Sonbahar tüm coşkusu ile saltanatını sürüyor. Her mevsimin kendine özgü renkleri var. Açıklı, koyulu, parlak, soluk. Hepsi bir başka güzel. Bazen renkler birbirine karışıyor. Hangisi daha baskın seçemiyorsunuz. Gönlünüz birinden yana kaysa bir başkasını görüyorsunuz o anda. İnsanlar gibi, olaylar gibi.
Bazen bir olay dikkat çekiyor, tüm gözler o yana dönüyor, gündem değişince ortam da değişiyor. O karmaşanın ortasında sakin bir köşe, dinlendirici bir müzik, anlayabilen, dinleyebilen, doğru algılayabilen bir dost arıyor insan.
O zaman dünyayı yeni bir göz, yeni bir mantıkla yeniden değerlendirmeye koyuluyorsunuz. Ve sonbahar yeni açan çiçekleriyle, duru görüntüsüyle yeniden kucak açıyor adeta insanlara. Temiz havayı içinize çekip yeni dünyayı bir başka insan gibi algılıyor, yeniden soluk alıp vermeye başlıyorsunuz.
Mevsimler, renkler değişse de dünya aynı dünya. Bir elimizde palet, bir elimizde rengarenk boyalar, günbegün boyayıp siliyoruz var gücümüzle. Her şey kafamızda, yüreğimizde, ruhumuzda renk değiştiriyor.
Dünyamızı boyuyoruz bazen rengarenk boyalarla, bazen siyah beyaz renklerle... Her şey neyi, nasıl algıladığımıza bağlı...
Makbule Abalı













