Sayfalar

Mavi Mısralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mavi Mısralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Nisan 11, 2015

BİR KİTAP TANITIMI-MAVİ MISRALAR...



Şiirin dünyamızı zenginleştirdiğine, renklendirdiğine inananlardanım. Şiir ruh sağlığımızı dengeliyor, iç dünyamızı dinlendiriyor. Blog arkadaşlarımızdan Mehmet Osman Çağlar "Mavi Mısralar" adlı kitabında adeta insanı mavi sakin bir denizde uzun bir deniz yolculuğuna çıkarıyor. Bu sakin deniz yolculuğunda zaman zaman fırtınalar da yaşanıyor elbette. Farklı limanlara uğrayıp hayatın farklı yönlerini tanıyoruz. 

"Neden Mavi Mısralar"?... sorusunun cevabını kitabının ilk sayfalarında şöyle açıklıyor Mehmet Osman Çağlar: "Benim gibi 1968 ile 1978 yılları arasında gençliğini yaşamış bir kuşak vardır. Onlar akvaryumda dönüp dolaşıp açık denizi seyrederken devamlı cama çarpan, aynı sularda kalıp okyanusa açılamayan balıklar gibidir ama arayışları hiç bitmez. Ne tam 68'li ne tam 78'lidir. Devrimlerini, aşklarını, sevdalarını sanki okyanusun ortasında fırtınaya yakalanmış gibi, her şeye geç kalmış, birçok işe el atıp mükemmeli yakalamaya çalışırken hep geç kalmış, arada sıkışmış, yitik bir kuşak...

Bu bir şiir kitabı. Ama içinde düz yazıyla yazılmış şiir akıcılığında  bölümler de var. Bir deniz yolculuğunda bir limana uğramış ya da bir mola vermiş gibi... Sayfa-13 "Bu şehirde de insanlar özgür değiller, bilmiyorlar ama kalabalıklar içinde çok yalnızlar ve sevgiye ihtiyaç duyuyorlar.... Sadece yaşamaya çalışıyorlar sessizce ve suçluca... Acemi sahte gülüşler..."

Mehmet Bey'in şiirlerinde sevgi ve özlem de var, Deniz Gezmişler'in dramı da, çocukluk hayalleri de. Kitabı okurken bazı şiirleri yeniden okuma ihtiyacı duydum ben. O anda şiirin anlaşılmayışından değil, beğenilen bir şiirin tadına daha iyi varabilmek için. Kitapta birçok şiirde kendinizi bulabilirsiniz. Bir yolculuğu düşleyerek kendinizi hayatın gerçekleri içinde bulabilirsiniz. Ama eminim zevk alarak okuyacaksınız.

Ben kitapta en çok "Oğluma" adlı şiiri sevdim. Uzun bir şiir, bir bölümünü aktarmak isterim:
Oğluma
"Artık büyüdüm ve bir kadınla hayatı
paylaşmak istiyorum diyorsan eğer
önce kendine dürüst olmalısın.
Ne aradığını bilerek,
kendinle birlikte onu iyi tanıyıp
ondan sonra yola çıkmalısın.
Çok hassas olduklarını öğrenmeli, kırmamalısın.
Kırılan bir pırlanta iyi bir usta elinde işlense de 
yansıması artık eskisi gibi olmaz,
bunu çok iyi bilmelisin."
-----------------------
Kitabın son şiiri: "Tek Perde" den birkaç dize:

"Yaşamdan sakladıkça kendini, 
Gelir bulur seni hep aynı replikler.
Seyircilerin arasına dalıp
Bu tek kişilik oyunda
Ezberini tek başına kuracaksın."
--------------------------

Kitabın sayfaları arasında mavi bir yolculuğa çıkmışcasına hızla ilerliyor ve "akvaryumdaki balıklar okyanusa açılmışlar" diye düşünüyorsunuz. Demir attığınız son limanda gözünüzün önünde uçsuz bucaksız bir deniz, zihninizde hayatın akışı içinde insana dair pek çok konu. Uzun bir yolculuğun sonunda belleğinizde yüzlerce mavi mısra, ardınızda bir şiir denizi... Ve belki hayallerde ufukta görülen yeni bir yolculuk, bir başka kitap...