Mimlerle yeni yeni tanışıyorum denebilir. Sevgili Buzlu Kalem tarafından mimlenmişim. Onunla da tanışıklığım yeni sayılır. Ama eski bir dost gibi seviyorum; yazılarındaki içtenlik, sadelik, yalınlık, güzel ifade beni onun bloğuna bağladı.
Mim yazısında adımı görünce şaşırdım doğrusu. Hayır demek mümkün değil. Beni yeniden geçmişe yönlendirdiği için sevgili Buzlu Kalem'e çok teşekkür ederim.
Kitaplar hayatımın her döneminde vardı. Bir dönem "Hızlı Okuma Kurslarına" uygulamacı öğretmen olarak katıldım. Ancak yıllar geçtikçe insanın okuma hızı yavaşlıyor. İnanıyorum ki ilk okuma çağlarında, kitaplarda yazılan her şeyin doğru olduğunu düşünüyorsunuz.
Sonra eleştirel okuma başlıyor, kitaplar konusunda daha seçici davranıyorsunuz. Bir yazarı benimsiyor, onun kitaplarını arıyorsunuz. Bazen konularına göre kitap ayırt ediyorsunuz. Zamanla yazarın anlatım biçimi, edebi dili, kahramanların karakter özellikleri de önem kazanıyor. Giderek seçimleriniz netleşiyor.
Ben insanın psikolojik ve sosyal yapısına ağırlık veren kitapları çok seviyorum. Yazım dilini önemsiyorum. Sade ve yalın bir dili tercih ediyorum. Öyküleri romanlardan daha çok seviyorum.
Hep düşünmüşümdür; çok eskiden sevdiğim, etkilendiğim kitaplar hakkında yargım değişmiş midir? Sanırım çok büyük değişim olmadı. Eski kitaplarım itibarlarını kaybetmediler. Belki beğeninin derecesi düştü ya da yükseldi, sıralamada yer değiştirenler oldu.
İçindeki cümlelerin altı çizilerek, notlar alınarak okunan başucu kitaplarını da çok severim, onları gözüm gibi korur, saklarım. Kitaplar iyi ki hayatımızda varlar. Dünya kitaplarla güzel...
Yaşam boyu çok değerli kitaplarla tanıştım. "En çok sevdiğim kitaplar" başlığı altında onları 15'le sınırlı tutmak bazılarına haksızlık sayılmaz mı? "Etkilendiğim kitaplar" desem kural bozucu olmam değil mi? (Sıralamayı derecelendirme esasına göre yapmadan)
1- Küçük Kadınlar-Louisa m. Alcott
Çocukluktan ergenliğe, gençlik çağlarına geçerken çok severek defalarca okuduğum, kahramanlarıyla kendimi özdeşleştirdiğim harika bir kitap.
2-Küçük Prens- Antoine de Saint Exupery
Eminim pek çok kişinin başucu kitabı olmuştur. Altı çizilerek okunmuş kitaplar arasındadır.
3-Yenişehir'de bir öğle vakti-Sevgi Soysal
Öyle naif, ince düşünceli bir yazardı ki okumaya doyamazdınız Sevgi Soysal'ı. İyiler, duyarlı insanlar çok uzun yaşamıyor.
4- Yabancı- Albert Camus
İlk Varlık Yayınları arasında okumuştum. İncecik ama dopdolu bir eser. Okudukça bilgilenir, eğitiliriz adeta.
5-Fareler ve İnsanlar- John Steinbeck
İnsan karakterleri üzerine bir başyapıt. Çok duygulanarak okuduğumu hatırlıyorum.
6- Yaşama Uğraşı- Cesare Pavese
Cevat Çapan'ın çevirisiyle yazarın günlüğü ve son kitabı. Bir başucu kitabı. Çoğu cümlenin altını çizmişim. Onlardan biri: "Yaşlanmak belki kötüdür ama çocuk kalmak en kötüsü."
Yaşam boyu çok değerli kitaplarla tanıştım. "En çok sevdiğim kitaplar" başlığı altında onları 15'le sınırlı tutmak bazılarına haksızlık sayılmaz mı? "Etkilendiğim kitaplar" desem kural bozucu olmam değil mi? (Sıralamayı derecelendirme esasına göre yapmadan)
1- Küçük Kadınlar-Louisa m. Alcott
Çocukluktan ergenliğe, gençlik çağlarına geçerken çok severek defalarca okuduğum, kahramanlarıyla kendimi özdeşleştirdiğim harika bir kitap.
2-Küçük Prens- Antoine de Saint Exupery
Eminim pek çok kişinin başucu kitabı olmuştur. Altı çizilerek okunmuş kitaplar arasındadır.
3-Yenişehir'de bir öğle vakti-Sevgi Soysal
Öyle naif, ince düşünceli bir yazardı ki okumaya doyamazdınız Sevgi Soysal'ı. İyiler, duyarlı insanlar çok uzun yaşamıyor.
4- Yabancı- Albert Camus
İlk Varlık Yayınları arasında okumuştum. İncecik ama dopdolu bir eser. Okudukça bilgilenir, eğitiliriz adeta.
5-Fareler ve İnsanlar- John Steinbeck
İnsan karakterleri üzerine bir başyapıt. Çok duygulanarak okuduğumu hatırlıyorum.
6- Yaşama Uğraşı- Cesare Pavese
Cevat Çapan'ın çevirisiyle yazarın günlüğü ve son kitabı. Bir başucu kitabı. Çoğu cümlenin altını çizmişim. Onlardan biri: "Yaşlanmak belki kötüdür ama çocuk kalmak en kötüsü."
Bir başkası: "Oysa herkes öldürür sevdiği şeyi,
Bu herkesçe biline,
Kimi sert bir bakışla yapar bunu,
Kimi övücü sözlerle."
7- Suç ve Ceza- Dostoyevski
Suç ve Ceza'yı okuduktan sonra Dostoyevski'nin bütün eserlerini okumuştum. İnsanın iç dünyasını ne güzel anlatır, insan psikolojisini nasıl anlayışla ele alır.
8- Gazap Üzümleri-John Steinbeck
Bir yazarın sevdiğiniz bir eseri diğer bir eserini çağrıştırıyor. Okuyor, çoğu kez yanılmıyorsunuz. Güçlü bir aşk işleniyordu Gazap Üzümlerinde.
9- Dinle Küçük Adam- Wilhelm Reich
Yıllardır okumaktan vazgeçmediğim bir kitap. Kitap eskidi, yıprandı ama içindeki deyişler güncelliğini hiç yitirmedi.
10- Açlık- Knut Hamsun
Tiyatroda da izlemiştim. Çok çarpıcıydı. Psikolojik romanlardan sayılıyor.
11- Kıyılara Kaçan Kadınlar- Seda Arun tarafından derlenen, 25 kadının gerçek yaşam öyküleri.
Türkiye'de kadınların durumunu sergileyen, mücadelelerini anlatan etkileyici bir kitaptı
.
12- Bir dinozorun anıları- Mina Urgan
İçtenlikle yazılmış, ülkemiz sorunlarından söz eden bir kitap. Mina Urgan'ın yaşama bağlılığına ve beyin gücüne hayran kalmıştım.
13- Geniş zamanlar- Ayşe Kulin
Ayşe Kulin'in "Adı Aylin" ve "Kardelenler" adlı eserlerini de okumuştum. Ama Geniş Zamanlar bence farklıydı. Düşündüren, duygulandıran, inceden inceye insanı işleyen bir kitap.
14-Kadından Kentler- Murathan Mungan
Farklı kentlerde yaşayan kadınların hikayeleri ayrı ayrı işlenip bütünleştirilerek kitap tamamlanıyor. Şiirsel bir anlatımı vardı.
15- Aslında kitapları 15'le sınırlamak çok zor. Son maddeye birkaç kitap daha sığdırsam mim kurallara uymamış mı olurum? Ama konu kitaplar olunca...
Bütün hikayeleri- Sait Faik
Bütün şiirleri- Orhan Veli
Paulo Coelho- Simyacı
Dünde saklı yarınlar- Doç. Dr. Güliz Elal
Kitaplarla düşünmek, birlikte olmak ne güzel...
Teşekkürler sevgili Buzlu Kalem, kitaplarımla yeniden buluşma fırsatı yarattığın için...
Makbule ABALI-Eğitimci













































