Sayfalar

şiirlerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiirlerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Haziran 06, 2026

YÜKSEK TEKNOLOJİ ÇAĞINDA İNSAN OLMAK

 Koskocaman evrende

İnsan yapayalnız

Korkunç kalabalıklar içinde

Akortsuz sesler arasında

Kulakları tıkalı, gözleri kapalı

İnsan yapayalnız...

Konuşamadan, haykıramadan

Hep suskun, hep içine kapanık

Herkes maskeli, herkes duyarsız

Gözler yumulmuş, ağızlar büzülmüş

Kulaklar tıkanmış

Teknolojinin gümbürtüsü içinde

Sürüngenler gibi yol almak

Kanadı kırık kuşlar gibi çabalamak boş yere 

Soluk alamamak

Çırpınmak, çırpınmak bir okyanusta

Kıyıya ulaşamamak... 

Zaman kavramını yitirmek, bir hiçlik dünyasında

Varlığını kanıtlayamamak

Varken yok sayılmak yokluklar içinde...

İnsan olabilmek, insan kalabilmek 

İnsansız bir dünyada...

Gökyüzü ışıksız, kapkaranlık 

Hayaller yıldızlar kadar uzak 

Çağa tanıklık etmek; bir kukla gibi 

Eller, kollar, bacaklar hareketsiz

İplere bir türlü ulaşamamak, boşlukta sallanmak

Korkulu bir düşte, kâbuslar içinde uyanmak 

Kan ter içinde sayıklamak

Engelliler koşusunda;

En geride kalmak, çağa uyum sağlayamamak... 

Makbule Abalı-Eğitimci

6 Haziran 2026- İzmir-Urla







Mart 11, 2026

YAŞAMI ŞİİRLERLE ÇOCUKLAR GİBİ ALGILAMAK-YORUMLAMAK...



 






GÜZ GÜNEŞİ 

Bu sabah erken uyandım;

Çiy damlacıklarını silkeledim

Çiçeklerin üzerinden.

Ilık rüzgârlar esti,

Güneş bile gülümsedi,

Bembeyaz bulutların arasından

Çiy taneleri umursamadı bile... 

Makbule ABALI

2023



ÇOCUKÇA

Kuş dili bilir misiniz ?

Çocukça, dostça, safça, 

Ya da işaret dili .

Diliniz  lâl olursa;

Gözlerinizle konuşabilir misiniz ,

Ya da beden dilinizle...?

İnsanca bilmeyen birine 

Bir dil öğretebilir misiniz?

İlle de uzlaşmak için değil, 

Belki insanca yaşamak, 

Yaşatmak için;

İnsanlık adına...İnsan adına...

Makbule ABALI

2023



İNSAN İNSANA SAVAŞ

Dağla ova,

Güneşle ay,

Bulutla yağmur, 

Fırtına ile bahar, 

Yaz ile kış,

Kedi ile köpek,

Tavşanla kaplumbağa,

Kedi ile fare 

Arkadaş olmuşlar canciğer.

Ama insanoğlu inatlaşmış; 

Arkadaş olamamış İNSAN İNSANA

Savaşlar o yüzden hep var olmuş...


Makbule ABALI-Eğitimci 

İzmir-Urla. 17.11.2023

Güncelleme:11 Mart 2026






ÇOCUKLAR GİBİ: Sabahattin ALİ'nin şiiri, Ali KOCATEPE'nin müziği ve Sezen AKSU yorumuyla. 

TEŞEKKÜRLER. 


Şubat 10, 2026

SUSKUNLUK...


Suskunluk güzeldi önce

Sakinlik, sessizlik, sükûnet,

Denizin yumuşak çırpınışları,

Kuş sesleri, dalların hışırtısı,

Ta uzaklardan gelen şarkı ezgileri.

Saatler, günler, aylar, yıllar

Sessiz sedasız geçti 

Hiç ses duyulmadan,

Hiçbir belirti olmadan.

Beklemek zordu, beklemek azaptı.

Bütün virgüller, noktalı virgüller kondu

Noktalar kalmadı, üç nokta bile bitti.

Doğa bile dayanamamıştı

Bu kadar uzun sessizliğe.

Şimşekler çaktı ardı ardına,

Gök gürledi sonra yağmur indirdi 

Sessizlik; tiz-pes seslerle karıştı.

İç sesler dış seslerle buluştu,

Suskunluk bitti;

Her yer uyumsuz seslere  büründü yeniden

Karmakarışık oldu  dünya...


Makbule ABALI- Eğitimci

2021-Mersin



Güncelleme:2026-Urla










Şubat 05, 2026

50 YIL ÖNCESİNİN ŞİİRLERİ...




Yıllar değişim rüzgarlarıyla birlikte geçiyor. Bazen çok sert rüzgarlarla, fırtınalarla bir şeyler kaybolup  giderken , bazı günler, ılıman rüzgarlar ve küçük değişikliklerle hayat kendini kanıtlıyor.
 
Toplumsal veya bireysel olarak değişim, elbette kaçınılmazdır. Doğal olarak her değişimde kayıplar da, kazançlar da vardır. Doğada dengeyi sağlamak zordur. Savunmasız ya da  yalnız kalmak, an meselesidir.

Hayatın karmaşası içinde; yazılanlar, çizilenler yıllar sonra da güncelliğini koruyabiliyor. Bir süre soluklanıp; "Daha henüz dün gibi" diyorsunuz.

İnsan yaşamında 40 -50 yıl önemli bir zaman dilimi. Acaba yakındığınız bir durum halen devam etmekte midir? İnsan olumsuzlukların iyiye gitmesini beklerken, diğer  yandan olumlu özelliklerin sürekliliğini diliyor.

Hayat rüzgarları her zaman istediğimiz yönde esmiyor ya da beklentilerimize uygun değişmiyor. Yıllar zamanı da beraberinde sürükleyerek hızla akıp gidiyor. 

Geçmişte yazdığım şiir denemelerinden küçük bir demet...



                KOŞU
Amansız bir koşuydu bu
Bizden öncekilerin başlattığı
Ve sürüp gidecek bizden sonrakilere
Koştuk yürümeyi öğrendiğimizden öte
Koştuk koştuk hep koştuk...
Başarıya, iyiliğe, güzelliğe
Dostluğa, sevgiye, umuda...
Öyle bir koşuydu ki bu bitiş' siz
İpi göğüsleyemeden göçtü nicemiz...

Makbule (Gültekin) Abalı
Adana

                  KÜÇÜCÜK
Küçücüktü; 
Ama öylesine küçük ki,
Başı, elleri, ayakları.
Yalnızca gözleriydi kocaman olan.
Yıllar geçti,
büyüdü...
Neler gördü bilseniz,
gözleri de küçüldü...


Makbule (Gültekin) Abalı
Adana

            DOĞA KANUNU

Taştı, duygusuz-anlamsız.
Kaldı yıllarca yerinde.
Fırlatıverdiler bir gün denize doğru
Düştü, yer değiştirdi.

Bitkiydi,  güneşe-ışığa-suya tutkun.
Uzadı, büyüdü, çiçek açtı.
Baharı özledi hep mevsimlerin ardından
Susuz kaldı bir gün, kurudu...

Güçlü bir çoban köpeğiydi.
Sürüyü korudu onca yıl
Hata yaptı bir gün,
Kurtlara yem oldu.

İnsandı, düşünen- konuşan-gülen-ağlayan.
Doğdu, adım attı dünyaya.
Girdi oyuna, türlü rollere büründü senelerce
Uydu yaşama, büyüdü, gelişti ve öldü...

Mezar taşında sadece iki sözcük kaldı;
Doğdu... Öldü...

Makbule Abalı-Eğitimci 
Mersin
Güncelleme: 5 Şubat 2026
İzmir-Urla







Ocak 26, 2026

YOLCULUK

 


Anne karnından

Adım attık bir başka dünyaya

Sıcacık bir mekândan

Buzullar ülkesine

Atıldık, bilinmez bir evrene 

Yaşam başladı;

Önce emekledik,

Sonra yürüdük...

Nice koşuya katıldık

Koştuk aralıksız

Engelli- engelsiz

Bedelli- bedelsiz

Unuttuk zamanı

Önceyi, şimdiyi, sonrayı

Gün geldi, dengemiz bozuldu

Bastonlardan medet umduk

Sona ulaşamadan nefes tükendi

Ömür bitti... 

Makbule ABALI-Eğitimci

26 Ocak 2026 İzmir-Urla 





Ağustos 25, 2025

İYİLİK HALİ

 


Hasta olmak, ya da hasta yakını olmak;

Dünyayı bir başka türlü algılamak

Yarı bilinçli, yarı uyanık. 

Gün yeniden ağarırken;

Ağrılarla, yerleşik acılarla uyanmak, 

Dost sandıklarınızı ayırt edememek,

Bazen renkleri bile karıştırmak birbirine

Alacalı, bulacalı, karmakarışık...

Çevreyi bir puslu camın ardından gözlemek;

İnsanın insana yakınlığını test etmek,

Anlayışını, doğruluğunu, vefasını, güvenini sınamak,

Sağlık ile hastalık arasındaki o ince-duyarlı çizgide...


Makbule ABALI

19 Ocak 2024 Urla









Mart 29, 2025

YAŞANMIŞ BAYRAMLAR...



Giden yılların ardından 
Eski bayramları özlemek...
Özlemek belki de eski insanları;
Nazik, tutarlı, saygılı,
Vefalı, hatırlı, içli insanları,
Çıkarsız dostlukları...
Ya çocuklar...?
Bayram sabahları bir tatlı heyecan,
Bir güzel tebessüm yüzlerde;
Belki yeni bir giysi,
Belki yeni bir ayakkabı.
Ev ziyaretleri unutulmaz;
Biraz utangaç, biraz mahcupça..
Verilen hediyeler değişir;
Bir küçük mendil, bir güzel çorap,
Biraz lokum ya da şeker...
Para da verilir ama zordur alması ,
Büyüklerin tembihi vardır;
Başkasından para alınmaz.
Bir çocuğun başının okşanması,
Bir yaşlının elinin öpülmesi,
Ya da içten bir hatır sorma
Bayram yaşatır kişiye. 
Gerçek bayram, insanca kabul görmek,
İnsan olduğunu hissetmek değil midir...?

Makbule Abalı-Eğitimci
(2018 yılında yazdığım bir bayram şiiri)



Yıllar önce bir Bayram sabahı, kız kardeşim Rasime ve ben, annemin diktiği bayram elbiselerimizle. 

Yeni bir Bayram... Her yeni gün ,  her yeni bayram, yeni bir umuttur.
Sağlıklı, huzurlu, mutlu , barış içinde nice bayramlara... M.A






Mart 14, 2025

BAHARLA GELEN SAĞLIK...


Bir yıl, dört mevsime bölündü 

Dört mevsim on iki ayı  barındırdı içinde

Haftaları, günleri, anları, anıları...

Baharları, yeniden doğuşu özledi dünya

Soğukların, fırtınanın, yağmurların ardından.

Kuşlar gökyüzünün maviliklerinde kanat çırparken

Ağaçlar, kuru dallar otlar yeşerirken

Bahar geldi sessiz sedasız...

Nereden-nasıl-ne zaman geldi  habersiz,

Karlı, fırtınalı, yağmurlu günlerin ardından

Kardelenler, nergisler, menekşeler,

Mimozalar, çuha çiçekleri, siklamenler, 

Arpa zambakları, şakayıklar, papatyalar

Ne zaman- nasıl açtılar?

Sessizce, usulca, yavaşça...

Bahara hazırlık yaptı kır çiçekleri,

Yağmur suyunu görünce canlandı hepsi

Çiçeklere toprak eklendi, güçlendiler,

Çiçekler tomurcuk, ağaçlar çiçek verdi yeniden.

Yeryüzünde iklimler değişirken 

Dünyada yeni hastalıklar, virüsler çoğaldı

Direnç azaldı, aşılar, iğneler başladı

Sağlığı da önemsedi insanlar... 

Koruyucu hekimlik yeterli değilse 

Bilinç kazanamamışsa toplum; 

Önce çocuklar yenik düştüler hayata,

İnsanları kaybettik birer ikişer,

Baharın ardından, yazı bekleyemeden...

İyileşmek, huzur bulmak, dirilmek istedi dünyalılar,

Bilgeler toplandı-karar aldılar;

Yüzyıllar ötesinden ustalar buldular

Hipokrat yeminine sadık hekimler

İnsanlar ve İnsanlık adına göreve koştular,

Dünya yeniden aydınlandı,

Güneş tüm evreni ısıttı...

 

Makbule Abalı-Eğitimci

İzmir-Urla 14.03. 2025

Tüm Dünyada sağlığa emek harcayan, Toplum Sağlığı için özveriyle gönülden çalışan Tıp doktorlarımıza, sağlık personeline sonsuz teşekkürlerimizle. 

Sadece 14 Mart'lar değil, tüm günleriniz bayram coşkusu gibi başarılarla, iyilik ve güzelliklerle geçsin.















Ocak 04, 2025

GÖÇMEN KUŞLAR...


En kısa günlerde, soğuklarda bile

Havada kuş sesleri var;

Kanat çırpışları, haykırışları

Uçurtmalar bile uzakta  kalmış.

Kuşların kuş beyinli olmadıkları kesin. 

Öyle uyumlu ve düzenliler ki

Sıra halinde dizilip uçuşlarından belli

Yorulunca öndekilerle arkadakiler yer değiştiriyor,

Tek başına uçan yok, sürüler halinde.

Yağmur, rüzgâr, fırtına, boran 

Hiçbiri engel değil uçuşlarına 

Ne boyun eğiyorlar engellere,

Ne kaçıyorlar zorluklardan

Özgür, bağımsız, her türden  kuşlar.

Ah kuşlar, göçmen kuşlar!

Sizin uçuşunuza  imrenen ne  çok insan  var.

Yönünüz belli, yeriniz, yurdunuz belli

İklimler, mevsimler değişirken 

Masmavi göklerde kanat çırparak

Uçun kuşlar... uçun kuşlar

Uzak diyarlara,  bildiğiniz-bellediğiniz gibi uçun... 


Makbule ABALI-Eğitimci

Aralık 2020-Mersin

Görsel: Mersin Mezitli Deresi (Amatörce bir çekim.)


                                       Edip Akbayram- KUŞLAR

                                       Bugünlerde hastanede olan değerli Sanatçımıza şifa dileyerek...


 Güncelleme: 4 Ocak 2025

Aralık 10, 2024

İNSAN OLMAK...



Pek acele etme küçüğüm;
Elbet büyüyeceksin
Anlayacaksın sen de 
Dünyanın kaç bucak olduğunu.
Göreceksin; 
Bizim gördüklerimizi
Yaşayacaksın yaşadıklarımızı
Öğrenmek isteyeceksin, soracaksın
Kaygılanma, cevaplandıracağız elbette.

Önce tanıyacaksın;
Çevreni, yöreni, doğayı
Anlayacaksın; 
Suyun neden aktığını,
Ateşin yaktığını, taşın sertliğini...
Sonra yavaş yavaş öğreneceksin
Topluma katılmayı, sosyalleşmeyi,
Birey olmayı.

Dürüst, güvenilir, yalansız,
Vefalı, sevgi dolu, insancıl olmayı,
Hakkını aramayı, sorumluluklarını bilmeyi
Öğreneceksin zamanla
Unutma;
Zordur insan olabilmek,
Zordur insan kalabilmek...

Makbule Abalı-Eğitimci 
10 Aralık 2016 Mersin


Güncelleme:10 Aralık 2024 
İzmir-Urla

"10 Aralık İnsan Hakları Günü" tüm dünyaya barış ve insanlık adına iyi ve güzel şeyler düşündürsün, duyarlılık ve farkındalığı arttırsın. 
                               




Aralık 08, 2024

SON GÜZ YAĞMURLARI...

 Son güz yağmurları yağdı günlerce;

Tüm kirleri temizlercesine

İnce ince saatlerce

Ve güz de bitti...

Öyle kirliydi, ki her yer, her şey

Yağmurlar bile yeterli olamadı

Temizlik sağlanamadı... 

Ardından kar yağdı yüksek tepelere

Dağların dorukları karla kaplandı. 

Kar berekettir dedi büyükler

Kar suyu sindire sindire iner toprağa... 

 

Oysa tarlalar, ürünler çoktan kurumuştu

Yetmedi ne yağmur ne tepelerdeki kar doğaya. 

 Sonra güneş çıktı ansızın

Gökkuşağı göründü ardından

Renklendi birden doğa, soluk renkler canlandı;

Ama sadece çocuklar mutlu oldu 

Çocuksu hayaller, çocukça umutlar 

Yetti onlara...


Makbule Abalı- Eğitimci 

 İzmir Urla- Aralık 2024






Aralık 04, 2024

SULARIN GÖTÜRDÜĞÜ- KAYIPLARIMIZ-MADENCİLER...


Suların Götürdüğü...

70 yılda yaklaşık 3000 can gitmiş,
İstatistikler kayıt tutmuyor artık,
Adlar yazılıyor, sonra siliniyor kayıtlardan.
Madenler ölüm kustu yıllarca;
Bazen yoğun bir gaz soluksuz bıraktı,
Bazen yeraltı bir yangın yeri, alevler içinde,
Bazen sularda can verdiler; 
Can veren su, can aldı bu kez.
Yerin 400 m. altındaydı cehennem...
Yemek molasında yemek yemeye zaman yoktu,
Çay molasında çay içilemedi. 
Ölümüne çalıştılar bile bile;
Soluksuz, molasız, ama sigortalı.
Oysa ölüm bir adım ötede, 
Çaresizlik diz boyu,
Yoksulluk yerin üstünde canlar alırken,
Sular önüne geleni yutuyordu yerin 400 m. altında.
Yeni öyküler yazıldı gözyaşlarıyla;
Kiminin karısı, iki çocuğu kaldı geride,
"Yüklüyüm" diyordu kadın,
Umudun bittiği yerde, umutla kocasını beklerken.
Maden işçileri önlem alınmasını istiyordu yıllardır
Madenler bile kan ağlarken kurbanlarına...
Suların götürdüğü sadece cansız bedenler değildi;
Gözyaşlarıyla sürüklenen  hayaller, beklentiler, umutlar,
Bir kez daha kaydı hayatlar; 
Kömür tozuna bulanmış cansız bedenlerle...

Makbule Abalı- Eğitimci 

Bu şiiri ilk kez 30 Ekim 2014'de yazmışım. Keşke benzer acıları tekrar tekrar yaşamasak. Bartın'da madende kaybettiğimiz madencileri acıyla anıyor, yakınlarına başsağlığı diliyoruz. 
Makbule Abalı 2022


Güncelleme Notu: Bugün 4 Aralık Dünya Madenciler Günü. Bir an; "Acaba kaç madenci bugünün, onların günü olduğunu biliyor?" diye düşündüm...

Çok zor koşullarda, yerin kilometrelerce altında çalışan bu  insanlar için acaba gerekli önlemler alınıyor mu, sağlık ve güvenlik koşulları sağlanıyor mu?

Ekonomik açıdan; ailelerinin, eş ve çocuklarının geçimini sağlamak zorunda olan bu insanlarımız, maden ocaklarının açılması ve çalışması için doğanın da kıyıma uğradığının farkındalar mı? Zehirli gaz ve atıklardan yüzlerce, belki binlerce canlı zarar görüyor.

Madenciler Günü; Bir kutlama günü değil, kaybettiğimiz değerleri ve insanlarımızı bir "Anma ve Farkındalık Günü" olsun.
 Zorunlu olarak babadan oğula sürdürülen bu iş kolunda; Yasal düzenlemelerle gerekli önlemler alınsın, hak edilen ücretler ödensin. 

Sadece doğal afetlerde, kaza ve kayıplarda değil,  zamanında seslerin, iç haykırışların sezilmesi- duyulması dileğiyle...

Makbule Abalı- Eğitimci
4 Aralık 2024 İzmir-Urla 

Kasım 25, 2024

KADINLAR AĞIDI- ACILI KADINLAR...


Bir kadın haykırdı gecenin sessizliğinde;
Çığlık çığlığa, acılar içinde
Dünyanın çok uzak bir köşesinde
Denizler, dağlar ötesinde...
Var gücüyle bağırdı,
Sesi dağlarda yankılandı
Ama hiç kimse duymadı feryadını...
Sonra sesler birbirine karıştı;
Çok uzak yörelerden, kentlerden, köylerden kadınlar;
Kimi hasta, yoksul, tek başına,
Kimi bir çocuk gelin, henüz büyümemiş,
Kimi şiddete uğramış, sindirilmiş.
Kimi geçim derdinde. evinde aş yok,
Kimi sığınmacı, kimi göçmen 
Evinden, yurdundan uzakta.
Kimi yalnız, mutsuz, sevgisiz, ilgisiz
Kimi sevdalı, ama can derdinde...
Sesler hepten karıştı birbirine
Acılı kadınlar korosunda.  
Kimse duymadı ağıtlarını, feryatlarını
Kimse anlamadı acılarını
Sessiz çığlıklarına yanıt veren olmadı,
Oysa tüm dünyada o gün, onların günüydü...

Makbule ABALI-Eğitimci
8.03.2020

Güncelleme:25.11.2024 



Dünyanın ve çevrelerinin gelişmesine, güzelleşmesine katkıda bulunan, emek harcayan, üreten tüm kadınların değerleri bilinse, sağlıklı, huzurlu, mutlu günleri-yılları olsa... M.A

Ocak 04, 2024

DUYU ORGANLARIMIZIN DUYARLILIĞI

 


Duyu organlarımızla algılamak dünyayı;

Görebilmek güneşin sarısını,

Gökyüzünün mavisini

Ağacın, yaprağın, otun yeşilini,

Yeni açmış gülün güzelliğini

Görebilmek akla karanın farkını...

Duyabilmek yeni doğan bebeğin sesini,

Kuşların cıvıltısını

Akan suyun şırıltısını

Dilsiz canlıların iç sesini

Her tondan farklı seslenişleri...

Koklayabilmek yağmur sonrası toprak kokusunu

Masum bir bebenin katıksız, saf kokusunu

Kırlarda  taze açmış papatyanın, lâvantanın kokusunu

Kışın dumanı tüten bir çorbanın kokusunu özlemek...

Dokunabilmek yaralı bir yüreğe,

Acılı bir insana, bir canlıya

Dokunup anlayabilmek, hissetmek...

Ayırt edebilmek, mazlumla zalimin farkını

Kederi, hüznü, gönül kırgınlığını.

Tadını alabilmek tatlının, tuzlunun, ekşinin, acının

Sevgi katılmış bir yemeğin, 

Dost eliyle sunulan bir fincan kahvenin,

Bir bardak sıcak çayın tadını almak.

Farkında olabilmek emeğin, alın terinin

Sanatla zanaatı buluşturan ustaların.

Algılayabilmek inceliği, nezaketi, hoşgörüyü;

Dünyayı bir başka gözle algılayabilmek,

Duyu organlarımızın hakkını verebilmek,

Onları duyarlı kılabilmek...


Makbule ABALI 

4 Ocak 2024 Urla




Ocak 01, 2024

BİR YENİ YIL DÜŞÜ...





Sabaha karşı bir düş gördüm annem ;

Elimde kocaman bir sepet,

Gökyüzünde yıldız topluyordum

Bir çiçek bahçesi gibi

Mavi beyaz umut gibi, düş gibi...

Çocuklar vardı dört bir yanımda,

Aydınlık yüzlü, ışıl ışıl gözlü çocuklar

Yağmur yağıyordu ötelerde

Biz pamuk şeker gibiydik bulutların üstünde 

Ay gülümsedi ta uzaklardan 

Aydınlık bir dünyada, yer gök bir arada 

Her yer pırıl pırıl, ışıl ışıl 

Salıncaklar kurduk gökyüzünde 

Hayallerimizde sallandık yılların ötesine 

Anılar topladık kucak kucak, koyduk sepetimize

Paylaştık, elimizde avucumuzda ne varsa 

El verdik, omuz verdik birbirimize;

Bazen düştük ağladık, bazen güldük zıpladık.

Duygular karıştı birbirine...

Bin yıl yaşamış gibi, yorgun, hüzünlü eski bir yıl,

Bastonuna dayanmış , geçip gitti yanımızdan

Ardından gelen yeni bir yıl, yeni  doğmuş bir bebek gibi

Sessizce girdi kapıdan

Çiçekler, kuşlar, yıldızlar arasından...

Dünya uyandı yeniden

Yer gök karıştı birbirine ;

Yeni güzelliklere, değişimlere, umuda barışa, mutluluğa

Merhaba dedik,

İnsanlığa, hoşgörüye, güvene kucak açtık.

Omuz omuza, kol kola, el ele verdik,

Gönüllerden gönüllere akıttık sevgileri, özlemleri,

Dünya yüz yıllık masalsı bir uykudan uyandı sanki ...

Koca bir yeni yıl düzenlendi yeniden ;

Taşıdık onu ta uzaklardan umutla, istekle

Yarınlar bizi bekliyordu, 

Gökyüzünden yeryüzüne indik usulca,  umutla...


Makbule ABALI

31 Aralık. 2022 Urla 

*****************

Not: İki  yıl, bir gün önce yazmıştım bu şiiri. Bugün 1 Ocak 2024.

Aynı şiiri çok küçük değişikliklerle bu yıl yayınlamayı düşündüm.

 Hayat inişli çıkışlı, sürprizlerle dolu. Mücadele etmeyi bilmezsek, zorluklara karşı dirençli olmazsak, kolayca pes edersek; kendimize bile yenik  düşmez miyiz ? 

 Önce kendimize inanarak, güvenerek; değişime, gelişime hazır olmak, sınamak, daha çok çalışmak zorundayız.  

Düşlerimizi gerçekleştirmek belki zor, ama imkânsız değil. Neden olmasın...?  

 Makbule  Abalı-Eğitimci 

1 Ocak 2024 Urla






 

Eylül 24, 2023

ÇOCUK OLMAK- Kısa Şiirler

 


GÜNEŞE ÖZLEM

Alacakaranlıktı gökyüzü,

Güneş o gün hiç görünmedi

Bir çocuk seslendi önce;

Hey güneş! küs müsün bize yoksa?

Oysa bulutların arasına gizlenmişti güneş

Az sonra çıktı. gülümsedi

Gösterdi güzel yüzünü

Yağmur bulutlarının arasından 

Çiçekler, ağaçlar, tarlalar suya kavuştu,

Aydınlandı yeniden dünya... 


Makbule ABALI


SONSUZ SABIR

Çocuklar isteklerini sıraladılar;

Eğitim, beslenme, oyun alanı

Hayır... hayır... hayır dedi büyükler 

Çocuklardan daha gür çıktı sesleri,

Şimdi değil, daha sonra dediler...

Sabır önerildi, öğütler verildi

Dayanma gücü tükendi çocuklarda,

Yorgun, bitkin, aç uykuya daldılar...


Makbule Abalı


YENİAY - DOLUNAY

Ta çocukken öğrenmişti;

Her yeniay doğarken

Dilek tutmayı, umut tazelemeyi... 

Yeniay bir yıldızla göründü gökyüzünde bir gün

Çocuklar düş kurdular, dilekler tuttular, umutla beslediler...

Günler sonra yeniay dolunaya dönüştüğünde;

Umutlar yöneldi bir başka yeniaya

Çocuklar çocukça öyküler anlattılar,

Rüyalar gördüler

Umut üstüne, gelecek üstüne, yarınlar adına...


Makbule ABALI 

24 Eylül 2023 Urla




Şubat 09, 2023

6 ŞUBAT 2023 - BİR BÜYÜK ACI...

 


Gümbür gümbür geldi facia ;

Yer gök isyan etti adeta 

Bir kış gecesi, kar, soğuk, ayaz 

Işık yok, her yer karanlık 

İnsanlar çığlık çığlığa 

Ölüm pusuda

Can pazarı her yerde...

Yollar yarılmış, köprüler yıkılmış,

Domino taşları gibi üst üste yıkılıyor binalar,

İçlerinde her yaştan insanlar,

Eşyalar, anılar, birikimler

Kayboluyor birer birer

Toz toprak içinde, betonlar altında...

Ellerle kazılıyor enkazlar ;

Adam var, araç yok,

Vinç yok, kesici yok, balyoz yok,

İş makineleri nerede?

Arabalarda sabahlıyor insanlar;

Gözler yaşlı, yüzler  solgun ,

Yürekler soğumuş, bedenler kaskatı

Aş yok, ekmek yok, sıcak içecek yok...

Kaç ölü var, saymak zor, 

Cenazeler açıkta, ölüm izni verecek savcı yok. 

Binlerle tutuluyor kayıtlar...

Hastaneler  bile yıkık dökük, virane ;

Hastalara ilaç, bebelere mama yok. 

Dükkanlar, evler yağmalanıyor, eşyalar kaçırılıyor.

Yüksek teknoloji çağında iletişim ağı yetersiz...

Soğuktan ölüyor bebeler, çocuklar, yaşlılar,

Bir damla suya hasret insanlar. 

Sesler geliyor enkaz altından,

Boğazlarda düğümleniyor sözcükler, cevapsız...

Bir büyük acı daha ekleniyor dünya tarihine :

Çok büyük kayıplar olsa da

Umut tükenmedi henüz,

Dünya ses veriyor çığlıklara...

İnsanlık bir sınavdan daha geçiyor;

İnsanlık adına, iyilik ve güzellikler adına

Gün, paylaşma, dayanışma, birlik olma zamanı...

Ölüm sessizliği, can acısı,

Yaşama tutkusuna dönüşecek  elbet zamanla,

" Sadece ben" demeyi değil, 

El ele, yürek yüreğe

"Biz olabilmeyi" özlüyor insanlar...

Makbule ABALI-Eğitimci

9 Şubat 2023