Hepimizin bir eşref saati vardır. Tam tersine çok bunaldığımız. tahammül sınırımızın çok daraldığı, hiç kimseyle yüz yüze ya da telefonda dahi görüşmek, konuşmak istemediğimiz anlar, saatler hatta bazen günler... Geçenlerde bir arkadaşım anlatıyordu; 'Yıllardır sırtımda taşıdığım yükleri boşaltınca rahat nefes alabildim.' Telefonundan silmiş pek çok kişiyi.
Ben çok daraldığım zamanlarda çocuklara başvuruyorum. İnanın onların ilk çocukluk çağları, özellikle 3-10 yaşlar arası yaydıkları katıksız enerjiyle bazen usta psikologlardan daha etkili olabiliyorlar. Merhaba veya günaydın dediğinizde en azından cevabı sessiz bir gülümsemedir. Tokan ne kadar güzel veya saçların son model mi kesilmiş deyin, iletişim ağı kurulmuştur. Hastane asansöründe bile en etkili Günaydın veya Merhaba onlardan gelir.
Onların dünyasında yalan, iftira, dedikodu, iki yüzlülük, sahtekarlık, maskeli yüzler yoktur. Her şey olduğu gibidir. Açık, net, tarafsız, ikinci elden değil, ilk elden, aslının aynısı... O dünyada nefes aldığınızı hissedersiniz. Hatta yüzünüze tebessüm kondurulduğunu, belki şarkılarına, oyunlarına eşlik bile edersiniz. Paylaşımcıdırlar , adildirler, alaycıları, mızıkçıları dışlarlar. Kuralcıdırlar ama yasakçı değil, güven uyandırmazsanız görünmez kapıları yüzünüze kapatır, sınırlarını çizerler.
Bütün bu nedenlerden ötürü çocukları çok seviyorum. Çıkarsız, katıksız, doğal bir sevgi bu. Yetişkinler yanlış tutum ve davranışlara büründüklerinde çocuklar güven kaybı yaşıyor, kimlik ve kişilik değiştiriyorlar adeta. Kaliteli bir Okul Öncesi Eğitim sağlayarak, yeterli beslenmelerini sağlayarak hiç olmazsa 7 yaşına kadar onların beden ve ruh sağlığını koruyabilsek...
Dünya Mutluluk sıralamasında daha üst sıralarda yer alabilir miyiz acaba...?
Makbule ABALI-Eğitimci
21 Kasım 2025-Türkiye



Alabiliriz, Canım Öğretmenim 🌟💗🌟
YanıtlaSilGençlerin Sosyalleşme Oranı: Türkiye, gençlerin sosyalleşme oranlarında sondan üçüncü sırada yer aldı. Sosyalleşmenin kalitesi bakımından ise son sırada bulunuyor.
YanıtlaSilSosyal Destek ve Güven: Türkiye’de sosyal destek sistemleri ve toplumsal güven düzeyleri, mutluluk seviyesini olumsuz etkileyen faktörler arasında yer alıyor.
Özgürlük ve Yolsuzluk Algısı: Bireysel özgürlüklerin sınırlı olması ve yolsuzluk algısının yüksek olması, Türkiye’nin mutluluk endeksinde geri kalmasına neden oluyor.Türkiye’nin Dünya Mutluluk Raporu’ndaki sıralamasında yaşanan iyileşme umut verici olsa da, gençlerin sosyalleşme oranlarının düşüklüğü, sosyal destek sistemlerinin yetersizliği ve özgürlüklerin sınırlı olması gibi faktörler, mutluluk seviyesini olumsuz etkiliyor. Bu alanlarda yapılacak iyileştirmeler, Türkiye’nin gelecekteki mutluluk endeksinde daha üst sıralarda yer almasına katkı sağlayabilir.saygılar hocam
Yüreğinize emeğinize bilginize sağlık Makbule Hanım Okurunuz bol olsun
YanıtlaSilÖnce çocukların, sonra hepimizin güven ve huzur içerisinde yaşadığımız bir Türkiye'yi çok geç olmadan görmek dileğiyle...
YanıtlaSileveet özellikle minik şirin kız çocuklarııı :)
YanıtlaSilEnerjimiz bittiğinde çocuklardan enerji yükleniyor sanki , bir gülümsemeyi bile çok gördüğümüzde aslında ne kadar kolay olduğunu da yine onlarda görebiliyoruz. Hatta bazen yanlış yaptığımızda bile doğrusunu bize öğretebiliyorlar.
YanıtlaSilNe mutlu çocuklara .....
Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ışığında, geleceğimizi şekillendiren tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü kutluyorum.saygılar
YanıtlaSil