" İnsan durmadan bir şeyler yapmalı. yaşama çabalarını elinden geldiği kadar sürdürmeli. Dilerim ki ölüm beni lahanalarımı dikerken bulsun; Ama ne ölüm umurumda olsun, ne de yarım kalmış bahçem."
Montaigne yüzyıllar öncesinden ne güzel demiş...
Hayat devam ederken günlerin, ayların, yılların içinde başka dünyaların da var olduğunun bilincine varıp kapıyı aralıyorsunuz. Değişik mekanlarda bulunmak, farklı insanlarla tanışmak kişide de bir değişime yol açıyor. Hele bu "farkındalık" , bir program çerçevesinde, alanında uzman kişilerle sağlanırsa yararı ve kalıcılığı da bir başka oluyor.
29-30 Ekim tarihlerinde İzmir-Urla Zeytinalanı'nda "Aile Sistem Dizimleri" konulu çok yönlü bir çalışmaya katıldım. Dolu dolu geçen iki gün içinde yıllar öncesine, çocukluğumuza, ergenliğimize, yetişkinlerin iç dünyalarına kısa yolculuklar yaptık. İçimizdeki çocukla yeniden tanıştık. Onun türlü çeşitli hallerini yeniden sorguladık.
Roller değiştikçe kişiliğimizin gizli köşelerine ulaştık. Bazen hüzünlendik, bazen gülümsedik. Zaman dilimlerinde an'ı yaşarken kendimizi sorguladık. Anne, baba, çocuk rollerine büründük. Kariyer, iş, para üçgeninde kendimizi tarttık. Dünya, yaşam, sağlık alanlarında öncelikli tercihlerimizi vurguladık.
Anne babalarımızla yüzleşirken onların atalarına, köklerimize uzandık. Alabildiğine duygusal bir ortamda gözyaşları da aktı tabii. Bazen sözcükler, bazen gözler dile geldi. İnsan varlığımızı daha yakından tanıma fırsatını bulduk, içimizdeki ben'lere yürek açtık. Merhametin, şefkatin, hoşgörünün engin ufkunu aştık, geçmişten günümüze uzandık.
Bu iki gün içinde daha çok enerji, daha çok umut, daha çok yaşama sevinci kattık dağarcığımıza. Ben kendi adıma; gönlü zengin, gözleri ışıltılı, yürekleri sevgi dolu insanların varlığını tüm benliğimle hissettim. Güzel bakan gözlerdeki ışıltının kaynağı, yüreklerdeki coşkun sevgi ve iyimserlikti sanırım. "Canım Makbule Hocam" diyerek hitap eden değerli Tuncay Hocamızın sesi hala kulaklarımda. Sema Hocamızın içten yaklaşımını, güler yüzünü nasıl unuturum.
Tevazu, hoşgörü, iyi niyet, yardımseverlik el ele verince dünyamız da aydınlanıyor. Bu iki gün içinde "İyi ki varsınız, iyi ki birlikteyiz"
diyebileceğim çok güzel insanlar tanıdım. Emeklerine, varlıklarına sonsuz teşekkürler.
Ünlü Fransız Yazar Duhamel : "İnsanlar ta yürekten düşünmedikleri içindir ki dünya acılardan kurtulamıyor." diyordu. Ta yürekten düşündük bu iki gün süresince ve sonrasında...
Makbule ABALI

