Sayfalar

Ekim 13, 2026

YAŞAMA GÜZELLİK KATAN KÜÇÜK MUTLULUKLAR...

 

Günlerdir yağmasını beklediğimiz yağmur dün gece yağdı. Sabah kalktığımızda usul usul yağmaya devam ediyordu. Ağaçlar, çiçekler tozdan, kirden arınmış, dünya sanki daha bir güzelleşmiş, rahatlamıştı. Yağmurun ardından güneş de kendini gösterince tüm duyu organlarımız bayram ilan ettiler. Meğer ne çok özlemişiz derin derin soluk almayı. Islansak bile yağmurla barışık olarak ıslanmak da güzeldi. 

Yağmur başlayınca çevredeki kedi ve köpekler kayboluyor. Hatta kuşların bile sesi çıkmaz oluyor. Ne zaman ki güneşin ilk ışıkları belirginleşiyor, kuşlar da aşka gelip ara nağmelerine devam ediyorlar. Ormanlık bölgelerde kuşlar hiç eksik olmuyor. Sadece cinsleri türleri değişiyor. Göçmen kuşlar gitti, bu ara kumrular var. Çocukken seslerini taklit ettiğimiz, ne söylediklerini anlamaya çalıştığımız kumrular..  Onları çoğu kez ikili görüyorum. "Çifte kumrular" sevgiyi ne güzel anlatır.

Doğada mükemmel bir paylaşım ve iş bölümü var. Şaşılası bir düzende sanki herkes birbirine zarar vermeden beslenme ve barınma telâşında. Dışarıya koyduğum su kaplarından kuşlar da, arılar ve kelebekler de, kedi ve köpekler de yararlanıyorlar. Cam kaba koyduğum suyu aralıklı olarak değiştiriyorum. İnsanlar gibi diğer canlılar da temizlikten hoşlanıyorlar sanırım. 

"Her yeni doğan bebek, Tanrı'nın insanlardan umudunu kesmediğini gösterir." Ünlü şair Tagore ne güzel demiş. Sabahın erken saatinde pusette bebeğini uyutmak için yola çıkan genç Baba ile Kızı "mutluluk ve umut tablosu" gibiydiler. Dünyanın karmaşasına aldırmadan bebekler yaşama nasıl da güzel tutunuyorlar.

Bebeklikte yüksek gürültü ve boşluğa düşme dışında korku bilinmiyor. Büyüdüklerinde onları ne tür tehlikeler beklediğinden habersiz, karınları tok, altları temiz ise rahat ve mutlu uyuyabiliyorlar. Minicik elleri, kocaman gözleriyle, dünyaya tepeden, kuş bakışı bakıyorlar. Ah bir bilseler, daha görecekleri, yaşayacakları ne çok şey var. İyi ki barıştan yana olanlar azınlıkta değil. Savaştan yana olanlar bebekleri, çocukları neden hiç düşünmezler...? 

Günlerdir arka bahçede pervasızca gezinen bir konuğumuz var. Dünyadaki evsizlere inat, evini sırtında taşıyor. Kuru sonbahar yapraklarının arasında hiç ses çıkarmadan korkusuzca geziniyor. Nereden gelir, nereye gider, ne yer, ne içer, nerelidir, hiç belli değil. Bir sabah odamın penceresinden gördüğümde şaşırmakla kalmayıp biraz da endişelenmiştim doğrusu. Bahçeye bir zararı dokunur mu, yaşamını nasıl sürdürür, amacı nedir...?

Yazıma 12 Ekim gecesi başlamıştım. Yaşamın hızlı akışıyla günün olağan yorgunlukları buluşunca, beden ve göz koruması yazmamı bugüne erteledi. Kahvaltı sonrası hemen merakla pencereye yöneldim. Gizemli konuk gene aynı saatte ziyaretimize gelmişti.  Hemen bahçeye çıktım. Taşlara basarken çıkan ayak sesleri onu hiç tedirgin etmedi. Canlılardaki önsezi ve içgüdüsel davranışlara hayranım. Karşılaşmalarımızda başını hiç içeri çekmedi. Tehlikeli bir yerde olmadığının, korkmaması gerektiğinin bilincindeydi adeta. Sakin bir ses tonuyla seslendim: "Caanım günaydın. Hiç aksatmadan, gene aynı saatte geldin."  Sessizce, kıpırdanmadan beni dinlediğini hissettim. Çocukça bir düşünce belki ama, sanırım beni anladı, anlaştık.

 "Sevgi dili ve güven, her zaman, her yerde, her canlı için geçerli, mutlak bir ihtiyaç."  Bir kez daha inandım... 

Makbule ABALI-Eğitimci

13 Ekim 2026 İzmir-Urla






 



22 yorum:

  1. Huzur, sakinlik, güzellikler.. Her bir yazınız insan ruhuna tam bunları veriyor öğretmenim.... <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sade'Ce bir "Psikolojik Danışman olarak değil, kendine özgü has duygularınla, naif kişiliğin ve yaşının çok üstünde olgunluğunla senden bu geri bildirimi almak; inan içimi aydınlattı canım.
      Sevgiyle...

      Sil
  2. Hoşgelmiş kaplumbağ 💗 Yüreğinize sağlık, Kıymetli Öğretmenim🩷☀️🍀

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilirsin Feraycım, kaplumbağalar ( Çocukların deyişiyle tosbağalar) 100 yıl yaşayan canlılar. Uzun yaşamak değil, sağlıklı yaş almak önemli elbette.
      Ben bu kaplumbağanın yuvamıza bereket , mutluluk ve huzur taşıdığına inanıyorum.

      Sil
  3. Yağmur kadar güzel bir yazı olmuş hocam, ellerinize sağlık.
    Rahmetli annem anlatmıştı, efsane işte.
    Kumruların ötüşleri ile ilgili;
    Güya kumrular önce insanmış , iki kız kardeş kumru evde oynarken mutfaktaki yağ şişesini devirmişler, sonrada dışarıda olan annemiz gelince bize çok kızar diye dua etmeye başlamışlar.
    Allahım bizi kuş yap uçalım diye yalvarmışlar.
    Duaları kabul olmuş güya ama , biri dişi kalmış birisi erkek kuş kumrular olmuş.
    Anneleri eve geldiğinde karşısında çocukları yerine iki kuş bulmuş ve kumrular şöyle ötmeye başlamışlar;
    Yağıı döktüüü? Ben dökmedim o dööökktüüü diye birbirlerini ele vermeye çalışmışlar.
    Kumru ötüşlerini bu anlamda dinlersek gerçekten bu nidaya benzer algı oluşturur.
    Hikaye işte her kumru ötüşünde bana güzel annemi hatırlatır,
    Bugün olduğu gibi.
    Saygılarımla hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel görüşünüze çok teşekkür ederim İsa Bey. İçimden geldiği gibi yazıyorum.
      Kumru efsanesini duymamıştım.
      Çocuklar hep sorarlar;" Kuşlar acaba ne diyorlar?" "Kuş diliyle konuşmak" diyerek bir seslendirme de yaparlar. Merak etmek, düşünmek, hayal etmek, çocuklar için ne güzel bir uğraşı.
      Annenizi rahmetle, saygıyla anıyorum.
      Sağlıklı güzel günler dilerim.

      Sil
  4. Yine harika bir yazı olmuş🥰

    Yaşamın güzelliği belki de çoğu zaman gözümüzün önünde duran ama farkına varmadan yanından geçip gittiğimiz o küçücük ayrıntılarda saklı.

    Bir kumrunun varlığında, yağmurun ardından tazelenen doğada, bir kaplumbağayla kurulan sessiz dostlukta…

    Özellikle kaplumbağayla aranızda oluşan güven duygusu çok etkiledi beni.

    Sevginin ve güvenin yalnızca insanlara özgü olmadığını, bütün canlıların ortak dili olduğunu ne güzel hatırlatmışsınız.

    Sanırım küçük mutlulukların sırrı da burada: Yaşamın bize sunduklarından çok, bizim onları ne kadar fark edebildiğimizde…

    Sevgiyle kalın🌷
    Gülnur Vural

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok sevgili Gülnurcuğum, yaşadığımız bölgede ihtiyaç duyduğumuz her an yanımızda, yakınımızda olan can dostumuz...
      "İyi ki tanışmışız." dediğimiz güzel insan.
      Her işin üstesinden gelip, alçakgönüllü davranışları, tertemiz yüreği ile "Cankurtaran simidi" olan ama yaptığı işi önemsemeyen vefalı, özverili bir İNSAN örneği.
      Lütfen bu gerçek sözcükleri iltifat kabul etme, inanmadığım hiçbir şeyi söyleyemem.
      Övgü de, yergi de hak edenler içindir.

      Sil
  5. Nedret ŞEN
    :Sözlerinizde gözleriniz gibi güzel hep güzelleri görüyorsunuz harikasınız
    Ahmet Bey’e selamlar .
    Nedret ŞEN

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Nedret Öğretmenim blog sayfamda yorumunuzu görmek, benim için büyük mutluluk.
      Mersin Kız Meslek Lisesi'nde Rehber Öğretmen olarak görev yaparken, İsmail Şen Öğretmenimiz müdür yardımcımızdı.
      Siz eşim Ahmet Abalı ile bir başka güzel kurumda birlikte çalıştınız. Kalıcı dostluklar ne güzeldir.
      İsmail Öğretmenimizi saygı ve rahmetle anıyor, size ve özenle yetişmiş kızlarınıza selam sevgilerimizi iletiyoruz.

      Sil
  6. Günaydın güzel arkadaşım. Güne, içime ferahlık veren ince görüş ve duygularınızı yansıtan bu güzel yazınızda başlamak ne güzel.
    Kaplumbağanın ziyareti de ne hoş. Kendine huzurlu, güvenilir bir yer bulmuş. Sizlere uğur getirsin.
    Gönlünüzce güzel bir gün diliyorum. Sevgilerimle.
    Özden Akkol

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Günaydın sevgili Özden Öğretmenim.
      Güzel ve anlamlı geri bildiriminize ancak bu saatte yanıt verebiliyorum.
      Bugün çok özel ve güzel insanlarla, öğle saatlerinden itibaren sağlık sorunlarımızı çözümlemek ve gelecek planlarımızı yapmak amaçlı bir beraberliğimiz oldu. Akan zamanın hızına yetişemiyoruz.
      İnanın, yorumlarınız benim de içimi açıyor, gülümsetiyor.
      Burdur Eğitim Fakültesi'ndeki güzel günlerimizi özlemle anıyorum. Burdur Cumhuriyet Lisesi'nin de anılarımda güzel izleri vardır.
      İyi dileklerinize çok teşekkürler. Kaplumbağanın yuvamıza uğur getireceğine içtenlikle inanıyorum.
      Eşim ve ben size ve Mustafa Bey Hocamıza selam, saygılarımızı iletiyoruz.

      Sil
  7. Sanki pencereden bakınca sizi görüyormuşum gibi bir anlatım olmuş,ne güzel duru bir anlatım..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Günaydın. Bu sabah okuduğum ilk yorum, kısacık ama sıcacıktı.
      Güzel bir etkileşim ve duygu kardeşliği ile ben de pencereden elimi salladığımı varsaydım.
      Sevgiyle.

      Sil
  8. Fotoğraflarda bile olsa sizi görmek ne iyi geldi, yazınızı okumak.. Doğanın güzellikleriyle bir arada yaşamak.. iyi ki varsınız, sevgiyle, kalın.. sağlıklı, huzurlu, mutlu günleriniz olsun.. 🌷

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazmak-okumak, iletişim kurmak, duygu ve düşünceleri paylaşmak benim için de büyük mutluluk.
      "Yazmak, yaşamak" diyordu ünlü yazar Oktay Akbal.
      Doğanın sunduğu güzellikleri keşke elimizden geldiğince koruyabilsek.
      Çok teşekkür ederim. Esenlikler diliyorum.

      Sil
  9. Kaplumbağaları seviyorum. Sessiz sakin hayatları sanki bana uyuyor. Nerede görsem nasılsın deyip yaklaşır ve fotoğraflarını çekerim.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaklaşık 3 haftadır bahçemizde olan kaplumbağa yoğun yağmurlardan sonra görünmez oldu sevgili Gürizân. 3 gündür bakıyorum, arıyorum, uğurunu bırakıp gitti sanırım. Çok fotoğrafını çektim. Başını hiç içeri çekmedi.
      Özleyeceğim onu. Öyle sevimli idi ki.
      Kaplumbağaların 100 yıl yaşadığı söylenir, bilirsin.

      Sil
    2. Kışın saklanıyor onlar. O yüzden bir şeyin altına gizlenmiştir. Bir keresinde yürüyüş yaparken az daha üzerine basacaktım bir kaplumbağanın. Yarı yarıya toprağa gömülüydü. Son anda fark ettim.

      Sil
  10. Yazınız çok samimi ve çok hoş olmuş. Sayfanızı takibe aldım. :) Sizi de sayfama beklerim.
    Benim minik kedim de iki gündür ortada görünmüyor. Endişelenmeye başladım ama umarım iyidir. Tüm canlı varlıklar için güzellikler dilerim. Sevgiler...

    YanıtlaSil
  11. tospiik tospiik canım arkadaşım sen çok sevimlisiin. niloya nın şarkısı tatliş şarkı tospikler çok tatlı oluyor yaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sıcacık, sevgi dolu bir yorum bu Derin. Kaplumbağaya "tospik" de denir haklısın.
      Sevgilerimi iletiyorum.

      Sil