Sayfalar

kişilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kişilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Mayıs 04, 2025

KENDİMİZİ İNSANCA SORGULAMAK...



*Sağanak yağmur yağarken küçük çocuk annesine sordu: "Allah Baba ağlıyor mu anne? O çok merhametlidir diyordun  "  Yağmur annesinin de yanaklarını ıslatmıştı. Soru yanıtsız kaldı.

*Zamanında cevapsız kalan sorular, çok mu zordur, cevabı mı yoktur, tam anlaşılamamış mıdır?

* Minicik kuşların, çerden çöpten salyalarını katarak yaptıkları yuvalar bile kolay kolay bozulmazken insan eliyle yapılan bazı yapılar nasıl yıkılır da taş taş üstünde kalmaz?

* Çok yüksek egolu, ön yargılı insanları yalan makinesine bağlasak, vicdanlarının sigortası atar mıydı acaba ?

* Değerli takıların sahtesini ustalıkla yapabilenler; gerçek yüzlerle maskeli yüzleri,  içten davranışlarla,  yapmacık davranışları ayırt edebilirler mi ?

* Öbür dünyada  hayal ettikleri farklı hayatı, bu dünyada bulmak için midir  bazı insanların bunca kavgası, didişmesi, acımasızca davranması...?

* Çok büyük yeryüzü felaketlerinde: Toprak yer değiştirip yarılırken, denizler dalgalanıp kabarırken, yanardağlar lavlarını püskürtürken , sular sel olup coşkuyla akarken, bazı insanlar olup bitenlere nasıl kayıtsız kalabilir...? 

* Öfke, kin, nefret yerine ; hoşgörü, anlayış, sevgi dili kullanmayı neden bir türlü beceremez bazı insanlar ? "İnsanca'yı " öğrenmek , bir yabancı dili öğrenmekten daha mı zordur ?

* Adaletin olmadığı yerde kötülükler tavan yapmaz mı ? O zaman düzeni kim sağlar, haklıyı haksızdan kim ayırt eder ?

*  Çok büyük bir felaket yaşanırken,  yürekler yangın yeriyken, en zorunlu ihtiyaçlara çare olamayan bazı insanlar ya da kurumlar kendi birikimlerini bir başka dünyaya hangi kargo ile gönderebilirler? 

* Binlerce insan enkaz altında kalırken, binlerce çocuk kayıplar listesine girerken,  ağıtlar yakılıp destanlar yazılırken; kayıpların geleceklerini karartanlar nasıl bir hayat planı yaparlar...?

* Zamana, mekâna, duruma, kişiye, geçen bir ömre bağlı olarak zor sorular, zor cevaplar vardır bazen. Hayatın sonunda sorulur: "Merhumu nasıl bilirdiniz? "  Hayatı boyunca iyi, güzel, yararlı çalışmalarla yıllar boyu iz bırakanlara ne mutlu...

Ünlü Şairimiz Cahit Sıtkı Tarancı ne güzel demiş:

"N'eylersin ölüm herkesin başında.

Uyudun uyanamadın olacak.

Kimbilir, nerede, nasıl, kaç yaşında?

Bir namazlık saltanatın olacak,

Taht misali o musalla taşında."


Makbule Abalı-Eğitimci

3 Mart 2023 İzmir-Urla

Güncelleme: 4. 05. 2025 











Nisan 21, 2010

BULUŞMA...

Şiir, duyguların bir anlatımı değil midir?
Kendimizi anlamanın ve anlatmanın bir başka yolu, iç dünyamıza ruhsal, düşünsel yolculuklar yapmak...
Eski günlükleri karıştırırken, "Saklı Bahçeye " küçük geziler yaparken, günlükleri karıştırırken
bir şeyi fark ettim ; Yaşam felsefeme uygun deyişleri, özdeyişleri, şiirleri, okuduğum, benimsediğim kitaplarla ilgili görüşlerimi de uzun uzun yazmışım.
Yıllar önceki beğenilerimin çok da değişmemesi sevindirdi beni:

Salt bağlılık ya da tutuculuk değil, belki "tutarlılık" idi  hoşuma giden...
Amatörce şiir denemeleri de yapmışım, beğenmeyip silmiş, yeniden yazmışım. Hiçbir yere göndermemişim, yarışmalara katılmamışım.
Hepsi günlüğümde kalmış...Şimdi yeniden uyandırıyorum onları...

(Yeni bloğumda "Bir blog öyküsü (3)" yazımı yazarken kumandayı yanlış yönlendirince yazımın ikiye bölünerek yayınlanışına nasıl üzüldüğümü hatırladım birden.)
Zaman zaman eski günlüğümle buluşturacağım yeni bloğumu:
Eski dostumu unutmamak, yeni dostumu da gücendirmemek istiyorum...
İlk buluşma bugün... O günkü duyguların anlatımı...

Makbule ABALI-Eğitimci
21 Nisan 2010 Mersin