RİNDLERİN AKŞAMI
Dönülmez akşamım ufkundayız. Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle,
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Geçince başlayacak bitmeyen sükûnlu gece
Gruba karşı bu son bahçelerde keyfince,
Ya şevk içinde harab ol, ya aşk içinde gönül!
Ya lâle açmalıdır göğsünde yahut gül!
Yahya Kemal BEYATLI
YAŞAMAYA DAİR ( Kısaltarak )
Yaşamak şakaya gelmez
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
Yani öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile meselâ, zeytin dikeceksin
.............
Bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani
yani bu koskocaman dünyamız
Bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız
Şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu, şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
"Yaşadım" diyebilmen için...
Nazım HİKMET
SON SÖZ
Boğazından lıkır lıkır geçen
Şu suyun kıymetini bil
Nedir ki bu mavilik deme
Pencereden görebildiğin kadar
Göğün kıymetini bil
Kıymetini bil çiçek açmış bademin
Güneşli odanın, çamurlu sokağın
Beyazın, siyahın, yeşilin,
Pembenin kıymetini bil
Dirilik öyle bir şey yürekte
Sevinçle çırpınır,
Kavak yelleri eser insanın başında
İnsanoğlu kızar, öfkelenir, savaşır
Halk için girişilen savaşta
O korkulu sevincin
Öfkenin kıymetini bil
Bil ki bu
Budur işte
Güneş yalnız dirileri ısıtır
Güneşin kıymetini bil.
Oktay RİFAT
AYRILIŞ
Bakakalırım giden geminin ardından
Atamam kendimi denize, dünya güzel,
Serde erkeklik var, ağlayamam.
Orhan Veli KANIK
BİR YOL HİKAYESİ
Günün yorgunluğuna,
geleceğin belirsizliğine,
gecenin karanlığına,
dostların vefasızlığına
inat,
sevmeli, sevmeli ki,
solmasın yaşam...
Tayfun TALİPOĞLU






