Sayfalar

toplumsal mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
toplumsal mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Haziran 08, 2023

BEDEN SAĞLIĞIMIZ- RUH SAĞLIĞIMIZ

 


Geçmişten günümüze yüzyıllardır üstün gücünü, önemini kavrayıp sıralamada hep ilk sıraya yerleştirmişiz. Onun yokluğunda eksikliğini hissedip "Olmaya Devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi" demişiz. Sağlık: Bedensel. ruhsal, toplumsal yönden tam bir iyilik halidir" diye tanımlanmış, sağlığı kaybetmekle hayattan tat almanın da azaldığını fark etmişizdir. Sağlıklı bir toplumun oluşmasında bireylerin zihinsel, ruhsal, bedensel ve sosyal sağlıklarının dengeli olması nasıl da önemlidir.

Bebeklikten çocukluk ve yetişkinliğe uzanan uzun ince yolda sağlık hizmetlerinde özellikle koruyucu hekimliğin rolü ne kadar değerli. Hastalanmadan önce iyi beslenebilmek, gerekli önlemleri alabilmek, akıl ,beden ve ruh sağlığını bir bütün olarak koruyabilmek. her konuda, her alanda ama özellikle sağlık alanında işini benimsemiş, kendini geliştirmiş, sorularınıza cevap alabileceğiniz idealist hekimlere öyle çok ihtiyacımız var ki. İyi doktor olmak çok kolay değil. Altı yıl tıp eğitiminden sonra  istenirse TUS  Tıpta uzmanlık Sınavına girip seçtiği ve kazandığı uzmanlık alanında ek bir öğrenim görmek. Bilimsel yayınları , kongreleri izlemek.

Dünya belki her an, her gün iyilerle kötülerin savaşına tanık oluyor. Doğal olarak her meslekte iyiler de kötüler de var. Yaşadıkça gördüklerimiz, karşılaştıklarımız, duyduklarımızla toplum değişime de uğruyor. Sabretmesini unutup daha öfkeli, sinirli bireyler haline dönüşüyor. Bir güler yüz, bir güzel tebessüm , biraz hoşgörü, biraz anlayış kimi zaman çok şeyi çözümlüyor. Çocukların gerçekten iyi rol-modellere öyle çok ihtiyaçları var ki. Kimi zaman cana can katan, hayat veren doktorları da yıldırıyoruz. Son depremde Tıp dünyası ne çok kayıp verdi.  Son günlerde  yurt dışında iş imkânı arayanlar çoğaldı. Oysa yıllar önce Atatürk "Beni Türk Hekimlerine emanet ediniz. " diyordu. 

Hepimizin olduğu gibi doktorların da karşılıklı anlayışa, güzel işlerin takdir edilmesine, olumsuzlukların da yapıcı, uzlaştırıcı bir  şekilde dile getirilmesine ihtiyaçları var. Ruh ve akıl sağlığımız yıpranmamalı, korunmalı. Bazen asıl duymamız gereken güzel etkinlikleri duyamıyoruz, uzaklardan göremiyoruz. Toplumda tanımadığımız öyle çok adsız  kahraman var ki. Yetenekleri, güzel yürekleri, becerileriyle övgüyü, alkışı gerçekten hak ediyorlar. İstanbul Tabip Odası birkaç gün önce İstanbul'da çok güzel bir konser verdi. Büyük kızımız Sibel'in de solist olarak yer aldığı konseri canlı izleme şansımız olmadı ama çok uzaklardan tebriklerimizle alkışlarımızı paylaştık. 

Emek veren, katkıda bulunan tüm doktorlarımızı yürekten kutluyoruz. 

Makbule ABALI

07. 06. 2023

İstanbul Tabip Odası Türk Müziği Korosu


Ne Bildim Kıymetin Ne Bildin Kıymetim

Makamı: Nihavend

Bestekarı: Alaeddin  Yavaşça

Söz Yazarı: M. Müeyyet Berkman

Solist: Sibel (Abalı) Altın (1 saat 16. dakikada dinlenebilir) 




Nisan 06, 2016

MUTLULUK SATIN ALMAK...




Hayat boyu inanmışımdır; Parayla, pulla satın alamayacağımız şeyler vardır. Değeri paha biçilmez. Örneğin; Yoğun bakımdaki bir hastanızın iyilik belirtileri göstermesi, günler sonra hayata dönmesi. Bir trafik kazasından kıl payı kurtulmak. Uzun zamandır çocuk sahibi olmak isteyen bir insanın test sonucu müjdeli haberi alması. Hayat tesadüflerle dolu. Daha ne çok örnek verilebilir hayatın içinden, karmaşık insan yaşamından... 

Bazen de toplumda; sokakta, markette, hastanede, lokantada, pazarda, çiçekçide karşılaştığınız küçük olaylardır sizi mutlu kılan, yüzünüzde bahar tebessümleri açtıran... Bazen çevrenizdekiler, bazen siz katkıda bulunursunuz mutluluk satın almaya. Küçük küçük olaylardan öyle büyük bir sermaye biriktirirsiniz ki...



Bazen bir hastane asansörüne adım attığınızda çektikleri sıkıntılar nedeniyle asık ve soluk yüzlü bir grup insanla karşılaşırsınız. İçten bir "günaydın" ya da "geçmiş olsun" demeniz nasıl da mutluluk yaratır o mutsuz yüzlerde. Oysa çoğu kez basit bir tebessüm bile kimsenin aklına gelmez. 

Çarşıdan geliyorsunuzdur; Elinizde torbalar, çantalar, yorgunsunuz. Birden arkanızda tanıdık bir ses,  "yardım edebilir miyim?" Bakarsınız, çok samimi olmadığınız, sadece selamlaştığınız bir komşu. Elinizdeki yükü alır, asansör kapısını açar. Bu centilmence davranışa gönülden teşekkür edersiniz. Etkisi ne kadar sürer bilinmez ama "kısa süreli" bir mutluluktur bu.

Trafiğin çok yoğun olduğu bir caddede karşıdan karşıya geçeceksiniz. Trafik ışıkları yanmıyor. Son hızla gelip geçen arabaların arasından bir tanesi durur, yol verir. Gülümseyerek, başınızla teşekkür ederek geçersiniz. Mutluluk yoludur bu. Etkisi belki akşama kadar sürer. 

Bazen mutluluk geçmişten gelir. Bir gün ansızın eski bir öğrenciniz telefon eder. Övgü dolu sözlerle geçmişi anar. Kocaman bir mutluluk balonu gün boyu başınızda uçuşur durur. Hastasınız, sakin, güler yüzlü bir doktor sorularınıza açıklayıcı cevaplar verir, rahatlatır. Stres yükünüzü azaltır, çantanıza mutluluk depolarsınız...


Yaşlı bir çift, bazen el ele, bazen kol kola, yürüyüş yolunda ağır adımlarla yürürler. İkisi da hayatın ağır çekim yıllarını yaşamaktadırlar. Birisi birden düşer, baston elinden fırlar. Hemen yardıma koşar, bir şişe su alırsınız.Yüzünde utangaç bir gülümsemeyle "Su gibi aziz ol yavrum" der kadın. Anneannesini hatırlar delikanlı," aynı sözcükler" diye mırıldanır. Biraz hüzün ama kucak dolusu mutluluk satın alınmıştır. Karşılıklı güzel bir alışveriştir bu...

Toplu taşımaya binmek üzere sıraya girmiş bir engelliye hiç düşünmeden sıranızı vermek, yer bulmasına yardımcı olmak... Bazıları için bu zahmetli bir iş sayılabilir ama o engelli için dünyalara değer. Gazeteden bir fotoğraf karesi, mutluluğun fotoğrafı çekilmiş. Göstermelik olmadığı öylesine belli ki; Bir asker, yürüyemeyen yaşlı bir adamı sırtına almış, yıkık dökük sokaklardan geçiriyor. Yaşlı adam da en az evler kadar yıpranmış ama anlık mutluluk yaşıyor. 

Sokakta annesinin elinden tutmuş yürürken muzipçe arkasına dönüp yüzünüze gülerek bakan akıllı bir çocuk... Işıltılı gözler, tertemiz, masum bir yüz. İki eski dost gibi, karşılıklı el sallarsınız. 
Genç Türkiye yeniden umutlandırır sizi. Kafanızdaki onca olumsuzluğa rağmen "Onlar bizim geleceğimiz" dersiniz.
Yüzünüzde mutluluk tomurcukları açar, gülümseyerek uzun, ince bir yola devam edersiniz...