Babam her hafta sonu şehirden yaylaya gelirken elleri dolu gelirdi. Evimiz bir yokuş yukarısındaydı. Karpuz, kavun Köse'nin heybesine konur, Köse tarih sayfalarından çıkmış bir kahraman gibi eşyaları getirirdi. Babamın bizlere aldığı kitapları kapalı kabında nasıl da bilir, onları gülümseyerek bize uzatırdı.
Ekim 15, 2020
KÖSE- UNUTAMADIKLARIM...
Babam her hafta sonu şehirden yaylaya gelirken elleri dolu gelirdi. Evimiz bir yokuş yukarısındaydı. Karpuz, kavun Köse'nin heybesine konur, Köse tarih sayfalarından çıkmış bir kahraman gibi eşyaları getirirdi. Babamın bizlere aldığı kitapları kapalı kabında nasıl da bilir, onları gülümseyerek bize uzatırdı.
Ekim 07, 2020
HAYAT DERSİ
Birkaç yıl önceydi. okullarda henüz yüz yüze eğitim sürdürülüyordu, Okulların açıldığı ikinci haftaydı. Evler okula uzaktı. O yüzden taşımalı eğitim de uygulanıyordu. Öğretmen okula geldiği ilk gün ilk derste çocuklarla tanışmak istedi. 1 km. lik yoldan yaya gelen 10 çocuk birlikte sınıfa geldiler.
Ekim 05, 2020
PRENSES (MİNİ ÖYKÜ )
Ekim 03, 2020
EKİM ÇİÇEKLERİ...
Alıngan, kırılgan, naif
Bahara inat
Ama sanki daha dayanıklı,
Papatyalara, gelinciklere karşın
Sonbaharın düşen yapraklarıyla
Pastel renklerden zıt renklere;
Parlak, canlı, alımlı,
Kırmızılar. turuncular, sarılar,
Kışın soluk renklerinden uzak
Bir renkler geçidiyle geldiler...
Rengarenk Ekim çiçekleri ;
Kasımpatılar, sıklamenler, açelyalar...
Makbule ABALI
Ekim 01, 2020
YILDÖNÜMÜ - Mini Öykü
Sahilde bulvar boyunca lokantalar sıralanmıştı. Her kalitede, her görünümde olan vardı aralarında. Bazıları deniz ürünleri, bazıları yöresel yemekler sunuyorlardı. Aralarında biri farklıydı sanki. Mavi- beyaz renklerin hakim olduğu bir düzen, loş bir ışık, kulağı tırmalamayan hafif bir müzik...
Orta yaşlı bir çift, bir an tereddütten sonra içeriye yöneldiler. Bey adını söyledi, "Yer ayırtmıştık" dedi. Çiçeklerle düzenlenmiş güzel bir masaya oturdular. Adam kadının ellerini tuttu. "Bir zamanlar bu tür yerlere ne sık gelirdik" dedi. Kadın gülümsedi, sadece başıyla onayladı. Şef garson siparişleri alırken adam fısıldadı: "Yemekten sonra bir de bol meyveli bir dondurma rica ediyoruz. Bugün bizim 47. evlenme yıldönümümüz" Şef garson ustalıkla anladığını belli etti.
Az sonra masa çok güzel sunumlu tabaklarla donanmıştı. Onların masasının dışında iki masa daha vardı. Çok neşeli iki çift , kahkahalarla yüksek sesle konuşuyorlardı. Yaşlı çiftin masası onlardan farklıydı. Buram buram aşk ve sevgiyle donatılmış bir küçücük alan sanki. Duyguların, hissedişlerin, sevginin, aşkın sessiz anlatımı, gözlerin, ellerin buluşması, fısıltı halinde konuşmalar... Bir geçmiş zaman masasıydı bu. Belki onların iç dünyalarında yaşanan da bir geçmiş zaman masalı.
Bu arada müzik değişti: "Bir bahar akşamı rastladım size." "Bizim şarkımız" dedi kadın. "Ben rica ettim" dedi adam. Onlar şarkıyı dinlerken yan masadaki modern giyimli kadın kalktı, masaya geldi. "Bir şarkı da ben sizin için söyleyebilir miyim ? Opera sanatçısıyım." deyince masadaki erkek hemen yanıtladı soruyu. "Lütfedersiniz." Sanatçı bir an düşündü sonra hemen şarkıya başladı:
"Gözlerinin içine başka hayal girmesin. Bana ait çizgiler dikkat et, silinmesin." Billur gibi bir sesti. Masada eller, gözler hiç ayrılmamacasına birleşti. Şarkının-müziğin sesi sokaklara yayıldı. Sokak lâmbasının titrek ışığı denizdeki yakamozla buluştu...
Makbule Abalı
1.10. 2020
1 EKİM DÜNYA YAŞLILAR GÜNÜ' NÜN BİLİNCİNDE VE FARKINDA OLARAK.
Eylül 21, 2020
FIRTINALI HAYATLAR...
Eylül 19, 2020
YAŞAMAYA DAİR
Eylül 14, 2020
HAYAL İÇİNDE BİR ÖMÜR....(Mini Öykü )
Eylül 11, 2020
ZOR KOŞULLARDA ÜRETİM-KADINLARIMIZ...
Hayatta zamanı geldikçe, daha önce bilmediğimiz, uygulamadığımız ne çok şey öğreniyoruz. Arslanköy, Mersin'de yaz aylarında çıktığımız 1500 m. yükseklikte bir yayla. Kadınları akıllı, üretken, çalışkan insanlar. Ülkemizin her yöresinde kadınlarla karşılıklı konuşunca, çok yararlı bilgiler katılıyor bilgi dağarcığımıza.
Besinlerin kurutulması, saklanması, konserve yapılması, yöresel yemekler... Yaptıkları her şeyin en güzelini yapmaya çalışıyorlar, sınama- yanılma yoluyla çoğu kez doğruyu buluyorlar. Ürettiklerini mutlaka paylaşıyorlar. İmece usulünü uyguluyorlar. Çocuklarını da çalışmaya katıyorlar. Böylece kuşaktan kuşağa gelenek ve görenekler de aktarılıyor.
Artan yiyecekleri atmayıp, süt veren hayvanlarını, kuşları, kedi ve köpekleri besliyorlar. Bu yıl kar çok yağınca birçok meyve ağacı ürün vermemiş. Ama işlem sonrası eriklerin fotoğrafını çekebildim. Zor kış koşullarına rağmen bol meyve vermiş erik ağaçları.. Kurutulması, marmelat ve reçelinin yapılması mümkün.
Sebzelerden fasulye, kabak, domates, barbunya, biber, patlıcan kurutuluyor. Ailenin mevsimlik ihtiyaçları dışında fazla gelen kurutulmuş ürünler, semt pazarlarında, Üretici Kadınlar Pazarlarında satılıyor. Kadınlar; her koşulda üretime, aile bütçesine katkıda bulunmaya çalışıyorlar. İyi ki varlar.
Makbule ABALI
11.09. 2020 Mersin













