Hamiyet Akan'ı önce sanal alemden, bloğundan tanıdım. Şiir yazmaktaki hızı dikkatimi çekti. Her gün veya günaşırı şiir yazıyor, yayınlıyordu. Sonra kitabının arkasındaki gülümseyen yüzünü, ışıl ışıl bakan gözlerini fark ettim. Aynı zamanda muzip bir bakıştı bu.
İzleyici yorumlarına verdiği cevaplarda içten ve dobra dobraydı. Duygularını ustaca dışa vuran bir insandı.
Kitabı alalı uzun bir zaman oldu. Şiir kitaplarını baştan sona roman gibi okuyamıyorum ben. Bölüm bölüm okuyor, notlar alarak işaretliyor ve geriye dönüşler yaparak tekrar okuyorum. Daha zevkli oluyor. Şiir dolu bir dünyadan da uzaklaşmamış oluyorsunuz. Hamiyet Akan bir kadın şair duyarlılığıyla yazmış şiirlerini.
O'nun penceresinden dünyaya baktığınızda öncelikle yoğun sevgi görüyorsunuz. Şiirlerinde özlem de var, sitem de, umut da var, endişe de. Hayatın hemen hemen her haline dokunmuş. Ama hemen her şiirinde buram buram dile getirilen bir aşk, bir sevda, bir tutku var. Kitabın adı nereden geliyor diye düşünmüştüm önce. Kitabı okurken bir aşk şiirinde bu sorum cevabını buldu:
"Bedenimin göçebe şehrinde,
Efendilik yapıyor ellerin.
Koşuyor dur durak bilmeden
Kıyı köşe demeden..."
Şiirlerde sade bir dil kullanılmış, rahatlıkla okunuyor. Bazı şiirlerde bir veya birkaç dizeye bir felsefe sığdırılmış. Okuyor ve düşünüyorsunuz:
Çöpçatan (S-63-)
"Nefesim buz tutarken yalnızlık sokağında,
Sensizliğe çöpçatanlık ediyordu hayat.
Ve ne kadar uğraşırsa uğraşsın,
Sensizlik hep bana bir beden büyük geliyordu."
-----------------
Kardelen (son 4 dize)
"Ne yaralarımı bilirsiniz.
Ne de üşüyen ellerimi.
Ben karlar altından,
Güneşe merhaba diyen
Kardelen gibiyim."
-----------------
Hamiyet Hanım şiirlerini bir kadın titizliğiyle ince ince işlemiş adeta; Bazen doğaya bir elma çekirdeğiyle küçük bir dokunuş Düşüş (S-167), bazen sevdiğine çığlık gibi bir sitem-"Şehrin göbeğinde, dağ başı yalnızlığı benimkisi" , ve bazen dile getirilen büyük bir sıkıntı...
Mengene ( S-71-)
"Özlemin mengenesinde yüreğim,
Ne nefesim yetiyor ne sesim. Sıkıştırılmış bir suskunluk bu.
Kol geziyor dört yanımda benliğimin yokluğu.
Bin bir parça puzzle gibiyim.
Ben dediğim parçam kayıp."
----------------------
Kitabının arka kapağında şiirle bağlantısını anlatırken şöyle diyordu Hamiyet Akan arkadaşımız: "Yaşadıkça yazıyorum, yazdıkça nefes alıyorum." Bu derin nefes daha uzun yıllar hep aynı düzende sürsün ve ritmi hiç bozulmasın diliyorum.
O'nun penceresinden dünyaya baktığınızda öncelikle yoğun sevgi görüyorsunuz. Şiirlerinde özlem de var, sitem de, umut da var, endişe de. Hayatın hemen hemen her haline dokunmuş. Ama hemen her şiirinde buram buram dile getirilen bir aşk, bir sevda, bir tutku var. Kitabın adı nereden geliyor diye düşünmüştüm önce. Kitabı okurken bir aşk şiirinde bu sorum cevabını buldu:
"Bedenimin göçebe şehrinde,
Efendilik yapıyor ellerin.
Koşuyor dur durak bilmeden
Kıyı köşe demeden..."
Şiirlerde sade bir dil kullanılmış, rahatlıkla okunuyor. Bazı şiirlerde bir veya birkaç dizeye bir felsefe sığdırılmış. Okuyor ve düşünüyorsunuz:
Çöpçatan (S-63-)
"Nefesim buz tutarken yalnızlık sokağında,
Sensizliğe çöpçatanlık ediyordu hayat.
Ve ne kadar uğraşırsa uğraşsın,
Sensizlik hep bana bir beden büyük geliyordu."
-----------------
Kardelen (son 4 dize)
"Ne yaralarımı bilirsiniz.
Ne de üşüyen ellerimi.
Ben karlar altından,
Güneşe merhaba diyen
Kardelen gibiyim."
-----------------
Hamiyet Hanım şiirlerini bir kadın titizliğiyle ince ince işlemiş adeta; Bazen doğaya bir elma çekirdeğiyle küçük bir dokunuş Düşüş (S-167), bazen sevdiğine çığlık gibi bir sitem-"Şehrin göbeğinde, dağ başı yalnızlığı benimkisi" , ve bazen dile getirilen büyük bir sıkıntı...
Mengene ( S-71-)
"Özlemin mengenesinde yüreğim,
Ne nefesim yetiyor ne sesim. Sıkıştırılmış bir suskunluk bu.
Kol geziyor dört yanımda benliğimin yokluğu.
Bin bir parça puzzle gibiyim.
Ben dediğim parçam kayıp."
----------------------
Kitabının arka kapağında şiirle bağlantısını anlatırken şöyle diyordu Hamiyet Akan arkadaşımız: "Yaşadıkça yazıyorum, yazdıkça nefes alıyorum." Bu derin nefes daha uzun yıllar hep aynı düzende sürsün ve ritmi hiç bozulmasın diliyorum.