Sayfalar

Mini öykü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mini öykü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Aralık 20, 2021

ALIŞVERİŞ...Mini Öykü


 Akşam saatleriydi. Öğleden sonra hafif yağmur çiselemeye başlamıştı. Günlerdir yağmur bekleyen kent halkı için  bu bir müjde gibiydi. Genç kadın bir mağazada tezgahtar olarak çalışıyordu. Asgari ücretli maaşı bir ayın sonunu zor getiriyordu. Evde küçük dikişler yaparak evin bütçesine katkı sağlıyordu.

İki  çocuğundan  büyüğü öğleden sonra  okuldaydı. Zamlar gözünü korkutmasına rağmen  birkaç gıda maddesi almak için küçük kızıyla alışverişe çıkmıştı. Cebindeki paranın hesabını yapıyordu. "Param yetmezse ürünleri kasada bırakırım" diye düşündü. Bütün marketlerde olduğu gibi burada da giriş reyonu çocuklar için bir tuzak  gibi düzenlenmişti: Yaldızlı kağıtlarda çikolatalar, şekerlemeler, sakızlar,  renkli kutularda saklı kurabiyeler, anne elinden çıkmış gibi tatlılar... 

Küçük kız anında bu tuzaklara takıldı. Önce eliyle işaret etti. Ama annesi kararlı bir ses tonuyla "Sonra" dedi. Bu sonra'nın zamanı belli değildi. Ama çocuk dilinde sonra ," biraz sonra" anlamında da yorumlanabilirdi. Tam çıkmaya hazırlandıklarında aniden ziller çalmaya başladı. Çocuk korkuyla annesinin eteğine sarıldı. Bir güvenlik görevlisi onun montunun ceplerini kontrol etmeye başladı. Herkes durmuş, onları izliyordu. Genç annenin yüzü lacivert ceketinin aksine bembeyaz olmuştu. İkisi de ağlıyorlardı.

Mağaza müdürü küçük suçlu için bir tutanak tuttu. Ağlayan bir anne ve çocuğunun gözyaşları yağmur damlalarına karıştı. Yağmur ince ince yağıyordu.

Makbule ABALI



Kasım 29, 2021

KELİME OYUNU 52- SON UÇUŞ (Mini Öykü)

 Bloglar arasında Kelime Oyunu devam ediyor. Bu haftanın kelimelerini Deeptone belirledi. 

Bu öyküyü  oluştururken bulunması gereken kelimeler: Kuş tüyü, kuyu, Çatı, ipek, Mermer.


SON UÇUŞ... (ÖYKÜ)

O zamanlar 7-8 yaşlarındaydım. Bahçesinde kuyu olan iki katlı , sarmaşıklı  bir evde otururduk. Kuyunun  suyu içilmezdi, bahçe sulama amaçlı  kullanılırdı. Ama tehlikeli olur düşüncesiyle üstü hep kapalı olurdu.

Mevsim geçişlerinde çatının üzerinden sürüler halinde kuşlar geçerken bütün çocuklar el sallardık. Bahçe çok kalabalık olmazsa bir mola verirler, bahçedeki süs havuzunun kenarındaki mermere konarak su içerlerdi. Onların çırpınarak su içişlerini izlemeye bayılırdım. Birbirlerinin sıralarını hiç almazlardı.

Keşke benim de bir kuşum olsa dediğim çok zaman olmuştur. Babam "Kuşlar özgür olmalı" derdi. "Onlar açık havada yaşamalılar." Ama bir gün zorunlu olarak bir kuşa sahip oldum. Kuşlar sürü halinde havuzdan su içip giderlerken bir tanesi uçamadı, en geride kaldı.  Onu kurtarmak için elimi uzattım. Önce ürktü sonra kaçmadı da.  Annemin ipek fularını istedim. Zaten eskimişti, yumuşacıktı. Kuşu sardım sarmaladım. Canlandı. 

Ama bir gün daha dinlensin istedim. Korumaya aldım. Anneme, babama söz verdim. Sadece bir günlüğüne. Ertesi sabahı zor bekledim. Gözümden yaşlar akarak kucağıma aldım, kucakladım. Ömrü o kadarmış. Oysa adını bile hazırlamıştım. Ondan geriye bir kuş tüyü kaldı. Mavi, ipek gibi bir tüy. Onu oymalı ahşap bir kutunun içinde saklıyorum . Sürüden kaybolduğunu diğer kuşlar anlamışlar mıdır acaba...?

Makbule ABALI

Kasım 2021