Güz mevsiminin ilk ayının da neredeyse sonuna yaklaşıyoruz. Sonbaharın en güzel ayıdır Eylül. Ancak biraz yoğun, biraz telaşlı geçer. Tamamlanması gereken hazırlıklar vardır Okullar açılmıştır, çocukların kırtasiye malzemeleri alınacaktır. Yazlıklar kaldırılacak, kışlık giysiler çıkarılacaktır. Mutfakta kışlık ürünler için hazırlıklar sürdürülecektir. Biraz yorucu, çok masraflı, ama gene de yaz sıcaklarından sonra beklenen bir aydır Eylül.
Sonbaharın gizemli renkleri Eylülü daha da cazibeli kılar. İçinde bolca hüzün olduğu gibi gerektiği kadar coşku, neşe ve sevinç de vardır. Tiyatrolar, sinemalar gösterime girmiş, fuarlar, festivaller ilkbaharda olduğu gibi sonbahara da canlılık katmıştır. Nisan, Mayıs ve Eylül yılın en çok sevdiğim üç ayıdır. Günlere, aylara, mevsimlere ya da yıllara farklı değerler vermek ya da bağlanmak ne denli doğrudur bilemem ama, düşüncelerini içtenlikle paylaşmak insana iyi geliyor.
Yazmayı sürdürmenin de çok büyük bir ihtiyaç olduğu kanısındayım. Yazımı bitirip blogda yayınladığım geceler çok daha rahat ve huzurlu uyuduğum bir gerçek. Eskiden her gün yazarken şimdilerde 3 ya da 4 günde bir yazabiliyorum. Toplumda çoğu kişinin okumaya ayıracak zamanı yok. Görseller daha çok dikkat çekiyor. Bakmak, okumak ya da yazmaktan daha az zaman alıyor, daha az yoruyor diye düşünenler var. Sabır ne kadar azaldıysa tahammül etme yetisi de o denli azaldı.
Pek çok kişi "Tek olmak" sevdasında. Güzel bir ekip oluşturarak birlik ve beraberlik içinde bir proje geliştirmek, yeni ve çağdaş fikirlerle sonuçlara ulaşmak, "Biz başardık." diyebilmenin hazzına varmak sanki yılların ötesinde kaldı. Bilimde, edebiyatta, siyasette, sporda, sanatta, her etkinlikte, barış içinde, yeteneklerini kullanarak iyi ve güzel işler yapanlara hayranlık duyuyor, gururla izliyorum. Eminim , sadece ülkemizde değil, dünyanın pek çok yerinde insanlar umutlarını yitirmeden; iyilik ve güzelliklerin tez zamanda gerçekleşmesini bekliyorlar.
Her zaman düşünürüm; Çocuk ve gençlere armağan edilecek küçük bir not defteri ne çok işe yarar. Adeta "Akıl defteri" gibi günün izlenimlerini, beklenti veya hayallerini not etmeye başlayan kişinin zihni daha berrak oluyor, duyarlılığı ve farkındalığı artıyor. Yaratıcı düşünce devreye giriyor, beyin ve yürek işlerlik kazanıyor. Kısa mesajlar, en kısa yoldan amaca ulaşma isteği, hazır lokma gibi bilgiyi depolama, üretkenliği azalttığı gibi kişinin öz saygısını yitirmesine neden olabiliyor.
Doğadaki canlılarda; hayvan ya da bitkilerde kendine yetebilmek kadar birlik ve beraberlik duygusunu, yaşama sımsıkı tutunma isteğini, mücadele azmini öne çıkaran öyle güzel örnekler var ki. Hayranlık duymamak elde değil. Çevremizi iyi gözlemlemek insanın ufkunu genişletiyor beyne işlerlik kazandırıyor.
Küçük şeylerle de mutlu olabilen insanlardan olmak büyük hayal kırıklıklarını önlüyor. Toplumsal ilişkilerde güven duygusu zedelenmişse toparlanmak pek kolay olmuyor. Eskiler ne güzel demişler: "Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yeme alışkanlığını kazanıyor." Kaygı, kuşku, endişe insanın içini kemirdiğinde kişinin hata yapma katsayısı da artıyor. "Yalan" bir davranış biçimine dönüştüğünde her şey ona göre biçim alıyor. İlk yalan söylenmişse gerçekler pervasızca göz ardı edilebiliyor.
Olumsuzluklardan güven kaybına uğrayıp sosyal ilişkilerden, yeni insan tanımaktan kaçınmak çözüm değil elbette. İnsan sosyal bir varlık. Yanlış atılan her adım, doğrulara ulaşmada bir başlangıç olabiliyor. Elimizde ölçü aracı olmasa bile kişiler arası mesafeyi iyi ayarlayabilirsek çok canımız yanmıyor. "Yanlışlıklar doğruyu bulmanıza yardımcı olacaksa varsın olsunlar." anlamında bir deyiş hatırlıyorum.
Yerinde ve dozunda takdir-teşekkür etmeyi bilirsek, yeri geldiğinde sağlıklı ve gerçekçi eleştiriler yapabilirsek, anlayışlı ve dürüst insanlar olumlu anlamda etkilenirken kötüler de iyi örneklerden ders alabilir mi acaba...? Yaşadığım sürece inandım ki; Dünyanın her yerinde, bilinçli ya da bilinçsiz kötü davranan kişilerin içinde bir yerlerde gizlenmiş, minicik de olsa bir " iyilik" tohumu da olabilir. O tohumu yeşertmek çok mu zor...?
Makbule ABALI-Eğitimci
26 Eylül 2026 Urla-İzmir-Türkiye

Yüreğinize, emeğinize sağlık Cânım Öğretmenim💗 Halen eşsiz, hayranlık duyduğum Rehberlik Öğretmenimsiniz, şükranla💐💐💐🌟💗
YanıtlaSilNaif, duyarlı, hassas kişiliğinle seni unutmak mümkün müdür sevgili Feray? Okul başarın, çalışkanlığın, çağdaş, bilimsel kimliğinle her zaman liderdin.
Silİçindeki cevher hiç eksilmeden, alçakgönüllü tavrınla hep bilgilerini tazeledin.
Senin gibi örnek gençlere, güzel ülkemizin öyle çok ihtiyacı var ki...
Aydın Yaka
YanıtlaSilNe yazık ki teknolojinin büyüsüne , konforuna kapılan insanoğlu sosyalliğini unutmak, kaybetmek üzere. Teknik ve mekanik bir varlık olmaya zorlanıyor.
Düşüncenize içtenlikle katılıyorum Aydın Hocam.
SilOlay ya da durumları mantık, muhakeme süzgecinden geçirmeden, en kısa, en kolay biçimde günübirlik çözümler arandığında, başarısızlık kaçınılmaz oluyor.
Yüksek teknoloji her zaman insanlığın refahı için kullanılmıyor ne yazık ki. Çok yönlü bakış açısı geliştirmeden, vicdan muhasebesi yapılmadan yapay yollarla sonuca ulaşmayı denemek ne derece gerçekçi ve doğru olabilir? İnsan makine değil ki.
Elinize ve yüreğinize sağlık Hocam
YanıtlaSilGeri bildiriminize çok teşekkür ederim.
SilKendi köşelerimizden de olsa bu mecralara tutunarak hala yazmaya devam eden bizler de görünmeyen bağlarla birbirine bağlı, temas eden bir topluluğuz. Bu da bir birlik, bir dayanışmadır. Buradan yeşerttiğimiz tohumlar, iyiliğe yaptığımız çağrılar, düşündürüp paylaşmaya devam ettiren yazılar için teşekkürler. Sevgiler Makbule hanım, güzel bir sonbahar diliyorum.
YanıtlaSilÇok değerli arkadaşım, sizin yol göstericiliğinizle, engin yaratıcılığınızla ne güzel paylaşımlar yapıldı.
Sil"Bir kaptanın seyir defteri" gibiydi yönlendirmeleriniz.
Bizim kuşak, ya da ben, teknik konularda günümüz çocuk ve gençleri gibi maharetli olamadık. Acemiliğimle yorumlarımı size ulaştıramadım.
Ancak tüm gücümle, çok içimden gelerek, bazen gözlerim ket vursa da, zamanım kısıtlı bile olsa (Ağır çekimde) yazmayı zevkle sürdürüyorum.
Henüz beyin ve yürek, engelleyici değil neyse ki!
Barış ve huzur içinde, umutla, doyasıya, mevsimleri, iyilik ve güzellikleri yaşamak ve yaşatmak dileği ile...
Sevgiyle.
öğretmenim, "allı turnam" bir süredir dilimin ucunda biliyor musunuz? şimdi burada görünce çok hoşuma gitti, hem de neşat ertaş'tan...ablam mardin'de öğretmenlik yaparken çok söylerdim bu türküyü. o günlere döndüm.
YanıtlaSilOrtak görüş ve düşüncede buluşabilmek ne güzel sevgili Şule. Kuşları çok severim ama bilmem neden, turnaları bir başka severim.
SilTRT çekimiyle Neşet Ertaş gibi bir Ustadan dinlemeyi paylaşmak istedim.
Ablana selam ve sevgilerimi ilet lütfen.
Eylül sorumluluklarıyla, yükledikleriyle yine de güzel bir aydır. Zamanın ve teknolojinin hızına söylediğiniz gibi küçük çaplı izler bırakacak eylemlerle bir nebze de olsa karşı koyabiliriz diye düşünüyorum. Okuyarak, yazarak, paylaşarak.. Teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin insan, her zaman insani yanını beslemek zorunda. Yoksa yaşamdaki anlam kaybı onu her zaman karamsarlığa sürükleyecektir. Sevgiyle ve umutla..
YanıtlaSil"Teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin insan, her zaman insani yanını beslemek zorunda." deyişine yürekten katılıyorum sevgili Bahar.
SilTeknolojide yeni uygulamalarda çıkarlar uğruna insanın, insanların aleyhinde kararlar alınabileceği endişe ve kaygısını taşıyorum. Dünyada halâ savaşlar devam ediyor. Oysa insanoğlu artık barışı özlüyor. Yüksek teknoloji ölüm kusuyor. Vicdan göz ardı ediliyor.
Sevgiyle ve umutla.
Öyle güzel ifade etmişsiniz ki,
YanıtlaSilBiz iyi tarafta kalmaya devam edelim
Sadece kötüler ön planda gibi duruyor, görünür olan daha çok onlar ancak bu dünya da o iyiler nedeniyle dönüyor
ben buna yürekten inanıyorum
yılmadan yazmaya, okumaya devam edelim,
Eylül yazın son demleri bana da her zaman yeni bir başlangıç gibi gelir kış geliyor
yaz bitiyor ama her yeni gün yeni, başlangıçlara güzelliklere gebe
iyimser olmanın bize ve çevremize faydası olduğu sürece DEVAM....
Ne güzel bir yorum sevgili MAVİANNE. Okurken içimde, ruhumda çiçekler açtı adeta. İnsanın düşünce ve sezişlerinde yalnız olmadığını bilmesi harika bir duygu.
SilYaşamım boyunca iyi tarafta kalmak için çok çaba harcadım. İyiliklere yönelik tavır ve davranışlarımız bazen ters tepkilerle karşılaşsa da, farklı adlandırılsa da doğruluktan, dürüstlükten vazgeçmedim, direndim. İç dünyamda çatışmalar, kararsızlıklar yaşadım ama pes etmedim.
İçimi aydınlattınız değerli arkadaşım.
Okuyabildiğimiz kadar okumaya, görebildiğimiz oranda yazmaya, beynimiz işlerliğini koruduğu sürece iyi düşünmeye, iyilik yapmaya DEVAM...
Öyle tabi Dünyayı güzellik kurtaracak
SilLivaneli’ne selam olsun
Emeğinize yüreğinize sağlık hocam 🙏🏻❤️🌺
YanıtlaSilBu tür iyi dilekleri seviyor ve kullanıyorum ben de.
Silİnanıyorum ki; Doğru, düzgün, iyi ve güzel şeyler yapmayı isteyen bir yüreğin emekleri boşa gitmiyor.
Çok teşekkür ederim.
sonbahar güzel çünkü hem okullar açılıyor hem de sanat etkinlikleri başlıyor :) defter kalem kitap artık yok olacak zaman içinde şimdi öğrenciler kalem bile bilmiyorlar tutmasını bile bilmezler, avrupa ve amerikada artık kitapların üzerinde etiket var, bu kitabı insan yazdı diye :) çünkü romanlar yapay zeka ile yazılıyor :)
YanıtlaSil