Sayfalar

Kar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Şubat 09, 2020

ÇIĞDAN SONRA...




Dondurucu bir hava. İç ürperten bir ayaz. Eller ayaklar adeta buz kesiyor.  Dağ, tepe, yollar karla kaplanmış. Bu yöre halkı çığ felaketini bilir. Yaşanmış deneyimleri vardır.  Ama bu kez bir başkaydı. Kocaman araçlar çığa yenik düştü. Oysa hep onlar yardıma koşardı. Dev araçlar karı taşıyamadı bu kez. Karın altında kaldı. 

Yöre halkının deyişiyle beyaz ölüm çok can aldı. Ölümün beyazında insanın dünyası kararır,göz gözü görmez mi olur? Çığdan günlerce sonra dağın yamaçlarında çiçekler baş verdi. Kan çiçekleri, kar çiçekleri ya da can çiçekleri. Sanki ölenlerin yerine can buldular, boy verdiler o uçsuz bucaksız vadinin dibinde. 

 Doğa gene de pes etmiyordu. Umutla besliyordu geride kalanları.  Karla can alıyor, kar suyuyla can veriyordu.

Makbule ABALI


Şubat 21, 2015

KAR LAPA LAPA YAĞIYORDU...



Kar lapa lapa yağıyordu
Sokak lambalarının ışığında bir başka güzel.
Köprüler, yollar çatılar, damlar kar altında,
Parklarda banklar, salıncaklar kardan görülmüyor,
Kuşlar çekilmiş, kediler, köpekler yok ortalarda.
O da ne? sadece bir evsiz, bank üzerinde;
Battaniyesiz, korunaksız, aç-susuz...
Mutluluk çok uzakta, el atsan yakalayamazsın.
Evlerin ışıkları solgun, hayal meyal
Bir uzun rüya, uyur uyanık...
Düşle gerçek birbirine karışmış ;
Açken, tokluk üstüne her şey
Dumanı üstünde sıcacık bir çay,
Ya da yeni pişmiş, et suyuna sıcacık bir çorba,
Fırından yeni çıkmış bir ekmek,oysa fırın çok uzakta.
Eller ayaklar buz tutmuş, kirpikler bile karlı,
Rüya, hayal, gerçek birbirine karışır, vücut uyuşurken
Kar lapa lapa yağar hayallerin, umutların üstüne
Beyaz dünya biter, her şey kaybolur bir anda...