Sayfalar

dağlık yörede yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dağlık yörede yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ağustos 10, 2015

FARKLI HAYATLAR...



Bazı hayatlar zor hayatlardır. Ama zorluk kişiye göre değişir.Kimi zaman yaşam sürüyordur, öyleyse zorlukları da birlikte yaşanacaktır. Hiç 'of" demeden rutin olarak işler yerine getirilir. Ama bazen de nasıl da çekilmez gelir her şey. Zaman hiç işlemez sanki. Güç gelir her iş. Çalışmaya bağlıdır hayat. Alışınca her şey kolay gelir ve büyük ölçüde gönüllü yapılır. Çalışılmayan her hayat angarya işleri de beraberinde getirir, bıkkınlık ve sıkıntı yaratır...

Yazın bulunduğumuz yaylada insanlar pek çok işi zorsunmadan yapıyorlar. Adeta beraberlik ve mutluluk tablosu çizen bir çifte rastladık birkaç gün önce. 95 yaşlarında, yürümekte zorluk çeken, gözleri net görmeyen  erkek, evinin bahçesinde yere oturmuş, çalı çırpı hazırlıyor, eşi de yaktığı ateşin üzerindeki bir leğen içinde vişne suyu kaynatıyordu. Onun yaşı da en az 85 idi.Bu çift hakkında dayanışma, iş bölümü, hayatın paylaşımı gibi başlıklar altında ne çok şey yazabilir insan...



Bu kadar uzun yaşamın sırrı belli temiz hava, belki sağlıklı beslenme, belki kalıtımsal özellikler ya da sürekli iş yaparak hareketli bir yaşam. Belki de bütün bunların bütünü uzun yaşamın sırrını oluşturuyor. Beslenme genellikle tam buğday unundan yapılan gıdalar, keçi peyniri, çökelek, lor, bal ağırlıklı. Bazlama,sıkma, börek hemen her öğünde var. Börek içleri genellikle kabak veya lahana içli. İş zamanı bile uğraş gerektiren, emek harcanan yöresel tatlardan vazgeçmiyorlar.


Bitkiler de bu düzene garip bir şekilde uymuşlar. Hatmi çiçekleri bir yıl önce tohumunu attığımız yerden adeta fışkırmış. Her renkte açmışlar. Sanki sağlık için ben de varım diyorlar.Bitkinin altındaki yapraklar hastalansa da en üstteki tomurcuğu kadar açmayı sürdürüyorlar. Boyu 2-2,5 metreyi buluyor. En üstteki tomurcuk da çiçek açtıktan sonra bitki ömrünü tamamlıyor. Doğa hastalıklara karşı devasını da  kendi var ediyor. Hatmi çiçekleri kurutularak yapılan çayı öksürük ve boğaz ağrısına çok iyi geliyor.


Dağlardan toplanan mis kokulu kekik her derde deva. Çayıyla, yağıyla, kokusuyla bir numaralı sakinleştirici.
Sarı kantaron çiçeği bir kavanozda zeytinyağı içinde güneşte uzun süre bırakıldığında oluşan kantaron yağı yara, bere ve zedelenmeleri tedavi edici.
Gün gelecek belki de çok yakın bir zamanda insanoğlu doğayla tekrar barışık hale gelecek...