Sayfalar

Türkan Saylan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkan Saylan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Mayıs 18, 2024

EĞİTİMDE YENİ MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİMİZ- TÜRKÂN SAYLAN'I ANMAK...

 

Yıllarca eğitime gönül  verdiyseniz eğitim- Öğretim alanındaki her yenilik, her değişim ilginizi çekiyor. Yeni  yapılaşmayı  okumaya,  izlemeye çalışıyorsunuz. İnsan isterse hayat boyu öğrenme hiç bitmiyor. Çocuklar  ve gençler adına yapılan her değişiklik zihinlerde  soru yaratıyor, merakla bekleme dönemine giriliyor. 


Her alanda değişim ve gelişim sözcükleri olumlu anlamlar çağrıştırır. Ancak uzun zamanlı inceleme ve araştırmalara dayanmayan, ihtiyaçlara cevap vermeyen , kabul görmeyen uygulamalar ne yazık, süreklilik sağlayamamış. hayal kırıklıkları yaratmıştır. Gelişmekte olan canlılar üzerinde yapılan çalışmalar yorucu ve yıpratıcı da olabiliyor.

Köklü bir değişim yapılacaksa o konuyla ilgili herkesin fikrinin sorulması, öneri ve dileklerin dikkate alınması gerekir elbette. Başlangıçta böyle bir izlenim edinince mutlu da olmuştuk doğrusu. Ancak Milli Eğitim Bakanlığınca hazırlanan yeni düzenleme "Yeni Maarif Sistemimiz" adıyla yayınlandı. İncelemek için sadece bir hafta süre verildi. Öyle uzun yazılmış ki ben bitiremedim.

Okuduklarım bana çok ümit vermedi doğrusu. Uygulamalardan çok teorik anlatımlara yer verilmiş. Anlaşılması güç oldukça uzun anlatımlarla devam ediyor. Bir deneme süresi yok, başlangıç için pilot bölgeler seçilmemiş. Bazı derslerde seçilen konuların programdan çıkarılması Uluslararası sınavlarda büyük eksiklik yaratabilir. 

Her proje sadece görüntüsüyle değil, uygulamalardaki başarısıyla öne çıkar doğal olarak. Uzun zamanlı, köklü değişikliklere ihtiyaç olan bir sistemde sınama yanılmalara değil, kalıcı programlara ihtiyaç olacaktır. 

Yarın 19 Mayıs Atatürk'ü Anma gençlik ve Spor Bayramı. Gençler geleceğin umudu, güvencesi. Son yıllarda yapılan araştırmalar başarı ortalamalarında büyük düşüşler gösteriyor. Gelecek güvenceleri yok. Kararsız ve kaygılılar. Ruh sağlıklarına zarar vermeden sağlıklı yönlendirmelere ihtiyaçları var.

Ülkemizin Eğitim ve Öğretim programlarında çok yönlü düşünebilen,  çağdaş, deneyimli danışmanlara, eğitimcilere çok ihtiyaç var. Gençleri zararlı yönelişlerden , tuzaklardan korumak gerek. Son yıllarda özellikle kız çocuklarıyla ilgili yayınlanan istatistik sonuçları  ürkütücü. İlkokul sonrası okula gönderilmeyen, çok küçük yaşta evliliğe zorlanan, şiddet gören çocukların sayısı oldukça fazla. 

Bir Tıp Doktoru olarak ülkemizde  Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile birlikte Eğitim hizmetlerine çok büyük katkılarda bulunan Sn. Prof. Dr. Türkân Saylan'ın bugün ölüm yıldönümü. Programlı , bilinçli bir ekip çalışmasıyla yoksul çocuklara burslarla okuma imkânı sağlayarak meslek sahibi olmalarını sağlamak... Keşke bu tür girişimler çoğalsa, gençlerin yolları sağlıklı olarak belirlenebilse. 

Türkân Saylan topluma şöyle sesleniyor: "Bilime, demokrasiye, barışa, aydınlığa, sevgi ve şefkate aç bir çocuk bir yerlerde senin ışığını bekliyorsa, sönmeye hakkın yoktur, ışıyacaksın. Ölüme saniyeler kalmış olsa bile. " 

Son söz Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk'ün : "Biz her şeyi gençliğe bırakacağız. Geleceğin ümidi, ışıklı çiçekleridir onlar. " 

19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun. 

Makbule ABALI
18 Mayıs 2024 Urla.





Mayıs 18, 2014

GÜNEŞ HER GÜN UMUTLA YENİDEN DOĞAR...

                                                           

Yarın 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı. Soma felaketi nedeniyle bu yıl kutlamalar iptal edildi. 301 insanımızı yer altından çıkarıp tekrar yer altına yerleştirdik. Her fotoğraf karesi acıyı resmediyordu adeta. Yaşlılar, anne-babalar, gencecik yeni gelinler, yüzlerinde, mimiklerinde isyanı yaşayan çocuklar, babasız kalmış bebeler, karnında doğmamış bebesiyle anne adayları... Bir insanlık dramı, bir ıstırap destanı...Umarız böyle facialar tekrar yaşanmaz. Her acı insanda onulmaz yaralar açıyor, bir şok etkisi yapıyor ama yeniden düşünmeyi sağlıyor, hayata bakış açısını geliştiriyor, yeni bir ufuk açıyor. Her doğan güneş, bir başka aydınlığı müjdeler. Ve hayatın içinde umut hiç tükenmez. Yaşama tutunabilmek için incecik bir daldır bazen umut...

 Bu olumsuz tabloyu izlerken, eğitimin, gelecek güvencesinin ne denli önemli olduğunu daha iyi anlıyor insan. Gençler bizim umudumuz, güvencemiz. Onlar adeta geleceğe açılan aydınlık kapımız. Çocukluktan gençliğe geçerken onların "birey" olmalarını, kendileriyle ilgili kararlar almalarını da bekliyoruz. Birey olmak; kimlik kazanmak, kişilik kazanmak, "toplumda artık ben de varım" diyebilmek. Zor bir süreç elbette ama beraberinde olgunlaşmayı da getiriyor. 

18 Mayıs Prof. Dr. Türkan Saylan'ın da ölüm yıldönümü. Ölümünden bu yana 5 yıl geçmiş. Evinin penceresindeki son vedası hala gözlerimizin önünde. Gençlerin eğitimine yetiştirilmesine büyük emek vermiş bu değerli insanın, yaklaşık 20 yıl önce gençlerle ilgili deyişleri günümüzde de anlamını yitirmemiş. O görüşlerden bazı satır başları:




"Anneler, babalar(veliler) gençlik sizin gençliğiniz değildir belki, ama onların en az sizin kadar sevgiye, saygıya ve adam yerine konmaya hakları vardır. Siz onları yanlış yöne itmez ve sürüklemezseniz çocuklarınız sizden farklı ama çok daha bilinçli, yapıcı ve yaratıcı olacak ve dünyamızı sizin, bizim bıraktığımızdan daha güzel aşamalara getireceklerdir. Onlara güveniniz, onların haksızlığa uğramalarına tepki gösteriniz, onları kem gözlerden, kötü yüreklerden ve hasta beyinlerden sakınınız. 

Günümüzde ilk, orta ve yükseköğretimde çalışan cumhuriyetin öğretmenlerine son derece önemli görevler düşüyor. Yetiştirecekleri genç kuşaklara vermeleri gereken pek çok şey var. Gençlerimize, dünyayı tek bir delikten görmenin yanlışlığını, evrensel değerlerin, bilimsel olmanın anlamı ve önemini algılatabilmeli, bununla birlikte ülkemizin yakın geçmişini, Batılılaşma hareketlerinin çıkış noktası ve evrimini, bulunduğumuz coğrafyada yakın ve uzak çevremizle ilişkimizi, yansız ve abartısız , güvenilir ve gerçekçi kaynaklar belirterek gerçek anlamıyla çağdaş bir eğitim verebilmeliyiz.

Ülkemizin çağdaş öğretmenleri, ufkunuzu, bilgi dağarcığınızı genişletin, nasıl bir ülkede yaşadığınızı, neden var olduğunuzu ve görevinizin ne olduğunu bir kez daha gözden geçirin ve sizlere emanet edilen gençlere düşünmeyi, araştırmayı, kafa karışıklıklarını gidererek gerçeklere ulaşmayı öğretin. Gerisini onlar en doğru şekilde bulacaklardır."

Bilinçli yurttaşlar, hem evrensel insan, çocuk ve kadın haklarına inanmış ve onların savunucusu olmuşlardır hem de doğayı, hayvanları, tarihi, emeği esirgemeyi insanlık görevi olarak benimsemişlerdir. Sorumluluk bilinci gelişmiş yurttaşlar, kendi kendilerine hesap vermeyi, duygu ve davranışlarını denetlemeyi, özeleştiriyi, yeri geldikçe de kendileriyle alay etmeyi yaşam biçemi (üslubu) olarak benimsemişlerdir. Yanlışlarını bu yöntemlerle giderip, hoşgörülü olma, başkalarını anlama ve sayma, bunun için de yaşantılarını sınırlayabilme olgunluğuna kavuşan gerçek bireyler demokrasiyi oluşturup yaşatabilirler."
Saygıyla, rahmetle anıyoruz.

Makbule Abalı