Sözcükler vardır, içeriğinde pek çok anlam yüklüdür. Bazen anlamını öğrenmek için sözlüğe bakarız. Ama anlamı öylesine zengindir ki yaşadıkça farklı yönlerini keşfederiz. Sadakat ya da onur, güven, vefa sözcükleri de böyle değil midir?
Sadakat tüm canlılar için söz konusu olabilir. İnsandaki gibi çok kapsamlı olmasa da bazı duygulara hayvanlarda da rastlıyoruz. Sahibi öldükten sonra günlerce mezarı başından ayrılmayan köpek öykülerini duyarız. Kilometrelerce yol giderek; evini, sahibini bulan kediler. Yaralandıktan sonra vurulacağını anlayan atların gözyaşı döktüğü söylenir. Evcil olmayan hayvanlarda bile şaşırtıcı bağlılık öyküleri vardır. Ormanda yaralı bulunup tedavi edilen ayı yavruları gibi.
İnsanın sadakatinde zaman önemli rol oynar. Anlayış, vefa, güven kavramları da sadakatle yakından ilgilidir. Ama sevgiyle sadakatle esareti kalın çizgilerle ayırmak gerekir. Sadakat düşünmeksizin itaat değildir. Adeta gözü bağlı bağlanmak hiç değildir.
Belki ülkemizde pek çok evlilik kısa zamanda bu anlayışlar yüzünden sonlanmaktadır. "O ne derse o olur" mantığı bir süre sonra çatışmayı getirmektedir. Çocukluğunda anne babanın aşırı disiplini, korkusuyla büyüyen çocuk, ergen olduğunda evlilikten çekinmekte ya da eşinden çekinerek korkuyla dediklerine uymaktadır.
Sadakat karşılıklı olur. İnsan eşine, dostuna, arkadaşına, komşusuna, beslediği canlılara sadakatle bağlanabilir. Bu duygunun içinde sevgi, anlayış, bağlılık, güven, vefa vardır. Onu kaybetmenin kendisine ne kadar acı vereceğinin bilincindedir. Oysa sevdiklerine ihanet eden insan sadakati yaşamamıştır ki. O bir başka dünyada bencilliğiyle oyalanmıştır belki de.
Sadık olmayı, sadakat göstermeyi farklı algılayanlar olabilir. Sadakat körü körüne bir bağlılık değildir. Benimsediği insanın her yanlışını alkışlamak, her söylediğini onaylamak da değildir.
Sadakat; bilinçli insanların bir can yoldaşı arayışı, karşılıklı vefa, güven, sevgi beklentisidir.
Bir düşünür-Campbell- şöyle diyor: "Arkada bıraktıklarımızın yüreklerinde yaşamak, ölmemektir."
Sadakat karşılıklı olur. İnsan eşine, dostuna, arkadaşına, komşusuna, beslediği canlılara sadakatle bağlanabilir. Bu duygunun içinde sevgi, anlayış, bağlılık, güven, vefa vardır. Onu kaybetmenin kendisine ne kadar acı vereceğinin bilincindedir. Oysa sevdiklerine ihanet eden insan sadakati yaşamamıştır ki. O bir başka dünyada bencilliğiyle oyalanmıştır belki de.
Sadık olmayı, sadakat göstermeyi farklı algılayanlar olabilir. Sadakat körü körüne bir bağlılık değildir. Benimsediği insanın her yanlışını alkışlamak, her söylediğini onaylamak da değildir.
Sadakat; bilinçli insanların bir can yoldaşı arayışı, karşılıklı vefa, güven, sevgi beklentisidir.
Bir düşünür-Campbell- şöyle diyor: "Arkada bıraktıklarımızın yüreklerinde yaşamak, ölmemektir."
Makbule ABALI-Eğitimci