Sayfalar

Çocuk tacizleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çocuk tacizleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Haziran 30, 2021

ÇARESİZLİK...


Dünya büyük,

Çocuklar küçük

Dünya saldırgan,

Çocuklar savunmasız...

Sevgi, ilgi saklanmış kuytu köşelerde

Kötülük, utanmazlık, hainlik

Apaçık her yerde

Çocuklar masum,

Çocuklar saf ve temiz,

Maskelerden habersiz,

Art niyetsiz

Güçsüz, korunmasız

Her şeyden habersiz...

Kuşlara el salladılar çaresiz

Uçup gitti kuşlar

Uçurtmalar çok uzaklarda

Gökyüzü masmavi

Bulutlar bembeyazdı.

 Ansızın kapkara oldu dünya 

Hayaller kabuslarla buluştu...

Bağıramadılar, koşamadılar,

Kaçamadılar.

Salıncaklar bomboş havalandı,

Adaletin terazisi bile kırıldı,

Onaramadılar...

Makbule ABALI





Şubat 11, 2019

HENÜZ 19 YAŞINDA...

( ÖZGECAN ASLAN'IN ANISINA)

Canım yanıyor anne...
Rüyalar bu kadar kötü müdür?
Gündüz bile rüya görüyorum artık.
Gözlerimi kapatıyorum zifiri karanlık.
Önce canavarlar görüyorum 10 kollu,
Sonra timsahlar, yılanlar, aslanlar,
Ağzından ateşler saçan, salyalar akan.
Her yanım ağrıyor anne,
Her yanım yara-bere-duyorsun ezik
Ağzımın içi zehir dolu sanki...
Kocaman eller görüyorum düşümde,
Benim elimin belki 10 katı.
Bağırıyorum... bağırıyorum...
Kimseler duymuyor sesimi,
Sen bile duymuyorsun
Sesim çıkmıyor anne...
Gül diyorlar gülemiyorum,
Onlarsa hep gülüyor anne,
Midem bulanıyor, başım dönüyor.
"Koruyacağız seni" dediler
Kim, nasıl, nerede koruyacak ...?
Anlatmadılar...
Hakim amca halimden anlar mı anne ?
İçimde kuşlar vardı, umut gibi, ışık gibi
Hepsi uçtular uzak diyarlara.
Ben tek başıma, onlar sürüyle,
Ben yapayalnız, onlar hep birlikte.
Elimi uzatıyorum. boyum yetmiyor,
Ben nasıl büyürüm anne...?

Makbule ABALI
Özgecan Aslan : Doğumu- 22 Ekim 1995
                        Öldürülüşü- 11 Şubat 2015

Haziran 23, 2015

İYİ HAL... İYİLİK HALİ...



Bazı durumlar vardır;Duyarsınız, gazetelerde okursunuz, ekranlarda izlersiniz... Aynı anda pek çok duyguyu birden yaşarsınız. Şaşkınlık, endişe, hayret, panik... Hepsi karmakarışıktır.
Vicdan muhasebesi yapmaya çalışırsınız, içiniz rahat etmez. Adaletin terazisi gelir gözünüzün önüne. Dengesi bozulmuş gibidir, eşitlik yoktur kefelerde.

Kafanızda sorular bir karmaşa yaratır. Doğrularla yanlışlar mücadele eder. İyi nedir... kötü nedir... İyilik nedir... kötülük nedir diye kafa yorarsınız. "İyilik hali" bir değerler silsilesi midir yoksa sadece giysilerin düzgün olması, hazır ol duruşunda durma, sus deyince susmak, anlat deyince anlatmak mıdır? Bir insanın içindeki kötülük "iyi hal" göstermeye engel değil midir? "Mış gibi yapmak" çevresindekileri aldatmak için yeterli midir?

18 yaşından küçük 4 kız öğrenciye cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla yargılanan bir okul müdür yardımcısı "iyi hali nedeniyle" bir Anadolu Lisesine müdür olarak atandı. Taciz suçundan aldığı 3 yıl 4 ay hapis cezası, yeniden suç işlemeyeceği kanaati oluştuğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı kaydedildi. Yakalanmadan önce kaçtığı, mahkeme salonunda tüm kadınlara hakaret ettiği söyleniyor. 

Hastane psikologları çocukların olaydan olumsuz etkilendiklerini, mağdur olduklarını ifade ederken adli tıp psikolojik açıdan olumsuz bir etkilenme olmamıştır ifadesine yer veriyor. O çocukların ruh sağlığının bozulmadığını kim garanti edebilir? Zedelenmiş adalet duygusunu kim onarabilir?

İlkokul öğrencilerinin karnelerinde, ruhsal dosyalarında "hal ve gidiş" bölümü vardır. Çocukların davranış ve genel durumları belirtilir, not olarak ifade edilir. Bu not bir dönem ya da bir yıl göz önüne alınarak verilir.Olumlu veya olumsuz davranışların gerçekçi ve objektif olarak kaydedilmesi istenir. 

Toplumda acaba "iyilik" halinden geçerli not alıp dışarıda olan kaç "suçlu" vardır? Kime güvenip, kime inanacak, çocuklarımızı kimlere emanet edeceğiz...?