Sayfalar

asker ailesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
asker ailesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ocak 29, 2018

ASKER...



Kim bilir kimlerin canı yandı gene ?
Hangi evlerde ne ağıtlar yakıldı,
Hangi kentlerden, köylerden ne feryatlar yükseldi.

Davullar, zurnalar çaldı,
Sen askere giderken,
Oysa dönerken müzik bile yabancıydı sana.
Kucaklara alındın giderken,
Havalara uçtun gülerek...
Davullar, zurnalar çalındı,
Halaylar çekildi, kurbanlar kesildi
Sen askere giderken...

Hayatında ilk kez uçağa bindin dönüşte;
Camdan dışarı bakarken değil,
Gözlerin sımsıkı kapalı, ayakların upuzun,
Bu kez tahta, daracık, küçük bir mekanda...
Herkes konuşurken sen suskundun.
Konuşulanları duydun mu, duymadın mı, belirsiz.

3 aylık oğlun, henüz doğmamış.  
Annesinin karnında.
Eller sımsıkı kenetlenmiş, gözleri yaşlı.
Nöbetteki asker bile sessizce ağlarken,
Onlar o büyük acıyla yorgun, bitkin ama ayakta.
Peki ne zaman ağlayacaklar?
İçlerindeki acı, isyan, öfke nereye boşalacak?
Gözyaşları ne zaman akacak?
Akmayan gözyaşı organları incitir...

Günler, aylar, yıllar nasıl geçecek sensiz?
Yaşlı annen- baban takvim yapraklarını nasıl koparacak?
Günleri saymayacak mı artık ?
En sevdiğin yemekleri kim yiyecek bundan sonra?
Kimi sevecekler "Kahramanım" diyerek.
Kar diyecekler, dolu diyecekler, üşüme sakın;
Bir atkı, bir çorap, bir bere kime gönderecekler?
Günler, aylar, yıllar, mevsimler... nasıl katlanılacak?
Akıtılmayan gözyaşları bedende nereyi delecek?

Makbule ABALI
2018