçek hayata hazırlanmaları gerekiyor.
 
Gençlerin çoğu öylesine güvensiz ve tedirgin ki... Belirsizlikler her durumda onların heyecanlarını arttırabiliyor.  Açıklamalarda netlik bekliyorlar; Sınav soru kitapçıkları verilecek mi, verilmeyecek mi? 
Cevap anahtarı açıklanacak mı? Sınavda güvenli bir ortam sağlanacak mı? Adil bir sınav olabilecek mi? 

Bu yıl (2015) soruların ancak %20 si açıklanacakmış. İnternetten cevap anahtarının doğrulanması mümkün olacakmış. 2010'da uygulanan sınavda kopya çekildiği, gecikmeli olarak bu yıl belirlenmiş. "Gecikmiş açıklamalar" doğruyu, haklıyı ne derece açıklar? Adil olabilir mi? Gençler kurumlara güvenmek, inanmak istiyorlar. Haklılar... 

Sınavlar, "sınanma-ölçme-başarma- kazanma" basamaklarını izlerse mutlu sonla sonuçlanır. Hayatın zorlu aşamaları içinde karşılaşacağımız pek çok sınav var. Dileriz bu uzun yolda "Hak eden umduğu güzel sonuçlara  ulaşsın."

Makbule Abalı- Eğitimci
17. Mart. 2015 Mersin


Güncelleme Notu: Her sınav, bir sınanmadır. Unutmayın;  hayatta  en güzel başarı, zoru başarabilmektir. Mucizeler değil, inandığınız değerler yolunuzu-yönünüzü-yerinizi  belirleyecektir. 

Ne güzel sözdür: "Çaresizseniz, çare sizsiniz." Yolunuz açık olsun. 

Makbule Abalı- Eğitimci
20. o6. 2025 İzmir-Urla  


Haziran 07, 2024

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI SINAVI (2024 )

 


"GENÇLİĞİ YETİŞTİRİNİZ. ONLARA İLİM VE İRFANIN MÜSPET FİKİRLERİNİ VERİNİZ. GELECEĞİN AYDINLIĞINA ONLARLA KAVUŞACAKSINIZ." M.K. ATATÜRK 


Sevgili Gençler!

Birey olma çabanızda yarın yeni bir gün. Hayat boyu seçimlerinizi yaparken, tercihlerinizi belirlerken yolunuzu çizecek, yönünüzü netleştirecek sınavlardan biri:

 *YKS  (Yükseköğretim Kurumları Sınavı) 8 Haziran 2024 tarihinde uygulanacak.

 *2024 YKS 1. Oturum Temel Yetenek Testi (TYT)  Saat 10.15- 13.00  saatleri arasında. 

Saat 10.00 da sınav salonuna alınıyorsunuz. 


  *2024 YKS ( Yükseköğretim Kurumları Sınavı) 2. Oturum  Alan Yeterlilik Testi

  (AYT) 9 Haziran 2024 tarihinde Saat 10.15-13.15 saatleri arasında uygulanacak.

                                                           

  *2024 YKS (Yükseköğretim Kurumları Sınavı ) YDT (Yabancı Dil Testi) 

Saat 15.45- 1745 saatleri arasında uygulanacak. Salona giriş:15.30



KÜÇÜK HATIRLATMALAR :

Sınav yerine geç kalmayınız.

Gerekli belgeleri yanınıza almayı unutmayın.

Normal bir kahvaltı yaparak sınava gidin.

Zamanı iyi kullanın. 

Cevapları rastgele işaretlemeyi düşünmeyin. 

Kendinizi daha güçlü gördüğünüz testlerde kontrol etmeyi unutmayın. 

Zorlandığınız sorularda çok zaman kaybetmeyin.

Çok heyecanlanmanın sizi geride bırakıp başkalarına yer açmak olduğunu unutmayın. 

Sınav başlamadan yapılan açıklamaları iyi dinleyin. 



Sınava girecek tüm adaylara başarılar diliyoruz. Unutmayın, hayat sınavlarla doludur.

Kendine güvenen, ne istediğini iyi bilen, emek harcayan, çalışan  adaylar  daha başarılı sonuçlara ulaşacaklardır. Umutla, özgüvenle aydınlık yarınlara.. Hak eden kazansın. M. ABALI



Başöğretmen ATATÜRK'ÜN deyişleri çağdaş bilimin ışığında yol göstericiniz olsun:

" Gençler!

Cesaretimizi kuvvetlendiren ve devam ettiren sizsiniz. Siz almakta olduğunuz eğitim ve kültür ile insanlık meziyetinin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli sembolü olacaksınız. "

 "Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk; Onu yükseltecek ve devam ettirecek sizsiniz."

M. K. ATATÜRK










Haziran 27, 2021

KAZANMAK YA DA KAYBETMEK...


Yaşam boyu ne çok sınavla karşılaşıyoruz. Her sınav bir deneme, bir test. Sabrımızı, yeteneklerimizi, uyumumuzu, başarma gücümüzü ölçüyor. Sonuçta kazanmak ya da kaybetmek, yerimizi, yönümüzü, geleceğimizi belirliyor. Duruma göre kazançlar veya kayıplar bazen iç içe yaşanıyor.

YKS'nin (Yükseköğretime Kabul Sınavının) ilk oturumu dün yapıldı. İkincisi bugün yapılacak. Sınava girenleri neler bekliyor, mezun olup diplomalarını aldıklarında nelerle karşılaşacaklar, nerelerde olacaklar? 

Ülkemizde 207 üniversite var. Eğitim sistemimize yeni bir bakış açısı gerekli. Adayların sınav başarıları, ders ortalamaları her yıl daha da düşüyor. Bu sınavda da heyecanını yenebilen, bilgisini iyi değerlendirebilen adaylar kazançlı çıkacak. Sınav başarıları her yıl daha da düşüyor. 3 yanlışın bir doğruyu götürdüğü sınavda 2018'de 41 bin, 2019'da 15 bin, 2020'de 38 bin aday sıfır puan almış. 

Sadece 4 yıllık bölümler değil, iki yıllık Meslek Yüksekokullarından da iyi yetişmiş nitelikli ara elemana nasıl da ihtiyaç var. Hangi okuldan mezun olursa olsun, mezuniyetten sonra fark yaratan gençler daha kazançlı çıkıyorlar. Bilgi dağarcığına ekleme yapanlar, kendine güvenenler, kaliteli bir kursa katılıp kendini geliştirenler Ayırt ediliyorlar. Böylesine zor hayat koşullarında kazanmak için çok mücadele gerekiyor.

Geleceğimiz, güvencemiz, umudumuz olan gençlerin hayallerini gerçekleştirmelerini diliyor, yolları açık ve aşılabilir  olsun diyoruz.

Makbule ABALI



 

Ekim 17, 2017

HAYAT DA BİR SINAV DEĞİL MİDİR ?



Son günlerde gene hep sınavlardan söz eder olduk. Sınav uygulamalarını bir türlü rayına oturtamadık. Gençler için yaşamın içinde önemli bir adım; geleceğini planlamak, bir meslek ve okul seçmek, bunun için hazırlanmak... Gençler adına kararlar alınıyor, planlar yapılıyor, yeni bir sistem oluşturuluyor. Ama asıl konuyla ilgili gençlere, uygulayıcı öğretmenlere hiç danışılmıyor. 

Yükseköğretime girişle ilgili yeni bir sistem oluşturuldu ama kafalardaki pek çok sorunun cevabı yok. Birkaç ay sonra sınava girecek öğrenciler değişimi yeni öğreniyorlar. Sorduklarında öğretmenleri de yeterince açıklama yapamıyorlar. Onlar da önce öğrenecekler, sonra öğrendiklerini aktaracaklar. Açıklamalardaki boşluklar nasıl doldurulacak, henüz bilinmiyor.

Önce "Sınav kalkacak" denmişti. Sonra "Hayır, sınav var " dendi. 
O zaman tam bir karmaşa yaşanırdı. Adaylar hangi ölçülerle belirlenecekti? Son uygulamada 4 yanlış 1 doğruyu götürmüyordu. Rastgele şansına işaretleyenler oluyordu. Acaba şimdi nasıl olacak?
Bu konuda henüz bir açıklama yapılmadı.

Sınavın kısaltılmış adında harfler yer değiştirdi. Önceden LYS (Lisans Yerleştirme Sınavı) ve YGS (Yükseköğretime Geçiş Sınavı ) idi. Şimdi YKS (Yükseköğretim Kurumları Sınavı) oldu. Bir günde sabah ve öğleden sonra iki sınav yapılacak. Sabah oturumunda 40'ar sorulu Türkçe ve Temel Matematik soruları olacak. Öğleden sonra oturumunda 40'ar soruluk 4 test (Türkçe-coğrafya-Sosyal Bilimler- Matematik ve Fen Bilimleri olacak. 
1.Oturum sınava %40, ikinci oturum %60 oranında katkı sağlayacak. Okul başarısının katkısı (O.Ö.B.P) eskiden olduğu gibi uygulanacak.

Hayat da bir sınav değil midir? Sadece okul ya da meslek seçerken değil, güvenilir bir hayat arkadaşı seçerken, imkanlar varsa ev veya araba alırken, arkadaş seçerken, hastalığınızda doktor belirlerken, çocuğunuza öğretmen ya da okul seçerken şartları hazırlıyoruz ama sonuçta nelerle karşılaşacağımızı bilmiyoruz. İyi ya da kötü sonuçlar, bizi mutlu veya mutsuz eden girişimler, hepsinde bir   sınav deneyiminden geçmiyor muyuz? Hayat da bir sınav değil midir? Ama koşulları bilirseniz ona göre önleminizi alırsınız, her sınavda asıl sorumlu biziz.

Hayat sınavlarında başarılı olabilmemiz için gelecekle ilgili öngörülerimizin olması, plan-program yapılması, olumlu-olumsuz örneklerden yararlanılması düşünülebilir. Henüz sınav tarihi bile belli değil, ana hatları netleşmemiş. Kimse tam bilgi sahibi değil.
Oysa bizler gençlerin sağlıklı kararlarla başarılı olmalarını bekliyoruz. Daha güzel bir ülke için onlara güvenmek istiyoruz.

Makbule Abalı-Eğitimci 
17.10.2017 Mersin



Nisan 12, 2010

MUHTEŞEM BİR GÜN (!)

Sabah haberlerini izlerken kanallar arasında geçiş yapıyoruz: TRT2 Haber kanalında
saat 08,00 dolaylarında bir kadın bir erkek iki sunucunun yorumu dikkatimi çekti.
Erkek sunucu "Üniversite sınavına 1.5 milyon kişi katılmış, MUHTEŞEM" dedi.
Birden irkildim, sağlıklı düşünen herkesin bu sayıdan ürkmesi lazım diye düşünüyorum.

Nicelikle nitelik nasıl da birbirine karışıyor;
Diploma sahibi onca işsizimiz varken,
Eleman alımıyla ilgili sınavlar stadyumlarda yapılırken,
Sanırım sayısı 100 civarında üniversitemize 7 tane daha eklenirken,
Gençlerde gelecek kaygısı, iş bulamama endişesi bu denli büyümüşken,
İşletmelerde özellikle nitelikli ara eleman sıkıntısı yaşanırken,
Esnaf ve sanatkarlar odaları eski usta öğreticilerin yerine artık çırak yetiştiremezken,
Sınavlarla bunaltılmış, ancak seçeneklerle düşünebilen, okumayan, yaratıcılıktan uzak,
sosyal etkinliklere zaman ayıramayan gençler hızla çoğalırken,
Üstelik üniversite sonrası sınavlarda ilk dereceleri paylaşanların birçoğu sözlü
görüşmelerde elenirken, bu konuda davalar açılırken,
Sınavlara rekor düzeyde kişi de katılsa bunun neresi MUHTEŞEM?
Kelimenin tam anlamıyla FACİA.

Gençler tabii ki okuyacaklar, kendilerini geliştirecekler.
Ama keşke sınav sonrasını da planlayabilsek, ülke koşullarını dikkate alarak
adama göre değil, işe göre adam yerleştirebilsek...
O zaman bu ülkede ADAM gibi ADAMLAR da çoğalmaz mı?

Makbule Abalı-Eğitimci
12.04.2010 Mersin