Yıllarca eğitime gönül verdiyseniz eğitim- Öğretim alanındaki her yenilik, her değişim ilginizi çekiyor. Yeni yapılaşmayı okumaya, izlemeye çalışıyorsunuz. İnsan isterse hayat boyu öğrenme hiç bitmiyor. Çocuklar ve gençler adına yapılan her değişiklik zihinlerde soru yaratıyor, merakla bekleme dönemine giriliyor.
Her alanda değişim ve gelişim sözcükleri olumlu anlamlar çağrıştırır. Ancak uzun zamanlı inceleme ve araştırmalara dayanmayan, ihtiyaçlara cevap vermeyen , kabul görmeyen uygulamalar ne yazık, süreklilik sağlayamamış. hayal kırıklıkları yaratmıştır. Gelişmekte olan canlılar üzerinde yapılan çalışmalar yorucu ve yıpratıcı da olabiliyor.
Köklü bir değişim yapılacaksa o konuyla ilgili herkesin fikrinin sorulması, öneri ve dileklerin dikkate alınması gerekir elbette. Başlangıçta böyle bir izlenim edinince mutlu da olmuştuk doğrusu. Ancak Milli Eğitim Bakanlığınca hazırlanan yeni düzenleme "Yeni Maarif Sistemimiz" adıyla yayınlandı. İncelemek için sadece bir hafta süre verildi. Öyle uzun yazılmış ki ben bitiremedim.
Okuduklarım bana çok ümit vermedi doğrusu. Uygulamalardan çok teorik anlatımlara yer verilmiş. Anlaşılması güç oldukça uzun anlatımlarla devam ediyor. Bir deneme süresi yok, başlangıç için pilot bölgeler seçilmemiş. Bazı derslerde seçilen konuların programdan çıkarılması Uluslararası sınavlarda büyük eksiklik yaratabilir.
Her proje sadece görüntüsüyle değil, uygulamalardaki başarısıyla öne çıkar doğal olarak. Uzun zamanlı, köklü değişikliklere ihtiyaç olan bir sistemde sınama yanılmalara değil, kalıcı programlara ihtiyaç olacaktır.
Yarın 19 Mayıs Atatürk'ü Anma gençlik ve Spor Bayramı. Gençler geleceğin umudu, güvencesi. Son yıllarda yapılan araştırmalar başarı ortalamalarında büyük düşüşler gösteriyor. Gelecek güvenceleri yok. Kararsız ve kaygılılar. Ruh sağlıklarına zarar vermeden sağlıklı yönlendirmelere ihtiyaçları var.
Ülkemizin Eğitim ve Öğretim programlarında çok yönlü düşünebilen, çağdaş, deneyimli danışmanlara, eğitimcilere çok ihtiyaç var. Gençleri zararlı yönelişlerden , tuzaklardan korumak gerek. Son yıllarda özellikle kız çocuklarıyla ilgili yayınlanan istatistik sonuçları ürkütücü. İlkokul sonrası okula gönderilmeyen, çok küçük yaşta evliliğe zorlanan, şiddet gören çocukların sayısı oldukça fazla.
Bir Tıp Doktoru olarak ülkemizde Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile birlikte Eğitim hizmetlerine çok büyük katkılarda bulunan Sn. Prof. Dr. Türkân Saylan'ın bugün ölüm yıldönümü. Programlı , bilinçli bir ekip çalışmasıyla yoksul çocuklara burslarla okuma imkânı sağlayarak meslek sahibi olmalarını sağlamak... Keşke bu tür girişimler çoğalsa, gençlerin yolları sağlıklı olarak belirlenebilse.
Türkân Saylan topluma şöyle sesleniyor: "Bilime, demokrasiye, barışa, aydınlığa, sevgi ve şefkate aç bir çocuk bir yerlerde senin ışığını bekliyorsa, sönmeye hakkın yoktur, ışıyacaksın. Ölüme saniyeler kalmış olsa bile. "
Son söz Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk'ün : "Biz her şeyi gençliğe bırakacağız. Geleceğin ümidi, ışıklı çiçekleridir onlar. "
19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.
Makbule ABALI
18 Mayıs 2024 Urla.


